Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesinde, muvazaa iddiasıyla sıra cetveline itiraz davasında, ilk derece mahkemesinin hatalı kararının kaldırılması talepli istinaf incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, bir şirketin alacaklarının paylaştırılmasında hazırlanan sıra cetveline itiraz eden davacının, ilk derece mahkemesinin geçerli haczi ve dava açma hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davasını reddetmesi üzerine yaptığı istinaf başvurusunu ele almaktadır; davacı, karara dayanak gösterilen bilirkişi raporunun hatalı değerlendirildiğini, kendi haczinin geçerli olduğunu ve davalının alacağını ispat edemediğini ileri sürerek, muvazaalı alacak kaydı iddiasına dayalı sıra cetveli itirazının kabulünü talep etmektedir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ

T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ (E S A S I İ N C E L E M E D E N
K A R A R I N K A L D I R I L M A S I)
ESAS NO : 2021/649
KARAR NO : 2026/1217
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ : Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 12/02/2020
ESAS-KARAR NUMARASI : 2014/1440E., 2020/94K.
DAVA : Sıra Cetveline İtiraz
KARAR TARİHİ : 21/05/2026
YAZIM TARİHİ : 22/05/2026
Davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili özetle: Ankara 5. İcra Müdürlüğü'nün 2007/10916 E. Sayılı dosyası üzerinden tanzim edilen sıra cetvelinin düzeltilmesini, Ankara 5. İcra Müdürülüğü'nün 2007/10196 E. sayılı dosyası üzerinden tanzim edilen sıra cetveline itiraz edildiğinin ve paraların paylaştırılması aşamasına geçilmesinin beklenilmesi gerektiğini, Ankara 5. İcra Md'nün 2007/10916 E. Sayılı dosyasına bildirilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili özetle: Müvekkilinin borçlu ... ... Anonim Şirketi'nden alacaklı olduğunu, başlattıkları takibin usulüne uygun kesinleştiğini, davacıların dava dışı borçlu ... ... Anonim Şirketi aleyhine başlattıkları icra takiplerinin ilamsız takip niteliğinde olup İİK 100 kapsamında imtiyazlı olarak kabul edilemeyeceklerini, Ankara 12. İcra Hukuk Mah. 2008/517 esas sayılı dosyada bu nedenle yapılan itirazların reddedildiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince "...dava muvazaa nedenine dayalı sıra cetvelinin iptali istemine ilişkin olduğu, aynı sıra cetveli için muhtelif alacaklar tarafından aynı alacaklıya husumet yöneltilerek açılan davanın Ankara 11 Asliye Ticaret Mahkemesinin sonuçlanan dava ile ilgili olduğu, bu davanın gerekçesinde de belirtildiği üzere, , Ank 32 İcra Md. 2007/13929 sayılı dosyasında takibe konulan, Borçlusu ....A.Ş olan 346.499,12 TL olan çeklerin davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, kayıtlı faturalar itibari ile 340.261,06 TL borçlu olduğunu, takip tarihi itibari ile bu borç miktarının görüldüğünü, son alınan 10/07/2015 tarihli bilirkişi raporuna göre, davacıların alacakları için dava dışı borçlunun SGK'dan alacağına dayanarak, bu kuruma yazılan haciz yazısının, SGK'ya ulaştığı 27/12/2007 tarihinde, borçlu ....Ltd. Şti'nin SGK nezdinde, alacağı doğmamış olduğundan davacıların haciz tarihlerinden sonra doğan ve icra dosyasına 2008 yılı Nisan ayında aktarılan sıra cetveline konu para üzerinde davacıların geçerli hacizleri bulunmadğı için sıra cetvelinde yer alamayacaklar, bunun yanında dava açmakta hukuki yararları bulunmadığı, geçerli hacizleri olmadığı anlaşılmakla davanın reddine..." karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında alınmış 10.07.2015 tarihli raporda – davamız ile ilgisi bulunmayan - söz konusu dosya davacısının haczinin geçerli olmadığının değerlendirildiği müvekkilinin açmış olduğu davada ise Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin, 10.07.2015 tarihli raporun sanki dosyada alınmış ve müvekkilin haczinin geçerli olmadığını belirtilen bir rapormuş gibi fahiş hatalı bir karar verildiğini, Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi kararının, dava yönünden kesin hüküm teşkil etmesinin mümkün olmayacağı, emsal olarak karara dayanak alınmasının da hatalı olduğu, SGK’ya göndermiş olduğu haciz müzekkeresi ile sıra cetvelinde sıraya girmiş davalının, haciz müzekkeresi tarihinin müvekkilinden de önce olduğu, ispat yükü kendisinde olan davalının alacağını ispat edemediği nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava, muvazaalı alacak kaydı nedeni ile sıra cetveline itiraz davasıdır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlenmiş, anılan kanunun 5.maddesinde asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.
İİK'nın 142/1. maddesinde, "Cetvel suretinin tebliğinden yedi gün içinde her alacaklı takibin icra edildiği mahal mahkemesinde alakadarlar aleyhine dava etmek suretiyle cetvel mündericatına itiraz edebilir." hükmü düzenlenmiştir. Bu hükümde yer alan "alakadarlar" ifadesi, sıra cetvelinde kendisine pay ayrılan ve dava sonucunda etkilenecek olan alacaklıları ifade eder. Bu hükümde belirtilen mahal mahkemesinin hangi mahkeme olduğu konusunda bir açıklık bulunmamakla birlikte İİK'nın 235/1. maddesindeki gibi kayıt kabul ve 154/3. maddesindeki gibi iflas davaları için Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu yolunda açık bir düzenleme bulunmadığı, somut olayda olduğu gibi taraflar arasında temel ilişki (doğrudan ticari bir ilişki) ya da TTK'nın kambiyo senetlerine ilişkin hükümlerinin uygulanmasını gerektiren kambiyo hukuku ilişkisi bulunmadığı hallerde bu mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun kabulü gerekir. Dairemizin 04.06.2013 tarihli ve 3440 E. 3763 K. 15.09.2014 tarihli ve 2019 E. 5643 K. 15.10.2014 tarihli ve 1764 E. 6313 K. 08.07.2015 tarihli ve 2014/9261E. 2015/5348 K. sayılı ilamlarında da açıklandığı üzere; HMK'nın yürürlüğe girdiği 01.10.2011 tarihinden sonra açılan sıra cetveline itiraz davaları için görevli mahkeme (alacağın sıra cetveline göre düşen hissenin miktarına bakılmaksızın) HMK'nın 2/1. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesidir. (Prof. Dr. Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Ankara 2013, sh:738)
Bu durumda, mahkemece davaya ticaret mahkemesince bakılması doğru olmamıştır.
Buna göre Dairemizce, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK'nın 353/(1)-a.3. maddesi uyarınca, esası incelenmeksizin kararın kaldırılmasına ve dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.a.3. gereğince kabulü ile:
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1440E., 2020/94K. sayılı 12/02/2020 tarihli kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,
2-) Peşin alınan istinaf karar harcının iadesine,
3-) İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından hükümle birlikte değerlendirilmesine,
4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 353/1.a ve 362/1.g gereğince kesin olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 21/05/2026
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...