Resmi belgede sahtecilik suçundan sanık müdafiinin temyiz başvurusunun Yargıtay 11. Ceza Dairesince reddedilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması.
Özet: Resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet kararı verilen sanık hakkında, ilk derece mahkemesince adli para cezası verilmiş, bölge adliye mahkemesince hüküm kaldırılarak hapis cezasına çevrilmiş ancak infazı yine adli para cezası üzerinden yapılmasına hükmedilmişti; sanık müdafiinin suçun unsurlarının oluşmadığı, kasıt bulunmadığı ve borcun ortadan kalktığı gibi temyiz itirazları, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiği, yargılamanın usulüne uygun olduğu ve hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle esastan reddedilerek mahkumiyet hükmü onanmıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/463 E., 2023/1452 K.SUÇ : Resmi belgede sahtecilikHÜKÜM : MahkumiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan retYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇ1.İzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.03.2021 tarihli ve 2020/225 Esas, 2021/77 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 207/1, 62, 50/1-a, 52/2-4, 53 üncü maddesi gereğince 6.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 20.06.2023 tarihli ve 2022/463 Esas, 2023/1452 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun kabulüyle duruşma açılmasına karar verilerek ilk derece mahkemesinin hükmü kaldırılarak 5237 sayılı Kanun'un 204/1, 62, 53 üncü maddesi gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 283/1 inci maddesi gereğince sanığa verilen cezanın infazının neticeten 6.000 TL adli para cezası üzerinden yapılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafinin temyiz isteği, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, mağdurun adına imza atıldığından bilgisi olduğuna ve suçtan dolayı zarar görmediğine, sanığın suç işleme kastı olmadığına, senede konu borcun ortadan kalktığına, tanığın dairelerin devri sırasında senedin kendisinde olduğuna dair beyanlarının hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, alacağı olan bir kişinin daire satımına ilişkin para ödemesinin mümkün olmadığına, sanığın senedi iki daire karşılığında geri aldığını ve imha ettiğini düşündüğüne, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda, hukuka aykırılık bulunmamıştır.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.03.2026 tarihinde karar verildi.