Yargıtay 5. Ceza Dairesi, tefecilik ve 5607 sayılı kanuna muhalefet suçlarının yargılamalarının birleştirilmesi, usulsüz katılma ve sanık ölümü nedenleriyle yerel mahkeme hükümlerini bozdu.
Özet: Yüksek Mahkeme, ilgili kurumların bazı suçlardan doğrudan zarar görmemesi nedeniyle kamu davasına usulsüz katılım kararlarının temyiz hakkı vermediğini belirterek bu yöndeki temyiz taleplerini reddederken, hükümden sonra vefat eden sanık hakkındaki kamu davasını ölüm nedeniyle düşürmüş; diğer sanıklar hakkında ise yerel mahkemenin tefecilik ve 5607 sayılı Kanuna muhalefet suçlarının yargılamalarını, bağlantılı olsalar dahi ilgili kanun ve Yargıtay içtihatlarına aykırı olarak birlikte yapması nedeniyle verilen hükümleri bozmuştur.
5. Ceza Dairesi         2024/9445 E.  ,  2026/3169 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/32 Esas, 2024/74 Karar
SUÇLAR : Tefecilik, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet
HÜKÜMLER : Beraat (sanıklardan ..., ..., ... ve ... hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet, ... hakkında tefecilik suçlarından), mahkumiyet (sanıklardan ... ve ... hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan)
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Hazinenin 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, ... Gümrük Müdürlüğünün ise tefecilik suçundan doğrudan zarar görmedikleri, bu itibarla anılan suçlardan açılan kamu davalarına katılmalarına yasal olanak bulunmadığı, mahkemece usulsüz olarak verilen katılma kararlarının da temyiz hakkı vermeyeceği anlaşılmakla, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesine göre katılanlardan Hazine vekilinin 5607 sayılı Kanun'a muhalefet, ... Gümrük Müdürlüğü vekilinin ise tefecilik suçlarından verilen hükümlere ilişkin temyiz taleplerinin ayrı ayrı REDDİNE, başvurularının kapsamına göre incelemenin katılanlardan Hazine vekilinin tefecilik, ... Gümrük Müdürlüğü vekilinin 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından verilen beraat, sanık ... müdafiinin müvekkili hakkında, sanık ...'in ise kendisi hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
1. Sanık ... hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazının incelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.10.2024 tarihli ve 2021/228 Esas, 2024/281 sayılı Kararı da göz önünde bulundurularak, UYAP sisteminden temin edilen nüfus kayıt örneğine göre sanığın 07.11.2025 tarihinde hükümden sonra öldüğünün tespit edilmiş olması karşısında, sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı Kanun'un 64/1. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşıldığından, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1, 5237 sayılı Kanun'un 64/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının ölüm nedeniyle DÜŞMESİNE,
2. Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... haklarında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.06.2007 tarihli ve 2007/57-130 sayılı Kararında da açıklandığı üzere aralarında bağlantı olsa dahi sahtecilik dışındaki diğer suçların yargılamalarının kaçakçılık suçu yargılaması ile birlikte yapılamayacağı gözetilmeden, suç ve hüküm tarihlerinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı Kanun'un 17/2. maddesine aykırı olarak sanıklar hakkında tefecilik ve 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından açılan davalarının yargılamalarının birlikte yapılarak yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kanuna aykırı, sanık ... müdafiinin, sanık ...'in ve katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA
26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.