5. Ceza Dairesi, zimmet suçundan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmaya dönüşen mahkumiyet kararında adli para cezası gün sayısının belirtilmemesi ve katılan lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi eksikliklerini düzelterek onadı.
Özet: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkum olan sanık hakkında verilen hükmü inceleyen yüksek mahkeme, kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında tam gün sayısının gösterilmemesi ve kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine avukatlık asgari ücret tarifesine göre vekalet ücretine hükmedilmemesi eksikliklerini tespit etmiştir; bu hususlar yeniden yargılama gerektirmediğinden, adli para cezasının 300 gün karşılığı olduğunun ve katılana 48.000 TL vekalet ücreti ödenmesi gerektiğinin eklenmesi suretiyle yerel mahkeme kararını düzelterek onamıştır.
5. Ceza Dairesi         2025/8154 E.  ,  2026/3165 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/185 Esas, 2024/359 Karar
SUÇ : Zimmet
HÜKÜM : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabulüyle mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılan vekilinin temyiz talebinin vekalet ücretine münhasır olduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Yüklenen suçu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53/1-e maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında aynı Kanun'un 53/5. madde ve fıkrası gereğince, ayrıca, cezasının infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni sayılmamış,
Dairemizin 22.04.2024 tarihli ilamı ile kamu davasına katılmasına karar verilen Hazinenin gerekçeli karar başlığında suçtan zarar gören olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirilmiş, bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık hakkında tayin edilen kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında adli para cezasına esas alınan tam gün sayısının hüküm fıkrasında gösterilmemesi suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 52/3. maddesine muhalefet edilmesi,
Sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulduğu halde kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanığın ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasının (5) numaralı bendinde yer alan "adli para cezasına çevrilmesine" ibaresinden sonra gelecek şekilde "300 gün karşılığı olmak üzere" ve (6.) bendinden sonra gelmek üzere; "Katılanın kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir edilen 48.000 TL vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine," ibarelerinin eklenmesi suretiyle eleştirilen hususlar dışında sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA 26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.