Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütü üyeliği davasında eksik araştırma, yeminsiz tanık dinleme ve etkin pişmanlık hükümlerinin tartışılmaması gerekçesiyle hükmü bozdu.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararının temyiz incelemesinde, mahkemece dinlenen tanık ifadelerine ilişkin yeterli araştırma yapılmaması, temyiz aşamasında dosyaya gelen delillerin sanık ve müdafiine okunarak diyeceklerinin sorulmaması, yemin verilmeden tanık dinlenmesi, UYAPtaki örgütsel faaliyet bilgilerinin eksik değerlendirilmesi ve sanığın hukuki durumu açısından etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının hiç tartışılmaması gibi usul ve esasa ilişkin önemli eksiklikler ve aykırılıklar tespit edildiğinden, ilk derece mahkemesi hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/69 E., 2021/98 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 26. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI : 2018/86 E., 2019/298 K.SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM : TCK’nın 314/2; 3713 sayılı Kanun’un 5/1; TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1. Maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tayin edilmesi bakımından, öncelikle mahkemece dinlenen tanık .....'nün ifadesinde sanığın 2010-2011 yıllarında kendisinin de içinde bulunduğu..... isimli şahsın sorumluluğundaki devre grubunda yer aldığını belirtmesi karşısında ifadede ismi geçen şahıs hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, yürütülen bir ceza soruşturması mevcut ise bu kişinin aşamalardaki ifade örnekleri getirtilerek incelenmesi ve tanık olarak dinlenilmesi yine temyiz kanun yolu aşamasında dosyaya geldiği anlaşılan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunun 30.11.2021 tarih ve 2017/68572 CBS Sorusturma Dosyası sayılı yazısı ve eklerinin 5271 sayılı Kanun'un 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyeceklerinin sorulmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması, 2. 5271 sayılı Kanun'un 50/1-c maddesine yanlış anlam yüklenerek yemin verilmeyen tanıklardan olmayan ve mahkemedeki beyanları hükme esas alınan tanık .....'nün yeminsiz olarak dinlenilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 54/1 inci maddesine muhalefet edilmesi, 3. Sanık ile ilgili UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda araştırma yapılarak silahlı terör örgütü FETÖ/PDY'nin kamuoyunca da bilinen operasyonel eylemlerinden sonra örgütsel herhangi bir faaliyetinin olup olmadığının tespit edilebilmesi açısından, sanık hakkında herhangi bir şüpheli beyanı bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa aşama beyanları dosyaya getirtilip tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulduktan sonra tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 4. Kabul ve uygulamaya göre de; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadale bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu yasa dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır. TCK'nın 221/4. fıkrasının 2. cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 E. 2015/1292 K. 26.10.2015 tarih, 2015/1565-3464 K.). TCK'nın 221/4. fıkrasının 2. cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3'ten 3/4'e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; soruşturma aşamasından itibaren kişisel faaliyetleri ile ilgili bir takım bilgiler veren sanık hakkında TCK'nın 221/4-2. cümlesinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışmasız bırakılması, Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün, 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.