Avukatın mesleki sorumluluğundan kaynaklı ödediği tazminatın sigorta poliçesinden rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine sigorta şirketinin haksız itirazının iptali davası.
Özet: Dava, avukat olan davacının, mesleki sorumluluğunu yerine getirmemesi nedeniyle eski müvekkiline ödemek zorunda kaldığı 97.890,85 TL tutarındaki tazminatı, mesleki sorumluluk sigortası poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketinden tahsil etmek üzere başlattığı icra takibine sigorta şirketinin haksız itirazı üzerine açılan itirazın iptali davasıdır; davacı, kesinleşen mahkeme kararıyla tazminatı ödedikten sonra sigorta şirketine ihbarda bulunmuş, ancak ödeme talebinin yanıtsız kalması üzerine yasal süreç başlatmış, bu itirazın iptali ile takibin devamını ve ödemenin faiziyle birlikte yapılmasını talep etmektedir.

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/577 KARAR NO : 2026/343 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 03/05/2023KARAR TARİHİ : 14/04/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin Avukat --- (----- müşteri numarası) 27.09.2017 tarihinde davalı sigorta şirketine ----poliçe numarası ile mesleki sorumluluk sigortasını yenilettirip yaptırdığını, müvekkilinin Avukat ---- hakkında avukat mesleğini icra ederken mesleki sorumluluğunu yerine getirmediği gerekçesi ile müvekkili olan ---- tarafından ----Asliye Hukuk Mahkemesinin ----- Esas sayılı dosyası ile 05.07.2018 tarihinde tazminat davası açıldığı ve yapılan yargılama sonucunda dava kabul edildiği ve müvekkili Avukat ---- mesleki sorumluluğunu yerine getirmediğinden bahisle daha önceleri müvekkili olan -----tazminat ödemesine karar verildiğini, müvekkilinin karara karşı yaptığı istinaf başvurusu kesin olarak reddedilerek 06.06.2022 tarihinde bu kararın kesinleştiğini, müvekkili Avukat ---. Asliye Hukuk Mahkemesinin ---- Esas sayılı dosyası ile mesleki sorumluluğunu yerine getirmediği iddiası ile hakkında dava açıldığından haberdar olur olmaz 23.07.2018 havale tarihli dilekçesi ile davalı sigorta şirketine ihbarda bulunulmasını mahkemeden talep ettiğini, müvekkilinin bu talebi kabul edildiği ve mahkeme kanalı ile 08.02.2019 tarihinde yapılan tebligat ile davalı sigorta şirketine davanın ihbar edildiğini, ---, gerekçeli kararın yazılması ile birlikte ilamı --- İcra Dairesinin ---- esas sayılı takip dosyası ile icraya koyarak müvekkili hakkında icra takibi başlattığını, müvekkilinin kararı istinaf ettiğinden bahisle tehiri icra talep ederek istinaf incelemesi sonuna kadar takibi durdurduğunu, müvekkilinin karara karşı yaptığı istinaf başvurusunun kesin olmak üzere reddedilip ilamın kesinleşmesinden dolayı cebri icra tehdidi altında icra dosyasına borcu ödemek zorunda kaldığını, müvekkilinin Avukat---- toplam 97.890,85TL ödemeyi ilama dayalı olan icra tehdidi ile ödemeye mecbur olduğunu, müvekkili Avukat---, mesleki sorumluluğunu yerine getirmediğinden bahisle hakkında açılan --- Asliye Hukuk Mahkemesinin ---- esas sayılı dosyasında esaslı savunma yaptığı davayı sigorta şirketine ihbar ettirdiğini, verilen karara karşı etkin olan hukuki itirazlarını, istinaf başvurusunu yaptığı, kısacası müvekkilinin tüm hukuki itirazlarını, savunmalarını yaptığını, davaya takip ettiği, davayı sigorta şirketine bildirdiği ve ihbar ettiğini, verilen karara karşı etkin kanun yollarını kullandığı ve tüm kanun yollarını tükettiğini, müvekkilinin açıklanan nedenlerle meydana gelen mesleki sorumluluk hasarından dolayı 3. kişiye ödemesini yaptığı 97.890,85TL’nin ödeme tarihi olan 27.07.2022 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faizi ile hesaplanarak tarafına ödenmesi için 04.08.2022 tarihli dilekçeyle iadeli taahhütlü mektup ile posta kanalı ile davalı sigorta şirketine başvuruda bulunmuş, bu başvuru davalı sigorta şirketine 08.08.2022 tarihinde tebliğ edildiğini, ancak davalı sigorta şirketi, müvekkilinin ödeme talebine olumlu yada olumsuz herhangi bir cevap vermediğini, bunun üzerine müvekkili tarafından 19.09.2022 tarihinde --- İcra Müdürlüğünün ---- esas sayılı icra takip dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı sigorta şirketince icra dairesinin yetkisine yapılan itiraz tarafımızca kabul edilerek dosyanın yetkili icra dairesine gönderilmesi talebimiz üzerine yetkili icra dairesi olan --- İcra Dairesinin ----- Esas sayılı dosyasına kaydı yapılan takibe davalı - borçlu sigorta şirketince itiraz edildiği ve takip durdurulduğunu, iş bu takibe ve ferilerine davalı taraf haksız olarak itiraz ettiğini, söz konusu takibin devamı için kanundan doğan zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, --- Arabuluculuk Bürosunun ---- Arabuluculuk Dairesinin ---- arabuluculuk dosya numarası ile yapılan başvuru sonucunda anlaşma sağlanamadığı, borçlunun yapmış olduğu borca, faize ve ferilerine itirazı haksız ve kötü niyetli bir itiraz olup bu itirazın iptaline karar verilmesi gerektiğini, davalı sigorta şirketinin mesleki sorumluluk sigortası ve yasa gereği müvekkillinin ilama dayanan cebri icra tehdidi ile ödemek zorunda kalarak ödediği 97.890,85TL'yi ödeme tarihi olan 27.07.2022 tarihinden itibaren ticari avans faizi ile müvekkile rücuen ödemek zorunda olduğunu, bu nedenle yapılan itiraz haksız ve kötü niyetli olup davalının --- İcra Müdürlüğünün ---- Esas sayılı takibine, borca ve tüm ferilerine yönelik itirazının iptali için dava açmak zorunluluğu ortaya çıktığını açıklanan nedenlerle ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile davalı borçlunun --- İcra Müdürlüğünün --- Esas Sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı borçlunun takibe haksız ve kötü niyetle itiraz etmiş olması dolayısıyla, alacak likit olduğundan borçlu aleyhine alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı-borçlu tarafa yükletilmesine karar verilmesini taleple dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İşbu davanın konusu Avukat-Müvekkil ilişkisine bağlı bir sigorta poliçesi ile ilgili bir hasar dolayısı ile oluştuğundan, ---- Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğunu, zira Vekil- Müvekkil ilişkisinin Tüketici işlemi sayılmakta olduğunu, işbu görev itirazlarının kabulü ile dosyanın görevli mahkemesine gönderilmesini talep ettiklerini, Avukat--- müvekkili şirket nezdinde 27.09.2017-27.09.2018 tarihleri arasında -- numaralı Mesleki Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, ancak davacının müvekkili şirketçe söz konusu poliçe teminatı altına alınmış olması teminatın tamamen ve otomatik olarak ödeneceği anlamına gelmediğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla söz konusu poliçe kapsamında muafiyet bulunmakta olduğunu, sigortalı vekilin türk ticaret kanunu‘nda yer alan yükümlülüklerine aykırı hareket ettiğini, müvekkili şirketin dava konusu ile ilgili herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, davanın taraflarına ihbar edilmesinde fayda bulunmadığını, yalnızca mesleki hatanın yapılmış olmasının bu sigortadan sigortacı tarafından tazminat ödemesi yapılmasına yeterli olmadığını, bu mesleki hata sonucunda avukattan tazminat talebinde bulunan kişinin somut olarak zarara uğramış olması gerekmekte olduğunu, bu koşulların tamamı hep birlikte gerçekleşmediği sürece sigortacının bu sigorta kapsamında hiçbbir ödeme yükümlülüğünün doğmayacağını, UYAP üzerinden yapılan incelemede, huzurdaki davanın 05.07.2018 tarihinde açıldığı, yukarıda yer alan B maddesi (tazminat talebinin poliçe vadesi içinde bildirilmiş olması) şartına göre talebin yöneltildiği tarihte davacı sigortalının müvekkil sirket nezdinde düzenlenen (ilk) poliçesinin 27.09.2017-27.09.2018 vadeli ve ---- Mesleki Sorumluluk Sigorta Poliçesi oldugu görüldüğü, yine UYAPtan temin edilen bilgilere göre davaya konu edilen yargılama sırasında verilen "davanın açılmamış sayılması" karan tarihi 05.04.2016 olup sigortalı ilk poliçenin düzenlendigi 27.09.2017 tarihinde rizikonun gerçekleştiğinden haberdar olduğundan TTK 1458. maddesi ". Rizikonun gerçekleştiği sigortalı tarafından bilinip sigortacı tarafından bilinmediği durumlarda sigortacı sözlesme ile bağ olmamakla gereğince poliçe teminatı dışında olduğunu, davacı ---- sadece tek dönem poliçe kesmiş ve o da riziko gerçekleştiği tarihten sonra gerçekleştiğini, akabinde bu tarihler arasında kendisine dava açıldığını sonrasında da poliçesini tekrarlamadığını, işbu hususun davacının rizikoyu bilip poliçe kestirdiğini delil eder nitelikte olduğunu, kabul Anlamına Gelmemek Kaydıyla Sigortalının Mesleki Hatasının Var Olup Olmadığı Hususunun Tespit Edilmesi ve Uğranıldığı İddia Edilen Zarar ile Sigortalı Vekilin Davranışı Arasında İlliyet Bağı Olup Olmadığının Tespit Edilmesi Gerekmekte olduğunu, dosyanın poliçe teminatı kapsamı altında olup olmadığı bilirkişilerce aydınlatılması gerekmekte olduğunu, İşbu sebeple dosyanın sigorta alanında uzman bilirkişilere tevdisini talep ettiklerini, icra inkar tazminatına ve davacının faiz talebine itiraz ettiklerini, davalı avukatça da beyan edildiği üzere davacının temyize ilişkin masrafları ödemediğini, hal böyle iken davacı tarafın zarara uğratıldığı gerekçesi ile davalı avukattan tazminat talep etmesi haksız ve hukuka aykırı olduğunu beyan ederek davacının talebinin reddine ve müvekkil şirketin teminatı kapsamına girmeyen talepler bakımından da yargılama giderleri ve vekalet ücreti davacı yana yükletilerek müvekkil şirket yönünden haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER ve GEREKÇE: Dava; Hukuki niteliği itibariyle Mesleki sorumluluk sigortasından kaynaklı alacağa dair başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosyanın --.Asliye Hukuk Mahkemesinin --- Esas, --- Karar sayılı görevsizlik kararı ile gönderilerek Mahkememiz esasına kaydedildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilmek üzere uzman bilirkişilerden alınan 09/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Hukuki değerlendirme ve takdir tamamen Yüce Mahkemenize ait olmak üzere, dosya münderecatında yer alan davacının iddiaları, davalının savunmaları ve dosyaya sunulan tüm belge ve deliller değerlendirilmek suretiyle yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda; Dosyada mevcut bilgi ve belgeler kapsamında, davacı şirketin rücu hakkına dayanan tazminat alacağı şartları kapsamında, Davacının, sigortalı davacının sorumluluğu doğmasına sebebiyet veren ıslah zamanaşımı hususu başlangıcı 02/06/2017 tarihine denk geldiği dikkate alındığında 27.09.2017 poliçe başlangıç öncesi doğan zarar nedeniyle ödediği tazminatı kaza tarihinde yürürlükte olan Mesleki Sorumluluk Sigortası Genel kapsamında rücu şartları oluşmadığı kanaatiyle iş bu rapor tanzim edilmekle, Sayın mahkemenin aksi kanaate varması halinde Davacı sigortalı şirket tarafından zarar gören adına ödenen 97.890,85-TL bedelin ödeme tarihi 27.07.2022 itibarıyla avans faizi ile birlikte ferilerle birlikte tahsili talebine dair takibe konusu --- İcra Dairesinin --- Esas sayılı dosyası kapsamında alacaklı olduğunun" tespitinde bulunmuşlardır. Mahkememizce tarafların iddia ve itirazları değerlendirilmek üzere 21/02/2025 tarihinde alınan uzman bilirkişi raporunda özetle; "Dava konusu talebin poliçe teminatı kapsamında bulunmadığı ve davalı şirketin zarardan sorumlu olmayacağı, Sayın Mahkemeniz tarafından aksi kanaate varılması halinde davacının talep edebileceği tazminat tutarının 88.101,77.- TL. olacağı, Davacının 23.09.2022 tarihinden itibaren işleyecek faiz talep hakkı bulunacağı," tespitinde bulunmuştur. Tarafların itirazları değerlendirilmek üzere 11/06/2025 alınan tarihli ek raporda özetle; Poliçenin 27.09.2017/2018 vade tarihleri arasında geçerli olmak üzere 27.09.2017 tarihinde tanzim olunduğu, ---) İş mahkemesi ---- Sayılı dosyasında mahkeme tarafından 19.09.2017 tarihinde verilen karar ile davacının tespit davasının hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine, eda davasının 600,00.- TL. ücret farkı alacağı, 200,00.- TL. nın ilave tediye farkı alacağı, 200,00.- TL. ilave tediye farkı alacağı olam üzere 1.000,00.- TL. dava değeri üzerinden kısmen kabul kısmen reddine karar verildiği, iş bu karar ile ıslah talebinin zamanaşımı sebebiyle ret edildiği ve davacı sigortalının zararın doğumundan haberdan olunduğu, meydana gelecek risk konusunda bilgi sahibi olduğu dikkate alındığında 19.09.2017 tarihinde verilen karar akabinde davacı sigortalının 27.09.2017 tarihinde poliçe tanzim ettirdiği değerlendirilmektedir. Sigortalının rizikoyu öğrendiği tarihin sigorta tarihinden önce olması sebebiyle davalı sigortacının tazminat ödeme borcunun ortadan kalkacağı ve davalı şirketin zarar sorumluluğunun bulunmayacağı kanaat olunmaktadır. Sayın Mahkemeniz tarafından rizikonun davacı aleyhine açılan 05.07.2018 tarihinde açılan ----. Asliye Hukuk Mahkemesi ---. Sayılı tazminat davası ile rizikonun gerçekleştiği kanaatine varılması halinde; davalı şirketin sorumlu olacağı zarar bedeli incelendiğinde; davalı şirketin T.T.K. ve Genel Şartlar kapsamında yargılama ve icra giderlerinden de sorumlu olacağı,Davacının 97.890,85.- TL. ödeme yaptığı, poliçede her bir ödenecek hasarda %10 oranında muafiyet uygulanacağının karalaştırılması sebebiyle; 97.890,85.- TL.- 9.789,08.- TL. = 88.101,77.- TL. tutarında tazminat talep edilebileceği hesaplanmıştır. Davacının, 04.08.2022 tarihli iadeli taahütlü posta ile davalı şirkete başvuruda bulunduğu, davalı şirkete 08.08.2022 tarihinde tebliğ edildiği, T.T.K. 1427. Madde “Sigorta tazminatı veya bedeli, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her halde 1446 ncı maddeye göre yapılacak ihbardan kırkbeş gün sonra muaccel olur. Bu düzenlemeye göre sigortacının tazminat ödeme borcu en geç ihbardan 45 gün sonra muaccel hale gelir” hükmü kapsamında 23.09.2022 tarihinde davalı şirketin temerrüde düşeceği belirlenmiştir.Davacının, 23.09.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiz talep edebileceği, Dava konusu talebin poliçe teminatı kapsamında bulunmadığı ve davalı şirketin zarardan sorumlu olmayacağı, Sayın Mahkemeniz tarafından aksi kanaate varılması halinde davacının talep edebileceği tazminat tutarının 88.101,77.- TL. olacağı, Davacının 23.09.2022 tarihinden itibaren işleyecek faiz talep hakkı bulunacağı,kanaatine varılmıştır. " tespitinde bulunmuştur. Bilirkişi raporunun döndüğü taraflara tebliğ edildiği, davacı vekilinin bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür. Bilirkişi raporu denetime açık, karar vermeye yeterli ve elverişli mahiyettedir.Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; Somut uyuşmazlık, davacı tarafından ---- İş Mahkemesi'nin ----. Sayılı dosyasında müvekkiline ödenen tazminatın sigorta poliçesi kapsamında davalıdan tahsili istemine ilişkindir.--- İş Mahkemesi'nin ----- Sayılı dosyasında mahkeme tarafından 19.09.2017 tarihinde verilen karar ile davacının tespit davasının hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine, eda davasının 600,00.- TL ücret farkı alacağı, 200,00.- TL nın ilave tediye farkı alacağı, 200,00-TL ilave tediye farkı alacağı olmak üzere 1.000,00.- TL dava değeri üzerinden kısmen kabul kısmen reddine karar verildiği, kararın Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiği görülmüştür.----Asliye Hukuk Mahkemesinin ----- Esas sayılı dosyası ile mesleki sorumluluğunu yerine getirmediği iddiası ile hakkında açılan dava sonucu davacı ---- zarara uğradığı tespit edilerek davanın kabulü ile 38.730,00-TL, 716,00-TL, 4.610,00-TL tazminatın 05.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, 2.257,09.-TL harcın, 863,47- TL yargılama giderinin ve 5.196,16.- TL vekalet ücretinin davalı ----- tahsiline karar verildiği, davacının ödediği takipte kesinleşen toplam 97.890,85 TL tazminat ve ferilerini mesleki sorumluluk sigortası kapsamında rücuen davalıdan tahsilinin talep ettiği görülmüştür.---- İş Mahkemesi'nin ----. Sayılı kararı ile ıslah talebinin zamanaşımı sebebiyle ret edildiği ve davacı sigortalının zararından ve meydana gelecek risk konusunda bilgi sahibi olduğu, 19.09.2017 tarihinde verilen karar tarihinden sonra davacı sigortalının 27.09.2017 tarihinde poliçe tanzim ettirdiği tespit edilmiştir. Poliçe vade bitiminin ise 27.09.2018 tarihi olduğu, sigortalının müvekkili---- tarafından açılan tazminat davası tarihinin 05.07.2018 tarihi olduğu, tazminat talebinin sözleşme süresi içerisinde ileri sürüldüğü ancak Genel Şartlar A.1 maddesi b. fıkrasında “Sözleşme yapılmadan önce veya sözleşme yürürlükteyken meydana gelen bir olay nedeniyle, sadece sözleşme süresi içinde sigortalıya karşı ileri sürülebilecek taleplere karşı” teminat verildiği dikkate alındığında, sigortalının rizikoyu öğrendiği tarihin sigorta tarihinden önce olması sebebiyle davalı sigortacının tazminat ödeme borcunun ortadan kalkacağına, dava konusu talebin poliçe teminatı kapsamında bulunmadığı ve davalı şirketin zarardan sorumlu olmayacağına kanaat edilmiş, davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE,2-Alınması gerekli 732,00-TL harçtan davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.182,29-TL harçtan mahsubu ile fazladan yatırılan 450,29 -TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,5- Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca (red olunan dava değeri 97.890,95 TL üzerinden hesaplanan nispi vekalet ücreti tutarı) 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili davalıya verilmesine,7-6325 sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan 3.120,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir olarak kaydedilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.