Antalya Bölge Adliye Mahkemesi, kooperatifin yöneticilere karşı açtığı, ödendiği iddia edilen avansın durumu hakkında bilirkişi ve bakanlık raporları arasındaki çelişkinin giderilmesini talep eden tazminat davasının istinaf incelemesi.
Özet: Bir kooperatif, eski yöneticileri aleyhine, bir bakanlık raporunda tespit edilen ancak iade edilmediği iddia edilen avans miktarı nedeniyle tazminat davası açmış, davalılar ise suçlamaları reddetmiştir; ilk derece mahkemesi, kendi bilirkişi raporuna dayanarak, avansın "kapatıldığı" ve davalıların uhdesinde olmadığı gerekçesiyle davayı reddederken, davacı taraf istinaf dilekçesinde bakanlık raporu ile mahkeme bilirkişi raporu arasındaki çelişkinin giderilmediğini, avansın ödendiğine dair kayıt bulunmadığını ve kararın varsayımlara dayandığını ileri sürmüştür.

T.C.
ANTALYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ16. HUKUK DAİRESİKARAR TARİHİ:15/05/2026T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:Antalya 1. Asliye Ticaret MahkemesiKARAR TARİHİ:20/02/2024DAVANIN KONUSU:Tazminat GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:15/05/2026İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.Üye hakimin görüşü değerlendirildi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davacı kooperatif yapılan bir takım usulsüzlük ve yolsuzluklardan ötürü Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... hazırlık numarası ile şikayette bulunduğunu, savcılığın yaptırdığı inceleme sonucu Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Teşkilatlandırma Genel Müdürlüğü Kontrolörü ...'ın 10/02/2005 tarih ve 03. nolu raporunu verdiğini, raporun bir örneğinin sunulduğunu, anılan raporun 49. sayfası 4. maddesi gereği 1999 yılından dava değerinin davalıların uhdesinde bulunduğu ve geri alım davasının açılması gerektiğinin ifade edildiğini, anılan miktarın 1999 yılından itibaren faiziyle birlikte tahsili için iş bu davanın açılma zorunluluğu doğduğunu, bu nedenlerle; fazlaya ilişkin her türlü dava ve tazminat haklarının saklı kalmak kaydı ile ... TL'nin 1999 yılından itibaren ticari faizi ile davalıdan tahsili ile mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.DAVALILARIN SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı ... vekili, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Teşkilatlandırma Genel Müdürlüğü Kontrolörü ...'ın 10/02/2005 tarih ve ... nolu raporunu müvekkiline atfedilenleri kabul etmediklerini, raporun davaya konu alacağa esas olamayacağını beyan ettiklerini, müvekkilinin davacı kooperatifte 1997 yılında görev almaya başladığını, esas görevi yapılan inşaatların denetlenmesi ve inşaat giderlerinin kontrolü iken kooperatif yönetiminde muhasip üye olarak yer aldığını, bu dönemde kooperatif başkanı ... olduğunu ve görünürde sorumluluk bu kişide iken esasında kooperatif üyelerin paraları tahsil eden, ödemeleri düzenleyen ve yapan sonuç olarak kooperatifin gayri resmi başkanlığını yapan ... olduğunu, ... ve ... kooperatif üyelerinin aidatlarını oluşturan nakit para ya da kıymetli evrakı bizzat teslim alan, tahsil eden ve harcamasını yapan kişi olduğunu, kooperatif yönetiminin bir aile örgütlenmesi olduğunu, para tahsili ve harcanması hususlarına kendileri dışındaki kişilerin karışmasına izin vermediklerini kooperatif üyeleri dahil herkesin bildiğini ve rıza gösterdiğini, görevin mahiyetini bilmemek, sorumluluklarını ifa etmeye çalışırken kooperatif organlarına güvenmek olan müvekkiline yönelik açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...Dava, davalı ..., ... ve ... yönünden kooperatif yöneticisinin sorumluluğu kapsamında açılmış tazminat, davalı şirket yönünden ise alacak davası niteliğinde 31/10/2005 tarihinde açılmış olmakla; karar tarihi itibariyle her iki dava da basit usul yargılama hükümlerine tabi olmakla, usul ekonomisi ve yargılamanın geldiği aşama itibariyle tefrik edilme gereği duyulmamıştır. Mahkememizce alınan bilirkişi kök ve ek raporları sonucu davaya konu 145.011,55 TL tutarındaki avansın kapatıldığı ve bu nedenle de bu paranın davalıların uhdelerinde olmadığının tespit edilmesi karşısında davanın reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Teşkilatlandırma Genel Müdürlüğü Kontrolörü tarafından 10/02/2005 tarih ve 03. nolu raporun 49. sayfası 4. maddesi gereği 1999 yılında ... TL tutarında avansın davalı şirkete verildiği, bu avansın davalıların uhdesinde bulunduğunun tespit edildiğini, ceza mahkemesince davalılar hakkında yapılan kovuşturmada zamanaşımından düşme kararı verildiğini, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun aslında davacı lehine olduğunu, davalı kooperatif yetkililerinin görevleri sırasında kooperatif hesabından avans çektiklerini, avansın çekildiği noktasında çelişki bulunmadığını, bu bedelin iade edildiğine dair hiçbir kayıt bulunmadığını, davalılar tarafından alınan avansın bir sonraki seneye devretmediği gerekçesiyle avansın ödendiği izlenimine kapıldığını, davalıların avans aldıkları bedeli bir sonraki seneye kasıtlı olarak kaydetmemiş olmaları nedeniyle davanın reddedildiğini, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nda alınan uzman raporunun ve buradaki raporun birbiriyle çeliştiğini, çelişkinin de giderilmediğini, savcılıkta alınan raporun Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Teşkilatlandırma Genel Müdürlüğü Kontrolörü tarafından hazırlandığını, bilirkişi raporunun varsayıma dayalı olduğunu, avans olarak belirtilen bedelin ödenip ödenmediği noktasında bir sağlama yapılmadığını, iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, davalılar ..., ... ve ... yönünden kooperatif yöneticisinin sorumluluğu kapsamında açılmış tazminat, davalı şirket yönünden ise alacak istemine ilişkindir.Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Eldeki davanın; davacı kooperatif yetkilileri yönünden yapılan şikayetler sonucu, soruşturma dosyası açılması ve bu aşamada Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Teşkilatlandırma Genel Müdürlüğü Raportörü'nün 10/02/2005 tarihinde düzenlediği 03 nolu raporun 49. sayfasının 4. Maddesinde; "İşlenmiş durumdaki 1999 yılı yevmiye defter kayıtlarına göre, ... şirketine 1999 yılı sonu itibariyle ... TL tutarında avans verilmesi, anılan şirketin yetkilisi ...'nin kurucusu olması haricinde kooperatifle 5-6 yıldır herhangi bir ilişkisinin bulunmadığı şeklindeki beyanı, anılan şirket yetkililerinin bu konudaki bilgi ve belge talebini karşılamaması karşısında, kooperatiften anılan şirkete nedeni mevcut kayıtlardan anlaşılamayan para aktarımının gerçekleştirildiğinin açığa çıktığı, yeterli bilgi ve belge bulunmaması nedeniyle ne amaçla verildiği belirlenemeyen avans tutarının anılan şirket ve dönemin kooperatif yetkililerinden tahsili amacıyla genel kurulda gündem maddesi altında görüşülmesi ve gerektiğinde sorumluluk davası açılabileceği" şeklinde yer alan tespite dayalı açıldığı anlaşılmaktadır.Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, söz konusu dosya kapsamında alınan 11/09/2018 tarihli bilirkişi raporunda; davalı ...'nin kooperatifte 04/05/1999 - 05/07/1999 tarihlerinde yönetim kurulu başkanı, davalı ...'nın ise 01/05/1998 - 03/05/1999 - 30/05/2004 tarihlerinde kooperatif 2. başkanı, davalı ...'ın ise 01/05/1998 - 03/05/1999 - 30/05/2004 tarihlerinde kooperatif yönetim kurulu muhasip üyesi olarak görev yaptığı tespiti bulunmaktadır.Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; kooperatife üye olup, para yatırdığı halde üyeliklerinin görünmediği belirtilen bir kısım kişiler tarafından şikayette bulunulması üzerine soruşturma açıldığı, kooperatifin 1998-2004 tarihleri arasında düzenli kayıtlarının bulunmadığı, ... ile arsa sahipleri arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığı, yine kooperatif ve davalı şirket arasında inşaat sözleşmesi imzalandığı, kooperatifin kurucuları arasında ...'nin bulunduğu, 1999 yılında davalı şirkete bir kısım avansların verildiği, kooperatif defterleri ile banka kayıtlarının uyumlu olmadığı, denetçilerin gerçek olmayan raporlar hazırladığı, yönetim ve denetim kurulu üyelerine ulaşamayacak şekilde izlerini dahi kaybettirdikleri, ...'nin kooperatif ile 6 yıldır ilişkisi bulunmadığını beyan etmesine rağmen, şahsi harcamalarını kooperatiften yaptığına dair kayıtlar bulunduğu, ...'ın da bunu doğruladığı, kooperatifin davalı şirkete finansal kaynak sağlamak amacıyla kurulduğu, muhasebe belgelerinin kasıtlı olarak defterlere intikal ettirilmediği, ...'ün kooperatifin finansal işlerinin ... tarafından yürütüldüğünü beyan ettiği gibi bir kısım iddialar ile kooperatif yetkilileri hakkında zimmet, Kooperatifler Kanunu'na muhalefet suçlarından soruşturma yapıldığı, dava açıldığı, zaman aşımından düşme kararı verildiği, kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.Yine söz konusu dosyada davalı ...'ın 18/08/2011 tarihinde alınan ifadesinde boya işi ile uğraştığını, nasıl yönetici olduğundan haberi olmadığını savunduğu görülmektedir.Dosya kapsamında hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise özetle; davacı kooperatifin 2004 yılı yevmiye defterinde ve genel mizanında 1998 ve 1999 yılında davalı şirkete verilen 145.011,55 TL avansın kapatıldığı, ancak önceki yıllara ait defterler sunulmadığından avansın ne şekilde kapatıldığına ilişkin bir tespit yapılamadığı rapor edilmiştir.Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Teşkilatlandırma Genel Müdürlüğü Raportörü'nün 10/02/2005 tarihinde düzenlediği raporda, söz konusu avansın kapatıldığına ilişkin bir kayıt yer almamaktadır. Ancak raporda 30/05/2004 öncesi kayıtların sunulmadığının belirtildiği görülmektedir.Mahkemece ise yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.Mahkemece davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarının incelenmediği anlaşılmaktadır.Dosyadaki uyuşmazlığın çözümlenmesi için; söz konusu davalı şirkete verilen avansın hangi amaçla verildiğinin, avansın geri alınması için bir işlem yapılıp yapılmadığının araştırılması, 1998 yılı ve 1999 yılı yevmiye defterlerinde yer alan kaydın ne zaman kapatıldığının tespit edilmesi, ki bu hususta Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Teşkilatlandırma Genel Müdürlüğü Raportörü'nün 10/02/2005 tarihli raporunda bahsedilmemekle, iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi, yine avansın davalıların yetkili olduğu dönemde kapatılıp kapatılmadığının, ne suretle kapatıldığının tespit edilmesi, 30/05/2004 tarihinden sonraki dönemde yani yeni yönetimden sonra, yevmiye defterlerinin ne şekilde tutulduğunun araştırılması (eldeki dava dosyasından ve ceza dosyasındaki bilirkişi raporundan 30/05/2004 öncesi kayıtların düzgün olmadığı, çoğu defterin boş olduğu görülmektedir), yani önceki yönetim zamanındaki defterlere ulaşılamıyor ise kooperatifin alacak ve borçlarının yeni dönemde defterlere ne şekilde yansıtıldığının ya da yansıtılamadığının araştırılması, gerektiğinde davalı yöneticilerin isticvap edilmesi, davacı kooperatifin ilgili yıllara ait banka kayıtlarının getirtilmesi, davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi, yine Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Teşkilatlandırma Genel Müdürlüğü Raportörü'nün 10/02/2005 tarihinde düzenlediği raporda davalı şirket yetkilisinin, davacı kooperatif ile 6 yıldır ticari ilişkilerinin bulunmadığı yönünde bir beyanından söz edilmekle, bu beyana ilişkin yazılı, imzalı bir belge var ise getirtilmesi, davalı şirketin 1999 yılından 2004 yılına kadar ki yöneticilerinin kim olduğunun ortaklarının kim olduğunun tespit edilmesi, gerektiği takdirde dosyanın bir mali müşavir, bir şirketler hukuku alanında uzman nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişiye tevdi edilerek davalı şirket de dahil tarafların ticari defter ve kayıtların incelenerek, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde olmamıştır.Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE, 2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/02/2024 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE, 8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi....