Ehliyetsizlik, Vekalet Görevinin Kötüye Kullanılması ve Muris Muvazaası İddialarıyla Açılan Tapu İptali Davasında, Taşınmaz Devrinin Miras Paylaşımı Olduğu Gerekçesiyle Reddedilen Temyiz Başvurusu.
Özet: Davacı tarafından ehliyetsizlik, vekalet görevinin kötüye kullanılması ve muris muvazaası iddialarıyla, murisin vekili olan davalının eşine devrettiği taşınmazın tapu kaydının iptali ve mirasçılar adına tescili, olmazsa bedelinin tahsili istemiyle açılan davada; ilk derece ve bölge adliye mahkemeleri, vekalet görevinin kötüye kullanılması ve ehliyetsizlik nedenine dayalı davanın üçüncü kişi aleyhine pay oranında dinlenemeyeceği, dava konusu devrin muris tarafından mirasın hayattayken paylaştırılması ve hak dengesini gözetme amacı taşıdığı, davacının bu durumdan haberdar olduğu ve iddiaların ispatlanamadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar vermişlerdir.
1. Hukuk Dairesi         2025/4011 E.  ,  2026/2670 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/2471 E., 2025/1080 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ:... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/94 E., 2023/181 K.
Dava; ehliyetsizlik, vekalet görevinin kötüye kullanılması ve muris muvazaası hukuki nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel istemine ilişkindir.
Davacı; davalı ... ile kardeş olduklarını, babalarının 1991 yılında ölümü üzerine muris annelerinin tüm banka işlemlerini yürüttüğünü, murisin... 2. Noterliğinin 17.09.2009 tarihli ve ... yevmiye numaralı vekaletnamesi ile kızı olan davalı ...’ı vekil tayin ettiği, vekilin de murisin maliki olduğu dava konusu 17 04... parsel sayılı taşınmazı davalı eşine bedelsiz temlik ettiğini, murisin eşinden kalan yüklü miktar maaşı ve bankadaki parası ile maddi zorluk çekmeden yaşadığını, taşınmaz satmaya ihtiyacı olmadığını, murisin ölümünden sonra intikal işlemleri için davalı ... ile görüştüğünü, dava dışı kardeşleri ...ın borçları nedeniyle intikal olması halinde haciz gelebileceğini beyan ettiğini, ona güvendiğini, davalıların vekalet görevini kötüye kullanarak mirastan pay kaçırma amacıyla hareket ettiklerini, davalıların gerçek iradelerinin murisin gittikçe ağırlaşan sağlık sorunları nedeniyle mirastan mal kaçırmak olduğunu, murisin fiil ehliyetini haiz olmadığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile murisin mirasçılarının miras payı oranında adlarına tesciline, olmazsa bedelin payı oranında denkleştirme gereği tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar; davaya konu devrin, mirasın murisin sağlığında paylaştırılması amacıyla davacının yaptığı devirlerden biri olduğunu, ...’ın annesinden aldığı vekaletnamedeki tevkil yetkisi uyarınca davacıyı vekil tayin ettiğini, davacının haberi olmamasının mümkün olmadığını, davacının kendi işlemine dava açtığını, davacının muristen sürekli para istediğini, bu paralar ile üç kat ev aldığını, üç tane iş yeri açtığını, öğretmen olan davacının kendi geliri ile bunları yapmasının mümkün olmadığını, murisin dava dışı çocuğu ...’ya da nakit kazandırmada bulunduğunu, bu nedenle tüm çocuklarının onayı ile hak ve menfaat dengesini gözeterek dava dışı ... ...a... Mahallesinde aynı ada içerisindeki iki parselden birini verdiğini, davacıya ise 15 68... parsel sayılı taşınmazdaki kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile yapılan iki bağımsız bölümden 6 numaralı olanı verdiğini, ...’a da 15 68... parsel sayılı taşınmazdaki 8 numaralı bağımsız bölümü ve eşine de dava konusu taşınmazı devrettiğini, mal kaçırma amacıyla değil mal paylaşma amacıyla işlemlerin yapıldığını, davanın kötü niyetli açıldığını, HMK’nın 329. maddesinin uygulanması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile; kayıt maliki üçüncü kişiye karşı vekalet görevinin kötüye kullanılması nedeni yönünden pay oranında açılan tapu iptali ve tescil isteminin dinlenme olanağı bulunmadığı, kaldı ki davaya konu taşınmazın satışının yapıldığı tarihte davacının da bu resmi senette işlemi olduğu, dinlenen tanık beyanlarında özellikle diğer mirasçı olan ......'in beyanları dikkate alındığında dava konusu taşınmazın mal kaçırmak amacıyla satışının yapılmadığı, mirasın paylaşılması olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; vekalet görevinin kötüye kullanılması, ehliyetsizlik, muvazaa hukuksal sebebine dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil, terditli olarak taşınmaz bedelinin davalılardan denkleştirme gereğince tahsili istemli olduğu, vekalet görevinin kötüye kullanılması ve ehliyetsizlik hukuksal sebebine dayalı olarak mirasçı olmayan kayıt maliki aleyhine pay oranında açılan davanın dinlenme olanağı bulunmadığı, HGK'nın 2022/1-127 Esas ve 2023/766 Karar sayılı kararı, dinlenen tanık beyanları ve dosya kapsamında bulunan bilgi, belge ve tapu kayıtları bir bütün olarak değerlendirildiğinde dava konusu taşınmazın davacının bilgisi dahilinde davalıya devrinin yapıldığı, davacı ve davalılardan ...'ın kardeşi, murisin de dava dışı tek mirasçısı olan ...'in beyanından da bu hususun anlaşıldığı, davalıya yapılan devrin mal paylaştırma amacıyla olduğu, muvazaa ve vekalet görevinin kötüye kullanılması iddialarının ispatlanamadığı anlaşıldığından asıl talep ve terditli talebin reddi yönünde verilen kararda usul ve yasaya aykırı bir husus bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, özellikle harcı miras payı oranında tamamlayan davacının talebini miras payına hasrettiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 111/2 hükmü uyarınca terekeye karşı üçüncü kişi konumunda olan davalıya karşı pay oranında açılan tapu iptali ve tescil istemli davanın dinlenilme imkanı olmadığından terditli bedel isteminin de değerlendirilemeyeceği gözetilerek temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 5.734,30 TL fazla alınan peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.