İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, ticari hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında yüklenici firmanın eksik hakediş tutarının tahsili ve faiz hesabı üzerine bilirkişi raporu değerlendirmesi.
Özet: Bir kamu idaresi, yüklenici firma ile yapılan atıksu ve içmesuyu hattı yenileme işinden kaynaklanan eksik kalan kesin hakediş bedeli olan 236.832,93 TLnin ticari faiziyle tahsili amacıyla alacak davası açmış; davalı tarafın cevap vermemesi ve defterlerini ibraz etmemesi üzerine mahkemece görevlendirilen bilirkişi, davacının usulüne uygun ticari kayıtları ve davalının da imzasını taşıyan kesin hakediş raporunu esas alarak söz konusu alacağın haklı ve tahsil edilebilir olduğunu saptamış, davacının bu asıl alacak talebini sonradan 240.847,05 TLye ıslah ettiği ve faizin davanın açıldığı tarihten itibaren işlemesi gerektiğini belirtmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/661 KARAR NO : 2026/552DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 29/07/2025KARAR TARİHİ : 09/06/2026Mahkememizde görülmekte olan alacak (ticari nitelikteki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekilince verilen dava dilekçesinde özetle; davalı --- firmasının 2013 yılı ----- Şube Müdürlüğü mesuliyet sahası içerisinde mevcut atıksı ve içmesuyu hatlarında komple veya ksımi yenileme, büyük onarım ve rehabilitasyon işine ait ---- nolu eksi kesin hakedişinin muhasebe kaydı yapıldığı ve davalı yüklenicinin idare hesaplarında alacağı bulunmadığından ---- nolu hakediş tutarı 236.832,93 TL tutarındaki davalı taraftan rücuen tahsilinin gerektiğini, haksız şekilde ve kötüniyetle müvekkili idarenin kamu alacağını ödemeyip tahsilini sürüncemede bırakan davalı şirket 2560 sayılı yasayla kurulmuş ------ alacağını zamanında alamamasına ve yine aynı yasa ile yükümlendiği kamu hizmetlerinin aksamasına sebep olan 236.832,93 TL alacağın kesin kabul tarihi olan 17/08/2022 tarihinden itibaren işletilecek en yüksek ticari avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya dava dilekçesi ekli tensip tutanağı usulüne uygun tebliğ edilmiş ancak yasal süresi içinde davaya karşı cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava hukuki niteliği itibariyle, davalının yükleniminde tamamlanan ve kesin hakedişleri yapıldıktan sonra eksik kalan hakediş tutarlarının işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Dava basit yargılama usulüne tabi olup, yöntemine uygun olarak oluşturulan tensip zabtı uyarınca yargılamaya başlanmış, ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık noktaları kapsamında tahkikata geçilerek deliler toplanmak suretiyle tahkikat bitirilmiş ve yargılama sonuçlandırılmıştır.Taraflarca delil olarak dayanılan iski kayıtları celp edilmiş ve sunulan diğer deliller ile birlikte incelenmiştir. Delil olarak ticari defter ve kayıtlara dayanılması ve belirlenen uyuşmazlık noktalarının incelenmesi teknik değerlendirme gerektirdiğinden dosya mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi ----- tarafından sunulan 13/04/2026 tarihli bilirkişi raporu içeriğinde; davacı ------ 2013-2022 yıllarına ait ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süresinde yapıldığı ve HMK 222. maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfı taşıdığı, davalı ---- firmasının, Mahkemenin kesin ihtarına rağmen inceleme gününde yasal ticari defterlerini ibraz etmediği, davalı tarafın defter ibrazından kaçınmış olması sebebiyle, HMK 222/3 maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümünde davacı tarafın usulüne uygun tutulmuş defter kayıtlarının esas alınması gerektiği, davacı ----- resmi defter kayıtlarında davalı firmanın borç bakiyesinin 240.847,05 TL olarak yer aldığı , ancak dava konusu edilen kesin hakediş raporunda bu tutarın 236.832,93 TL olarak hesaplandığı ve davacının da bu miktar üzerinden talepte bulunduğu, 6100 sayılı HMK madde 26'da düzenlenen "Taleple Bağlılık İlkesi" uyarınca, davacının defter kayıtları daha yüksek bir bakiyeye işaret etse de talebi ile sınırlı kalınarak 236.832,93 TL asıl alacak miktarının yerinde ve tahsil edilebilir olduğu, söz konusu 236.832,93 TL'lik tutarın, dosyada bulunan ve davalı ---- firmasının da imzasını taşıyan kesin hakediş raporu ile sabit olduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 117. maddesi hükmü uyarınca, muaccel bir borcun borçlusunun temerrüde düşürülebilmesi için alacaklının ihtarı gerekmekte olup dosya muhteviyatında davalı tarafı dava ikamesinden evvel usulen temerrüde düşüren bir noter ihtarnamesi, resmi tebligat veya ödeme emri (icra takibi) gibi bir belge bulunmadığından temerrüdün ancak davanın açıldığı tarihte oluştuğu hukuken kabul edilerek davacı yanın dava dilekçesindeki talebi de gözetilmek suretiyle, 236.832,93 TL asıl alacağa kesin kabul tarihinden itibaren değil, dava tarihinden itibaren avans faizi işletilmesinin yasal mevzuata uygun olacağı yönünde rapor sunulmuş olup, anılan söz konusu rapor HMK m.282 hükmü kapsamında denetime elverişli görülerek hükme esas alınmıştır. Davacı vekilince verilen 08/05/2026 tarihli ıslah dilekçesinde; 240..847,05 TL olarak ıslah ettiğini ve ıslah harcını yatırdığı görülmüş olup söz konusu dilekçe HMK m.27 hükmü kapsamında davalıya tebliğ edilmiştir.Dava konusu uyuşmazlık; taraflar arasında akdedilen hizmet alım sözleşmesi uyarınca davacı tarafından davalıya yapılan fazla ödeme bulunup bulunmadığı, davacının talep edebileceği alacak miktarının tespiti noktalarında toplanmaktadır.Tüm dosya kapsamına göre; 2013 yılı ---- Şube Müdürlüğü mesuliyet sahası içerisinde mevcut atıksı ve içmesuyu hatlarında komple veya ksımi yenileme, büyük onarım ve rehabilitasyon işinin yapılması işini yüklenici sıfatıyla yapan davalıya, davacı kurum tarafından ---- nolu eksi hakedişin muhasebeleştirilerek kesinleştirilmesinin ardından davalının davacıdan alacağı bulunmadığı halde ödeme yapıldığının anlaşıldığı, davacının fazla ödenen bedelin tahsilini talep ettiği, taraflar arasında akdedilen hizmet alım sözleşmesi uyarınca davacı tarafından davalıya yapılan fazla ödeme bulunup bulunmadığı, davacının talep edebileceği alacak miktarının tespiti noktalarında toplandığı tespit edilmiş, tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yaptırılarak mali müşavir bilirkişiden rapor alınmış, taraf iddia ve savunmaları, taraflar arasında akdedilen sözleşme ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacının davalı tarafa fazla ödediği anlaşılan bedelin iadesini sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca talep edebileceği anlaşılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın kabulü ile 240.847,05 TL'nin 17/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 16.452,26-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 4.113,07-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 12.339,19-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Davacı tarafından yapılan; 615,40-TL başvuru harcı, 4.044,52-TL peşin/nisbi harcı, 68,55-TL ıslah harcı, 8.000,00-TL bilirkişi ücreti, 302,50-TL Tebligat, posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 13.030,97TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde ----- arabuluculuk başvuru numaralı dosyada takdir olunan 4.600,00 TL ücretin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,6-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca talep halinde yatırana İADESİNE,İlişkin olarak davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.