Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, iflas tasfiyesinde sıra cetveline itiraz, konut satışı kaynaklı ipotek ihtilafı ve satıcı şirketin iflası nedeniyle mirasçıların hakkını aradığı kayıt kabul ve terkin davası.
Özet: Davacılar, müteahhit şirketten tapulu bir daire satın alıp tüm bedelini ödemelerine rağmen, şirket tarafından daire üzerine konulan ve kendilerine bildirilmeyen ipotekler nedeniyle bankanın icra takibi başlatmasıyla durumdan haberdar olmuşlardır; başlangıçta ipoteklerin kaldırılmasını talep ettikleri bu hukuki süreç, müteahhit şirketin iflası sebebiyle alacaklarının iflas tasfiyesi sıra cetveline kaydedilmesi istemine dönüşen bir kayıt kabul davasıdır.

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/188 EsasKARAR NO : 2026/469DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))DAVA TARİHİ : 14/06/2021KARAR TARİHİ : 17/06/2026KARAR YAZIM TARİHİ : 23/06/2026Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ;TALEP: Davacı vekili dava dilekçesi ile müvekkilleri davacıların miras bırakanı ile ... arasında 05/03/2013 tarihli konut satım sözleşmesi imzalandığını, dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... ada, ... blok .... Kat, ..... nolu bağımsız bölümün 270.000,00-TL karşılığında ...'e satışı için anlaşıldığını, konut bedelinin tamamının ... satıcı şirketin banak hesabına gönderdiğini, alıcı ...'in ölümü üzerine mirasçıları sözleşmeye konu edilen taşınmazın payları oranında davacıları devir/temliği için protokol düzenlendiğini, sözleşmeye konu taşınmaz kaba inşaat olarak teslimi kararlaştırılmış olduğundan şirket tarafından ince işlerin tamamlamış üzere taraflar arasında incel işler yapı sözleşmesi imzalandığını satıcı firmanın müvekkillerinden 94.000,00-TL tahsilat yaptığını, taşınmazın 08/12/2017 tarihinde davalılara fiilen teslim edildiğini, konutun satış bedeli ve inceli işçilik ile satış giderleri nedeniyle ... tarafından ek protokol düzenlendiğini, ... tarafından tapu işlem masrafları için müvekkilleri davacılardan 17.000,00-TL tahsilat yapıldığını, tapu müdürlüğünden gerçekleştirilen resmi senetle konutun davalılara satışı gerçekleştirildiğini, müvekkilleri davacıların aleyhlerine başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi sonucunda bankanın ipoteğinden bilgi sahibi olunduğunu, ... ve ... şirketi adına birden çok ipotek tesis edildiğini, satışı gerçekleştiren şirketin tapu üzerindeki şerhlerden ve ipoteklerden bilgilendirme yapmadığını, arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını, tapu da davacı müvekkilleri adına dava konusu taşınmazın üçüncü kişilere devrinin önlenmesi ve icrai takiplerin durdurulması için teminatsız ihtiyati tedbir konulmasına, davacı müvekkillerinin borçlu olmadıklarının tespitine, konulmuş olan tüm takyidatların kaldırılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraflara yükletilmesine karar verilmesine talep ve dava etmiştir.CEVAP: Davalı ... ..... vekili cevap dilekçesi ile müvekkili banka - ... arasında ticari kredi ilişkisi bulunduğunu, ticari kredi sözleşmeleri gereğince müvekkili bankanın ipotekleri fek etme yükümlülüğü doğmadığını, davacı ile müvekkil banka arasında bağlı kredi ilişkisi bulunmadığını, müvekkili banka tarafından davacıya verilmiş bir konut kredisi bulunmadığından satıcı ... ile müvekkili banka arasında davacının konut tedarikine ilişkin bir sözleşme de bulunmadığını, dava konusu ihtilafta bağlı krediden de bahsedilmesi hukuken mümkün olmadığını, arabuluculuk yoluna başvurulmadan açılan davanın özel dava şartı yokluğundan davanın usulden reddi gerektiğini, davada, dava dilekçesi incelendiğinde müvekkil yönünden dava açık ve somut olmadığını, adi yazılı şekilde yapılan gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin geçersiz olduğunu, davacı adi yazılı satış vaadi sözleşmesinden doğan taleplerini yalnızca davalı ... karşı ileri sürebileceğini, ipoteğin tesisi esnasında taşınmazın davacıya satıldığının müvekkili tarafından bilinmediğini, dava konusu bağımsız bölümün davacıya haricen devredildiğinin ipoteğin tesisinde tespit edilmesinin imkansız olduğunu, müvekkili bankanın diğer davalı firmaya kullandırdığı ticari nitelikli kredi dolayısı ile davaya konu taşınmaza dair ekspertiz yaptırmasının beklenilmesi bankacılık mevzuatı bakımından yerinde olmadığını, uyuşmazlığa konu taşınmaz bakımından ifa imkansızlığı mevcut olup davacının taleplerinin reddi gerektiğini, terditli olarak talep edilen davacı adına kayıtlı uyuşmazlık konusu tapu kayıtlarının iptali ve ... adına tescil ve bedel iadesi hukuken mümkün olmayıp reddi gerektiğini, davacının terditli talebi olan sözleşmeden dönme isteminin kabul edilemez olduğunu, davacının aynen ifadan vazgeçtiği bildiriminde bulunmadığını, ... A.Ş. lehine tesis edilen ipotek hakkı müvekkil bankaya devir ve temlik olduğunu, davanın açılmasına müvekkili banka sebebiyet vermediğinden dava mahkeme masrafları ve vekâlet ücreti talebinin reddi ile bunların tümüyle davacı üzerinde bırakılmasını talep ettiklerini, davacının ihtiyati tedbir talebinin reddi gerektiğini, haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın esastan reddine, yargılama gideri ile avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER VE GEREKÇE:Dava, ipoteğin kaldırılması istemine ilişkin olmakla davalı ... A.Ş.'nin iflas etmesi sebebiyle sıra cetveline yönelik kayıt kabul davasına dönüşmüştür.Tüm dosya kapsamı sonucu yapılan incelemede; yargılama sırasında dava konusu taşınmaz üzerindeki ipotek davalı banka tarafından fek edilmiş olup davacının talebi bakımından davalı banka tarafından ipotek fek edildiğinden davacının açtığı davanın konusuz kalması nedeni ile davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Huzurda görülen dava açıldıktan sonra ipotek fek edildiğinden ve dosyadaki belgeler incelendiğinde dava açıldığı tarihte davacının davayı açmakta haklı olduğu, davalıların davanın açılmasına sebebiyet verdikleri tespit edildiğinden HMK'nın 331. Maddesi uyarınca davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdir edilerek yazılı şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının açtığı davanın konusuz kalması nedeni ile DAVANIN ESASI HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,1-Alınması gereken 732 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,2-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Davacı tarafından yatırılan tebligat, müzekkere gideri, Bilirkişi ücreti toplamı 7.347,30 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Kullanılmayan yargılama giderinin bulunması halinde karar kesinleşince ve HMK 333.maddesi gereğince davacıya iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı HMK 394/5 ve 341/1 maddesi gereğince tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 17/06/2026 Katip ... e-imzalıdır Hakim ..... e-imzalıdır "iş Bu Evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununun 5. Madde Uyarınca Güvenli Elektronik İmza İle İmzalanmış Olup, 22. Madde Uyarınca Da Islak İmza İle İmzalanmayacaktır."