Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütü üyeliği mahkumiyetini, Anayasa ve AİHS ile güvence altına alınan haklara aykırı tanık dinleme, yetersiz araştırma ve etkin pişmanlık değerlendirmesi eksiklikleri nedeniyle bozdu.
Özet: Yargıtay, silahlı terör örgütüne üyelik suçundan verilen mahkumiyet kararını, tanıkların doğrudan dinlenmesi veya sanığın sorgulama hakkının sağlanmamasıyla adil yargılanma hakkının ihlal edilmesi, sanığın örgütsel faaliyetlerinin ve hiyerarşik bağının tespiti amacıyla veri raporlarında geçen kilit kişilerin kimliklerinin araştırılmaması, HTS kayıtlarının incelenmemesi ve UYAP bilgi havuzunda araştırma yapılmaması gibi önemli eksikliklerle yetinilerek hüküm kurulması, ayrıca sanığın örgüt sohbetlerine katıldığı yönündeki beyanlarına rağmen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının usulüne uygun şekilde tartışılmaması gibi gerekçelerle bozmuştur.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1128 E., 2021/226 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Hatay 3. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI : 2017/553 E., 2019/59 K.SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM : 5237 sayılı TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62, 53... /9. maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığı görüldü, işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1. Mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan ve talimat ile dinlenen tanıkların doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36 ncı maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden; .....'nin ifadesinin talimatla alınması ile yetinilerek hüküm verilmesi, 2. Sanığın örgütsel herhangi bir faaliyetinin olup olmadığının tespit edilebilmesi ve anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp katılmadığına ilişkin maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılması bakımından veri inceleme raporlarında ve temyiz kanun yolu aşamasında dosya içerisine geldiği anlaşılan güncel veri analiz raporlarında çeşitli zaman dilimlerine ait listelerde zümre başkanı öğretmeni ve vekili olarak belirtilen kişilerin açık kimlik bilgilerinin tespiti ile haklarında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak, varsa sanıkla ile ilgili aşama beyanlarının getirtilmesi, yine sanık ve bu kişilerin HTS ve baz kayıtlarının getirtilerek konuşma ve bir araya gelme durumlarının incelenmesi ayrıca UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda araştırma yapılarak sanık hakkında herhangi bir şüpheli beyanı bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa aşama beyanları dosyaya getirtilip, tüm bilgi ve belgelerin 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada okunup tartışılmasından ve ilgili kişilerin tanık olarak usulüne uygun biçimde dinlenmesinden sonra sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ve yetersiz belge ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 3. Kabul ve uygulamaya göre de; Sanığın aşamalardaki ifade ve savunmalarında örgütün düzenlediği sohbetlere katıldığına ilişkin samimi beyanları karşısında, sanığın duruşmada hazır edilerek etkin pişmanlığın mahiyeti açıkça anlatılıp etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak isteyip istemediği sorularak, etraflıca beyanı alınıp, vereceği bilgilerin örgüt içerisindeki kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve konumuna uygun faydalı bilgiler olup olmadığı, eldeki bilgilerle örtüşüp örtüşmediği ilgili birimlerden sorulup değerlendirilerek sonucuna göre hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının yeniden tartışılması lüzumu bozmayı gerektirmiştir. Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Hatay 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.