Asliye Ticaret Mahkemesinde ticari satımdan kaynaklanan cari hesap alacağına ilişkin itirazın iptali davasında kısmi ödeme ve icra inkar tazminatı talepleri inceleniyor.
Özet: Bu itirazın iptali davasında, davacı, ticari alacağının tahsili için başlattığı icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine dava açmış; davalı icra takibi sonrası yaptığı kısmi ödemeyle borcun azaldığını ve davacının bunu icra dairesine bildirmemesi nedeniyle faiz ve masrafların haksız yere arttığını savunurken, davacı ise takibin kalan anapara üzerinden ve başlangıç tutarından faiz işlemeye devam etmesini talep etmiş, bilirkişi incelemesinde tarafların ticari defterleri usulüne uygun bulunmuştur.

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/405 EsasKARAR NO : 2026/540DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ: 10/05/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili şirketin alacağının tahsili amacıyla ------ esas sayılı dosyası ile davalı hakkında cari hesaptan kaynaklanan alacak sebebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının borçlu olmadığını iddia ederek borca ve yetkiye itiraz ettiğini, takibin durduğunu, yetki itirazı neticesinde takibe ------ esas sayılı dosya üzerinden devam edildiğini, davalının tekrar itiraz ettiğini, itirazların haksız ve mesnetsiz olduğunu, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşmanın sağlanamadığını, icra takibine konu alacağın likit olduğunu, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, ticari kayıtlar üzerinde inceleme yapılması gerektiğini, görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemeleri olduğunu, davalı tarafça takip tarihinden sonra müvekkili şirkete iade faturasının düzenlendiğini, icra takibinin başlatıldığı ------- tarihi itibariyle müvekkilinin alacağının 111.886,14 TL olduğunu, borçlu tarafından takip tarihinden sonra düzenlenen iade faturalar sonrasında geriye kalan bakiye ana para yönünden 16.030,27 TL üzerinden devamına, takip tarihi itibariyle işleyecek faiz ve tüm feriler yönünden ise 111.886,14 TL üzerinden devamına ve yapılan iadenin ödemenin infaz aşamasında değerlendirilmesine karar verilmesi gerektiğini iddia ederek; fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla davanın kabulünü, itirazın iptalini, davalının haksız ve mesnetsiz itirazının kalan bakiye anapara alacağı olan 16.030,27 TL üzerinden devamını, takibin takip tarihi itibariyle 111.886,14 TL üzerinden işleyecek faiz, vekalet ücreti ve tüm ferileriyle birlikte devamını, müvekkile takipten sonra yapılan kısmi ödemenin infaz aşamasında dikkate alınmasını, davalı aleyhine kalan 16.030,27 TL bakiye anapara alacağının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, itirazın iptali davalarında davacının dava açmasında hukuki yararının bulunması gerektiğini, ilgili icra takip dosyasına konu davacı tarafça iddia edilen alacağın iade edildiğini, davacının ilgili icra dosyasına yapılan ödemeyi haricen tahsil ile bildirmediğini, toplam iddia edilen alacaktan faiz işlemeye devam ettiğini, davaya konu alacağın iade edilmiş olması ve iş bu iadenin fatura ile yazılı delil mahiyetinde kanıtlanmış olması sebebiyle davacı tarafça müvekkili aleyhine ikame edilen iş bu davada hukuki yararın bulunmadığını, müvekkilinin ceza evinde olduğunu, tebligatların usulüne uygun tebliğ edilmediğini, davacının iddialarının gerçek dışı olduğunu, taleplerin reddi gerektiğini, müvekkili ile davacı arasında herhangi bir cari hesap ilişkisinin bulunmadığını, taraflar arasında sadece alım satım ilişkisinin mevcut olduğunu, davacının cari hesap olduğu iddiasını yazılı sözleşme ile ispat etmesi gerektiğini, faturanın tek başına taraflar arasındaki akdi ilişkinin belgesi sayılamayacağını, davaya konu icra takibi 07/12/2024 tarihinde müvekkili aleyhine ikame edildiğini, takipten 2 gün sonra 09/12/2024 tarihli düzenlenen fatura ile 99.292,75 TL tutarındaki meblağın davacı yana iade edildiğini, davacının iade ödemesini ilgili icra dairesine haricen tahsil ile bildirmediğini, iş bu bildirim yapılmadığından dolayı icra takibine ilişkin alacak kalemleri takip açıldığı tarihten bu yana alacak olan tutardan faiz işlemeye devam ettiğini, bu sebeple tahsil harcı, takip sonrası faiz gibi alacak kalemlerinin müvekkil aleyhine haksız ve kötü niyetli olarak fazladan gösterildiğini savunarak; davanın usulden ve esastan reddini, %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir. DELİLLER-----Ceza İnfaz Kurumu, ---- Kurumu,---- Başsavcılığı, ---- Hâkimliği, ---- Müdürlüğü, ------Müdürlüğüne müzekkereler yazıldığı görüldü. SMMM Bilirkişi ----tarafından hazırlanan 20/04/2026 tarihli raporda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür. 1.Tarafların Ticari Defterlerinin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Davacı şirketin ibraz ettiği 2024 yılı ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220- 226’ ve 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğu görülmüştür. Davalı şirketin ibraz ettiği 2024 yılı ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220- 226’ ve 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğu görülmüştür. 2- Takip Konusu Alacak Yönünden: Tarafların ticari defter kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde; ---- icra takip tarihi itibarıyla davacı yanın defter kayıtlarına göre davalıdan 83.023,09 TL alacaklı olduğu, Takip tarihinden sonra ve dava tarihinden önce, ---- seri numaralı 99.292,75 TL tutarlı iade faturasının davalı borcunda mahsup edilmesiyle 10.05.2025 dava tarihi itibariyle davacı tarafın davalıdan alacaklı olmadığı, davalı tarafa 16.269,66 TL borçlu olduğu görülmüştür. Davalı yanın defter kayıtlarına göre 07.12.2024 icra takip tarihi davacıya 54.569,93 TL borçlu, Takip tarihinden sonra ve dava tarihinden önce, ----- seri numaralı 99.292,75 TL tutarlı iade faturasının davacı alacağından mahsup edilmesiyle, 10.05.2025 dava tarihi itibariyle davalı tarafın davacı borçlu olmadığı, davacı taraftan 44.722,82 TL alacaklı olduğu görülmüştür.Buna göre tarafların defter kayıtları arasında icra takip tarihi itibarıyla toplam ---tutarında------ uyuşmazlığın bulunduğu. Söz konusu bu uyuşmazlık nedenleri aşağıda açıklanmıştır.Davacı kayıtlarında 2022 yılından devir olan alacak tutarı 113.986,60 TL görünmesine rağmen, davalı şirket kayıtlarında borç tutarının 5.486,44 TL olmasından.Davacı defterlerinde kayıtlı olan --- tutarlı faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olmamasından.Davacı defterlerinde kayıtlı olan ------ seri numaralı 165,68 TL tutarlı faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olmamasından.Davacı defterlerinde kayıtlı olan ---- tutarlı faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olmamasından.Davacı defterlerinde, davalı şirketten toplam 1.262.600 TL tutarında ödeme alındığı; davalı şirket defterlerine göre davacıya yapılan ödemeler toplamı 1.143.300,27 TL olmasından kaynaklandığı.Davalı tarafın, 2023 yılından 2024 yılına devreden borç tutarının 108.500,16 TL daha az olduğuna dair dosyada herhangi belge bulunmadığı. Davacı taraf kendi defterlerinde 2024 yılı içerisinde davalıdan toplam 1.262.600,00 TL tutarında ödeme yapıldığını kabul ettiği. Davacı tarafından düzenlenen ve davalı tarafın defterlerinde kayıtlı olmayan, toplam 39.252,83 TL tutarındaki 3 adet e-faturanın "Ticari Fatura" senaryosuna göre düzenlendiği ve GİB portalı üzerinden davalıya teslim edildiği. Davalının, söz konusu faturalara 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 18/3. maddesinde öngörülen 8 günlük yasal süre içerisinde; noter, -----veya diğer ispat edici yöntemlerle itiraz ettiğine dair herhangi bir belge dosyada bulunmadığı. Bu durum, fatura konusu ürün veya hizmetin davalı tarafa teslim edildiğine dair karine oluşturduğunun Sayın Mahkemenin bu hususu kabulü halinde; Davacının 07.12.2024 icra takip tarihi itibarıyla davalıdan 83.023,09 TL alacaklı olduğu, Takip tarihinden sonra ve dava tarihinden önce, ------ seri numaralı 99.292,75 TL tutarlı davalı iade faturasının davalı borcunda mahsup edilmesiyle 10.05.2025 dava tarihi itibariyle davacı tarafın davalıdan alacaklı olmadığı, davalı tarafa 16.269,66 TL borçlu olduğu hesaplanmaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:Dava, taraflar arasındaki ticari satım ilişkisinden kaynaklı olarak fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan ---- Esas sayılı takibine vaki itirazın iptali davasıdır------- Esas sayılı takibi incelendiğinde davacının davalı aleyhine ------tarihinde "cari hesap" alacak sebebine dayalı olarak 111.886,14 TL asıl alacak ve 475,90 TL işlemiş faiz alacağının asıl alacağa işleyecek avans faiz oranı üzerinden tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, borçlunun --- tarihli itirazı üzerine takibin durduğu görülmüştür. Davacı tarafça dava dilekçesinde "Davalı tarafça, takip tarihinden sonra müvekkil şirkete iade fatura düzenlenmiştir. İcra takibinin başlatıldığı ------- tarihi itibariyle müvekkilin alacağı 111.886,14 TL olup, davalı borçlu tarafından takip tarihinden sonra düzenlenen iade faturalar sonrasında geriye kalan bakiye ana para yönünden 16.030,27 TL üzerinden takibin devamına, takip tarihi itibariyle işleyecek faiz ve tüm feriler yönünden ise ------ üzerinden devamına ve yapılan iadenin ödemenin infaz aşamasında değerlendirilmesine karar verilmesi" ileri sürülmüş ve dava ---- üzerinden ikame edilmiştir. Davalı ------tarihinde müvekkil aleyhine ikame edilmiş olup işbu takipten tam 2 gün sonra ----- tutarındaki meblağ davacı yana iade edilmiş olup işbu iade ödemesi ilgili icra dairesine haricen tahsil ile bildirilmemiştir" yönünde savunma yapmıştır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 83. Maddesi uyarınca "(1) Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir. (2)Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun, yargılamayı gerektiren davalarda hazırlık işlemlerine ilişkin hükümleriyle senetlerin ibrazı zorunluluğuna dair olan hükümleri ticari işlerde de uygulanır."6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. Maddesi uyarınca "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur."Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın belirtildiği gibi açık hesap ve fatura alacağına dayalı itirazın iptali davası olduğu, davacı alacaklının hukuki ilişkiyi ve alacağın varlığını, davalı borçlunun ise borcun ifa veya sair sebeple bulunmadığını ispatlamakla mükellef olduğu, davanın hukuki ilişkinin ve alacağın varlığı hususunda faturaya ve ticari defterlere dayandığı, ticari defterlerin yukarıda atıf yapılan yasa hükümleri uyarınca mahkememizce resen de incelenebileceği, bu doğrultuda taraflara verilen kesin süre içerisinde her iki tarafın da ticari defterlerini ibraz ettiği, her ne kadar davacı tarafça davalının takip tarihinden sonraki ve dava tarihinden önceki iade faturasının infazda dikkate alınması talep edilmiş ise de, itirazın iptali davasında takip ve dava tarihi arasında yapılan ifanın ya da borcun herhangi bir sebeple sona ermesinin infaz aşamasında dikkate alınmayacağı, bu durumda yerleşik yargı içtihatları ile kabul edildiği üzere alacağın dava tarihi itibariyle miktarının tespit edilerek bu tarih itibariyle itirazın iptaline karar verilmesi gerektiği, bu kapsamda davacı tarafından dava dilekçesinde davalının iade faturası kabul edildiğine göre, bilirkişi tarafından da tespit edildiği üzere davacının kendi defterlerine göre de davalının defterlerine göre de dava tarihi itibariyle davalıdan alacaklı olmadığı, bu nedenle davanın reddinin gerektiği, davacının takip yapmakta kötüniyetli olduğunu gösterir delil bulunmaması nedeniyle davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddinin gerektiği kanaatine varılmış, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere, 1-Davanın REDDİNE, 2-Davalının kötü niyet tazminat talebinin REDDİNE, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan vekalet harcına ilişkin 87,50 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,6-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,7-Davalı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri (16.030,27 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 uyarınca hesaplanan 16.030,27 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,8-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 12/05/2026