İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin, tüzel kişiliği sona ermiş şirketin eski çek yapraklarının hukuki geçerliliğinin tespiti ve banka kayıtlarının düzeltilmesi talepli davasını aktif dava ehliyeti eksikliği nedeniyle usulden reddeden kararı.
Özet: Bir şirketin ortağı tarafından açılan ve şirketin 2015 yılında feshedilmesi, dolayısıyla hukuki kişiliğini yitirmesi nedeniyle banka kayıtlarındaki belirli çeklerin teslim edilmemiş/boş olarak görünmesinin düzeltilmesi, bu çeklerin hukuki geçerliliğini yitirdiğinin tespiti ve davacının şahsına konulan ipotek üzerindeki engelin kaldırılması taleplerini içeren dava, mahkeme tarafından şirketin dava tarihinde aktif dava ehliyetine sahip olmadığı tespit edildiğinden, usulden reddedilmiştir.

T.C.

İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/72 Esas
KARAR NO : 2026/367
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 26/01/2026
KARAR TARİHİ : 02/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ...Tic. Ltd. Şti.'nin %50 ortağı bulunduğunu, Şirket 2015 yılında re'sen terke düşmüş olup bu husus Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edildiğini, davacıya ait çek defterleri geçmiş yıllarda ... Bankası A.Ş. tarafından teslim edildiğini, banka kayıtlarında söz konusu çek yapraklarının “teslim edilmemiş / boş” olarak görünmesi, gerçeğe aykırı bir kayıt niteliğinde olduğunu, çek defterlerinin tamamının taraflarına geçmiş yıllarda teslim edilmiş olup, aradan geçen uzun zaman nedeniyle bu iki yaprağın fiziki akıbetinin hatırlanamadığını, söz konusu çek yaprakları ile ilgili olarak bugüne kadar herhangi bir protesto, icra takibi, dava veya hukuki ihtilaf bulunmadığını, 3/A. Şirketin 2015 yılında re'sen terke düşmüş olması, tüzel kişiliğinin fiilen sona ermiş olması ve o tarihten bu yana hiçbir ticari faaliyetinin bulunmaması karşısında; söz konusu çek yapraklarının üçüncü kişilerce kullanılması, piyasada bulunması veya hukuki sonuç doğurması hayatın olağan akışına açıkça aykırı olduğunu, çeklerin ibraz süreleri, zamanaşımı ve takip haklarının çoktan sona erdiğini, Türk Ticaret Kanunu ve çek hukukunun genel ilkeleri gereği hukuken herhangi bir geçerlilikleri ve risk unsurlarının kalmadığını, banka kayıtlarındaki bu gerçeğe aykırı görünüm nedeniyle davacı kendi şahsı adına konulmuş ipotek kaldırılmamakta olup, bu kayıt doğrudan kendi şahsını mağdur ettiğini, aradan geçen uzun süre, herhangi bir talep veya takip bulunmaması ve çeklerin hukuki sonuç doğurma kabiliyetini yitirmiş olması karşısında; bu çek yapraklarının bankacılık sisteminde aktif tutulmasının hukuki bir dayanağının kalmadığını, ... Bankası A.Ş. kayıtlarında “teslim edilmemiş / boş” olarak görünen ... ve ... numaralı çek yapraklarına ilişkin kayıtların gerçeğe aykırı hale gelmiş olması nedeniyle düzeltilmesine, söz konusu çek yapraklarının, Şirketin 2015 yılında re'sen terke düşmüş olması, aradan geçen uzun süre ve herhangi bir takip veya ibraz bulunmaması nedeniyle hukuki geçerliliğini yitirdiğinin ve hükümsüz olduğunun tespitine, bu kayıtlar nedeniyle kendi şahsı adına konulan ipoteğin kaldırılmasına engel teşkil eden durumun ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu çeklerin davacıya teslim edildiğini, ancak ibraz edilmediğini, bu nedenle, banka kayıtlarında boş (herhangi bir ibraz görmemiş, karşılıksız/ödeme kaydı bulunmayan) olarak gözüktüğünü, söz konusu çek asıllarının iptal talebi ile Müvekkili Banka'ya ibraz edilmediğinden kayıtların fiili gerçeğe uygun olarak boş olarak sistemde işli olduğunu, davaya konu edilen çekler bakımından zamanaşımı süresi işlemeye başlamadığından, dolmasından bahsedilmesinin de mümkün olmadığını, davacının çek iptal davası açma hakkı bulunmadığı gibi, aksinin kabulü halinde de müvekkili banka'ya husumet yöneltilmesinin de mümkün olmadığını, çek iptal davasında müvekkili banka'ya husumet yöneltilmesinin de usul ve hukuka aykırı olduğunu, Münfesih olan davacı Şirketin, aktif dava ehliyeti bulunmadığından davanın dava şartı yokluğundan reddine , arabuluculuğa başvurma dava şartı tamamlanabilir bir dava şartı olmadığından, davanın açıldığı sırada bu dava şartının bulunmadığı belirlenerek davanın dava şartı yokluğundan reddine ,davanın, Müvekkili Banka açısından husumet yönünden reddine, Nihayetinde esasa ilişkin savunmaları da dikkate alınarak Müvekkili Banka yönünden davanın reddine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, davaya konu çeklerin hükümsüz olduğunun tespiti talebine ilişkindir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Davacı şirketin 09.10.2015 tarihinde ticaret sicilinden terkin edildiği,tüzel kişiliği ve buna bağlı olarak hak ehliyetinin sona erdiği anlaşıldığından bu şirketin davada taraf ve dava ehliyetine sahip olamayacağı; eldeki davada davacı tarafa davadan önce tüzel kişiliği ve hak ehliyeti sona eren davacı şirketin ihyasını sağlaması için süre verilerek davaya devam edilebilmesinin hukuken mümkün olmadığı, şirket adına açılan davada aktif dava ehliyetinin bulunmadığı anlaşılmakla, açılan davanın H.M.K.'nun 114/d maddesi delaletiyle aynı kanunun 115/2. maddesine göre usulden reddi yoluna gidilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın USULDEN REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 732,00 TL maktu red karar harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi gereğince hesap olunan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE,
4-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından takdirine yer olmadığına,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/06/2026
Katip
e-imzalıdır.
Hakim
e-imzalıdır.