İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinde, ticari hammadde satışından kaynaklanan fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, davalının savunma sunmaması ve ticari defterlerin delil niteliği değerlendirilmesi.
Özet: Ticari malzeme satışından kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, davacı şirket faturalı satış bedelinin ödenmemesi üzerine başlattığı takibe davalının itiraz ettiğini iddia etmiş; usulüne uygun tebligata rağmen savunma sunmayan ve ticari defterlerini ibraz etmeyen davalıya karşı, bilirkişi incelemesinde davacının defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve davalıdan belirli bir alacağı bulunduğu tespit edilmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/625 KARAR NO : 2026/512DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 30/05/2018KARAR TARİHİ : 09/06/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkil şirket her türlü seramik, yer kaoları, yer taşları, porselen imalatında kullanılmak üzer eihtiyaç duyulan toprak, kil, kum, çakıl, granit, taş, mıcır, çimento, alçı, renklendiriciler, boya malzemeleri, gibi ham maddelerinin alım, satımı ile ithalat ve ihtaracıtını yaptığını, davalı şirkete fatura karşılığında sipariş edilen malzemeler teslim edildiğini, sözleşme konusu bedel tüm çabalara rağmen ödenmediğini, bu sebeple ---- İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı/borçlu tarafından takibe ve borca itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.SAVUNMA: Usulüne uygun tebliğe rağmen cevap dilekçesi sunulmamıştır. İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, İİK 67. Maddesi kapsamında tacirler arasındaki ticari alım satım ilişkisine dayalı fatura alacağının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.---- İcra Müdürlüğünün----- sayılı takip dosyası celp edilmiş incelenmesinde; davacı-takip alacaklısı tarafından davalı-takip borçlusu aleyhine 03/05/2018 tarihinde asıl alacak + işlemiş faiz toplamı 6.236,93 TL tutarındaki alacağın, fer'ileriyle birlikte tahsiline yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu, ödeme emrinin borçluya 07/05/2018 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu tarafından verilen süre içerisinde itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinde borca ve fer'ilerine itiraz edildiği; icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğu, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür.Mahkemece yapılan yargılama sırasında, taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi rapor içeriğine göre; davacı tarafından incelemeye sunulan 2017 yılı ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, Mahkeme tarafından 25.12.2018 tarihli duruşmada; “taraflara dava konusu döneme ilişkin tüm ticari defter, kayıt ve dayanak belgelerini inceleme günü olan 13.02.2019 tarihi ve 10:00 saatinde ibraz etmesi için kesin süre verilmesine, ” karar verildiği, 25.12.2018 tarihli duruşma zaptının davalı yan ----- 15.01.2019 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen, davalı yan incelemeye gelmediği, ticari defterlerini ibraz etmediği, davacı yanın davalı yandan takip tarihi olan 03.05.2018 tarihi itibarıyla 5.590,94 TL alacaklı olduğu, davacı yan 5.590,94 TL alacakları için 3095 sayılı yasaya istinaden icra takip tarihi olan 03.05.2018 tarihinden 28.06.2018 tarihine kadar %9,75, 29.06.2018 tarihinden itibaren ise % 19,50 oranında avans faiz talep edebileceği bildirilmiştir. İşbu dava önce Mahkememizin ----- esas sırasına kaydedildiği, Mahkemece davanın reddine karar verildiği, ---.HD -----Sayılı ilamı ile kaldırıldığı anlaşılmakla kaldırma ilamı gereği yargılamaya devam olunmuştur.Davacı, davalıya mal/hizmet teslim ettiğini/ifa ettiğinden bahisle alacaklı olarak icra takibinde bulunmuş olup, Türk Medeni Kanunu m:6 gereği icra takibinde talep etmiş olduğu alacağının varlığını ispatlamak ile yükümlüdür.6100 sayılı HMK 200. maddeye göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat edilemez.Faturaya dayalı alacak taleplerinde tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ve mal teslimini ispatlamaz. Yine faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olması da fatura içeriği malların/ hizmetin teslimini/ ifasını kanıtlamaya yeterli değildir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde " Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m:222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m:222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK m:222/4)." hükümlerine amirdir. Yukarıda verilen yasa maddeleri ve TTK 82. maddesi gözetildiğinde ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişilerden alınan denetime elverişli rapor içeriklerine göre; davacı/takip alacaklısının davalı/takip borçlusu hakkında faturaya dayalı olarak takip başlattığı, davalı/takip borçlusunun tebliğ edilen ödeme emri üzerine takibe borca ve fer'ileri yönünden süresinde itiraz ettiği ve takibin durduğu, eldeki itirazın iptali davasının süresinde açıldığı, taraflar arasındaki ihtilafın sözleşme ilişkisi bulunup bulunmadığı, var ise takip dayanağı belgeye konu mal ve/veya hizmetin teslim edilip edilmediği ve/veya sunulup sunulmadığı hususundan kaynaklandığı, uyuşmazlığın halli ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin tespiti için defter incelemesine karar verildiği, davacının ticari defterlerinde davalıdan takip tarihi itibariyle 5.590,94 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerini sunmadığı, davalı tarafa 7251 Sayılı Kanun ile değişik HMK'nın 222. Maddesi gereği "diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi" halinde ibraz eden tarafın ticari defter ve kayıtlarının aleyhe delil sayılacağının ihtar edildiği, bu itibarla davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 5.590,94 TL alacaklı olduğunun sabit olduğu, fatura düzenlenmesinin borçluyu temerrüde düşürücü nitelikte bir işlem olmadığı, fatura tarihinin faize başlangıç yapılamayacağı, takip işlemi öncesi temerrüt faizi talep edilebilmesi için borçlunun alacak miktarını gösterir ve ödeme talebini içerir bir ihtarla temerrüde düşürülmesi ya da borcun ödeneceği günün tarafların anlaşmasıyla kesin olarak belirlenmesi (TBK. m. 117/2) gerektiği, iş bu davada davalının takip öncesi temerrüde düşürülmediği, bu haliyle işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı, İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerektiği, bu nedenle alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hüküm altına alınan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının kısmen kabulü ile davalının --- Müdürlüğünün ---- esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazının kısmen iptaline, takibin 5.590,94 TL yönünden asıl alacağa takip tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte devamına, aşan istemin reddine,Hükmolunan alacağın %20 si icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Alınması gerekli karar harcı 3.819,17 TL’den peşin olarak yatırılan 106,52 TL'nin mahsubu ile 3.712,65 TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafça yatırılan 106,52 TL peşin harç/harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,4-Davacı tarafından yapılan 41,10 TL ilk dava masrafı, 800,00 TL bilirkişi, 791,50 TL tebligat müzekkere gideri olmak üzere toplam 1.632,60 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre (%89,64 kabul) 1.463,46 TL' sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, arta kalanın davacı üzerinden bırakılmasına,5-Davalı taraflarca sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 5.590,64 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-Davacı tarafça dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içinde (HMK 345/1), mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle, Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmek üzere tarafların istinaf yasa yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.