11. Ceza Dairesi, sanığın resmi belgede sahtecilik davasını zamanaşımı nedeniyle düşürürken, nitelikli dolandırıcılık suçundan beraatini eksik inceleme nedeniyle bozdu.
Özet: Yargıtay, sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan beraat hükmünü, kanuni zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle kamu davasının düşmesine karar vererek bozmuş; nitelikli dolandırıcılık suçlarından verilen beraat kararını ise, sahte olduğu iddia edilen bonolardaki imza ve yazı örneklerinin gerçekliğini tespiti amacıyla sanık ve katılanın çalıştıkları kurum, nüfus müdürlüğü veya banka şubesi gibi yerlerden temin edilecek yazı ve imza örnekleri üzerinde Adli Tıp Kurumunca uzman incelemesi yaptırılarak maddi gerçeğin tam olarak ortaya çıkarılması gerektiği halde eksik araştırma yapıldığı gerekçesiyle bozmuştur.
11. Ceza Dairesi         2021/34712 E.  ,  2026/3031 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2017/171 E., 2018/20 K.
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme, bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Katılan vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 94. maddesiyle değişik 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usul Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 318. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
1.Resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümler yönünden;
Suç tarihleri 11.12.2006, 10.02.2009, 21.06.2011 olarak belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığa yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçlarının Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
2.Nitelikli dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümler yönünden;
Sanığın, katılan adına düzenlenip imzalanmış gibi görünen sahte olduğunu bildiği senetleri katılan aleyhine icra takibe koymak suretiyle dolandırıcılık suçlarını işlediği iddia olunan olayda;
Sanığın, bonoların katılan tarafından bizzat huzurunda imzalandığına dair aşamalarda değişmeyen istikrarlı savunmaları, katılanın bonolardaki imzaların kendisine ait olmadığına dair beyanları, soruşturma aşamasında ...polis laboratuvarından alınan 21.05.2012 tarihli ekspertiz raporunda imzaların sanığa ait olmadığı fakat 14.06.2009 keşide tarihli bono ile 28.06.2003 keşide tarihli bonodaki rakam ve yazıların bir kısmının sanığa, bir kısmının ise katılana ait olduğunun belirtilmiş olması, tarafların nüfus kaydına göre 02/05/2002 tarihinde boşanmış olmaları fakat bonoların tanzim tarihlerinin bu tarihten çok sonraki tarihler oluşu karşısında, Maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından, sanık ile katılanın suç tarihlerine yakın zamanda atılmış samimi yazı ve imza örneklerinin çalıştıkları kurum, nüfus müdürlüğü, banka şubesi gibi yerlerden araştırılmak suretiyle temin edilerek suça konu bonolardaki yazı ve imza örnekleri ile sanık ve katılanın temin edilen yazı ve imza örnekleri üzerinde Adli Tıp Kurumunca yazı ve imza incelemesi yaptırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile sanık hakkında beraat kararları verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 23.03.2026 tarihinde karar verildi.