Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında, kaza yerini terk eden sigortalıya rücuen ödenen zararın tahsili için açılan itirazın iptali davasına dair gerekçeli kararı.
Özet: Bu dava, sigorta şirketinin zorunlu trafik sigortası kapsamında bir trafik kazası sonucu üçüncü kişiye ödediği tazminatı, kazada %100 kusurlu olup olay yerini terk ederek genel sigorta şartlarını ihlal eden sigortalısından rücuen tahsil etmek amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle açılmış olup, sürücünün olay yerini zorunlu haller dışında terk etmesinin rücu sebebi doğurduğu bilirkişi raporu ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ile Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca değerlendirilerek, sigortacının halefiyet hakkının mevcut olduğu sonucuna varılmıştır.

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/734 Esas
KARAR NO : 2026/416
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 14/08/2025
KARAR TARİHİ : 13/04/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 21/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı taraf dava dilekçesinde özetle;müvekkil tarafından, davalı .... Otomotiv ve Genel Tic. Ltd. Şti.’ne ait aracın zorunlu mali sorumluluk sigortası ile teminat altına alındığını, 10.03.2024 tarihinde meydana gelen trafik kazasında sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu ve kaza sonrası olay yerini terk ederek gerekli alkol ve ehliyet kontrollerinin yapılmasına engel olduğu, bu durumun sigorta genel şartlarına aykırılık teşkil ettiği, kazaya ilişkin olarak zarar gören araç malikine sigorta tahkim süreci kapsamında 25.09.2024 tarihinde 20.035,00 TL ödeme yapıldığını, bu ödeme nedeniyle sigorta şirketinin davalı sigortalıya rücu hakkı doğduğunu, bu alacağın tahsili amacıyla Küçükçekmece İcra Müdürlüğü’nün ..... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının haksız ve kötü niyetli şekilde itiraz ettiği ve arabuluculuk sürecinin anlaşmama ile sonuçlandığını, bu nedenle itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın tahsiline ve %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiğini beyan ettiği anlaşılmıştır.
Davalı taraf davaya cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE;
Dava, olay yerini terk sebebine dayalı rücuan tazminat istemine ilişkin icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya sigorta alanında uzman, makine mühendisi, trafik alanında uzman bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle;Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi Genel Şartları B.4– f Bendi: " Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde,” hükmünü içermektedir. Dosya içerisinde davalı tarafın sağlık kuruluşundan alınmış belge sunulmadığından davacı tarafın rücu hakkı olduğu takdir edilmiş olup, mahkememizin takdirlerine saygı ile sunarız. Yukarıda belirtilen hususlarda Bilirkişilik Daire Başkanlığı tarafından yayımlanan,“Bilirkişilerin Uyacağı Rehber İlkeler ve Bilirkişi Raporlarında Bulunması Gereken Standartlar” başlıklı duyuru kapsamında olduğu, yapmış olduğumuz değerlendirmede yer verilen Yasa ve Yönetmelik maddeleri ile Yargıtay içtihatlarının hukuki yorum niteliğinde olmayıp, dava konusu ihtilafların tespiti ve irdelenmesi amacı ile yardımcı kıstas olarak kullanıldığını beyan eder, hukuki değerlendirmenin ve nitelendirmeyi sadece Sayın Mahkemenin takdirine arz ederiz."denilmiştir.
TTK 1472 maddesi;"(1)Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir." şeklinde düzenlenmiştir.
Poliçe tanzim ve kaza tarihinde yürürlükte bulunan Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMMS) Genel Şartlarının "zarar görenlerin haklarının saklı tutulması ve sigortacının sigortalıya rücu hakkı" başlıklı B.4/f bendinde "f) Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde" düzenlemesine yer verilmiştir. Olay yerini terk ile içe rücu sebebi gerçekleşmiş olup olay yerini Genel Şartların B.4. maddesinde sayılan haller ile benzer zorunlu nedenlerden biri nedeniyle terk ettiğini, dolayısıyla rücu sebebinin oluşmadığını ispat yükü ise sigortalıdadır. (Aynı yönde İstanbul BAM 8. HD 2021/1618 Esas, 2024/1484 Karar sayılı ilamı)
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında sigortacının rücu hakkı, KTK'nin 95/2. maddesi ile Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında (KMAZMSSGŞ) düzenlemeye tabi tutulmuştur. Bu tür davalarda sigortacı KTK'nin 95/2. maddesi gereğince tazminat yükümlülüğünün azaltılması veya kaldırılmasına ilişkin halleri üçüncü kişilere karşı ileri süremeyeceğinden zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre kendi sigorta ettirenine rücu edebilir.
Davalı adına kayıtlı aracın ZMSS poliçesini düzenleyen davacı sigorta şirketi, sigortalı aracın dava dışı sürücüsünün kusurlu ve sorumlu olmasına rağmen olay yerini terk ettiğini ileri sürerek poliçe kapsamında ödediği tazminatı sigortalıdan rücuen tazmini talebinde bulunmuştur.
Poliçenin akdedildiği tarihte yürürlükte bulunan KMAZMSSGŞ'nin, "Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının İşletene Rücu Hakkı" başlıklı B.4. maddesinin 3. fıkrasının "f" bendi uyarınca; ödemede bulunan sigortacı bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde,
kazaya sebebiyet veren sigortalıya rücu edebilir. Düzenlemeye konu rücu nedeni sırf bedensel yaralanmayla sonuçlanan trafik kazaları ile sınırlı olmayıp maddi hasarla sonuçlanan trafik kazalarını da kapsamaktadır.
ZMSS Genel Şartları B.4/f maddesinin "Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında" ifadesi ile başlamasının bu bendin sadece bedeni hasarlı kazalara uygulanacağı anlamı taşımadığı, olay yerini terk etmenin istisnasını oluşturduğu düşünülmeksizin davanın esasına girilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. (Yargıtay 4. HD 2024/11202 E. 2025/2473 K. sayılı Bölge Adliye Mahkemeleri Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi Kararı)
Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununda belirtilen 56/1-a, 47/1-c maddeleri ve yönetmeliğin 95/1-c maddesi gereğince davalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, araç değer kaybı nedeniyle davacının 20.035,00 TL ödeme yapıtığı işlemiş faizin 2.837,84 TL olduğu tespit edilmiştir. Alınan bilirkişi raporunun hükme ve denetime elverişli olduğu kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Alacağın miktarının tespiti ancak bilirkişi incelemesi ile tespit edilebileceğinden likit bir alacak olmadığı kanaatine varılmakla icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; davalının Küçükçekmece İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazının İPTALİNE, takibin aynı alacak üzerinden takip talebindeki diğer koşullar ile devamına,
2-Alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 1.562,44 TL ilam harcından peşin alınan 615,40TL harcın mahsubu ile bakiye 947,044 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 4.600,00TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
5-Davacı tarafından sarf edilen 24.000,00 TL bilirkişi ücreti, 487,50 TL posta masrafı, 615,40TL başvuru harcı, 615,40 TL peşin harç ücreti olmak üzere toplam 25.718,3TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 22.872,84 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair,taraf vekillerinin yüzüne karşı; alacak miktarı kesinlik sınırının altında kaldığından HMK 362. maddesi uyarınca KESİN olarak verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.13.04.2026
Katip .....
✍e-imzalıdır
Hakim ....
✍e-imzalıdır