Hırsızlık olayı sonrası alarm sisteminin arızalanması nedeniyle sigorta şirketince ödenen 50.000 TL bedelin üreticiden halefiyet esasına dayalı rücuen tahsili istemli itirazın iptali davası.
Özet: Sigorta şirketinin, hırsızlık nedeniyle sigortalısına ödediği 50.000 TL bedeli, arızalı olduğu iddia edilen alarm sisteminin üreticisi olan davalı şirketten halefiyet ilkesine dayanarak rücuen tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali talebini içeren bu davada; davacı şirket, alarm sistemindeki ayıp nedeniyle hasar oluştuğunu ve üretici davalının sorumlu olduğunu iddia ederken, davalı şirket alarmın abonenin iletişim hattındaki kopmalar sebebiyle çalışmadığını ve sözleşme gereği hırsızlık zararlarından sorumlu olmadığını savunmaktadır.

T.C.
İSTANBUL2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : 2024/344 EsasKARAR NO : 2026/450DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)DAVA TARİHİ : 02/06/2024KARAR TARİHİ : 02/06/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin alacağına kavuşamama ihtimaline binaen, alacak tutarında yüksek olması da dikkate alınarak ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini, arabuluculuk faaliyetine rağmen davalı tarafla anlaşma sağlanamadığını, dava dışı sigortalı ... ile müvekkili şirket arasında ...Poliçesi akdedildiğini, sigortalıya ait işyeri davalı tarafından üretilen alarm sistemi ile korunmakta olduğunu, ilgili alarm sisteminin devreye girmediğini, sigortalı işyerine hırsız girdiğini, sigortalı işyerine takılan işyerine takılan alarm sistemindeki ayıp niteliğindeki arıza nedeniyle hasar meydana geldiğini, üretici olan davalı tarafın sorumluluğu bulunmadığını, davalı borçlu hakkında başlatılan icra takibinin hukuka uygun olduğunu, davalının menkul ve gayrimenkulleri ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise ihtiyati tedbir kararı verilmesini, ... 24. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazın 50.000,00 TL alacak açısından iptali ile takibin 09/09/2023 tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yasal faizi ile birlikte devamına, dava dilekçesi ve eklerinin davacı asile tebliğ edilmesine, davalının en az %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 257. maddesi gereğince ihtiyati haciz kararı verilmesi için gerekli şartlar somut olay bakımından oluşmadığını, dava dışı abonenin, müvekkili şirkete ulaşarak iş yerinde hırsızlık olayının yaşandığını iddia ettiğini, müvekkili şirket tarafından sistem kontrolünün sağlanması için hırsızlık iddiasına konu adrese teknik servis ivedilikle yönlendirildiğini, 04.07.2023 tarihinde teknik servis tarafından yapılan kontrollerde abonenin ... hattındaki iletişim kopmaları sebebiyle alarm sisteminin merkeze hırsızlık sinyali iletmediğini, aboneye ait alt yapıdan kaynaklı kopmalarının meydana geldiğinin tespit edildiğini, bununla birlikte dava dışı abonenin alt yapı sorunlarına istinaden 24.07.2023 tarihinde müvekkili şirketin çağrı merkezini arayarak .... ve ek detektör talebinde bulunulduğunu, 26.07.2023 tarihinde verilen teknik destek ile ... ve ek ürünlerin montajı gerçekleştirildiğini, kale alarm abonelik sözleşmesi hırsızlık, yangın gibi olaylara karşı sigorta hükmünde olmadığından ve müvekkili şirketin böyle bir taahhüdü de bulunmadığından haksız davanın reddi gerektiğini, söz konusu abonelik sözleşmesinin 5.3 maddesinde bu hususun belirtildiğini, sözleşme hükümleri incelendiğinde müvekkili şirketin böyle bir taahhüdünün bulunmadığı ve zarardan sorumlu olmadığının belirtildiğini, bu hususta sigortalı dava dışı ... ve müvekkili şirketin serbest iradeleri ile ilgili sözleşme hükümleri üzerinde anlaştıkları görüleceğinden hırsızlık olayı nedeniyle müvekkilinin sorumlu olmadığının açıkça ortada olduğunu, davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafta bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Toplanan Deliller:... 24. İcra Dairesi'nin... Esas sayılı takip dosyasının UYAP kayıtları, ... Sigorta Anonim Şirketi'nden ... numaralı hasar dosyası evrakları, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyasının UYAP kayıtları,.... Merkezi Amirliği'nden .... olay sırasına kaydı yapılan 28/06/2023 tarihli hırsızlık olayı ile ilgili evraklar, Bilirkişi ..., bilirkişi ..., bilirkişi ..., bilirkişi ...ve bilirkişi ... tarafından hazırlanan 01/05/2025 tarihli bilirkişi heyet raporu, Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 24/11/2025 tarihli bilirkişi ek raporu, Bilirkişi ...ve bilirkişi ... tarafından hazırlanan 23/02/2026 tarihli bilirkişi heyet ek raporu, ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alınmıştır. Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:Dava, davacı sigorta şirketi tarafından 26/10/2022-26/10/2023 tarihlerini kapsayan esnafım garantide plus sigorta poliçesine istinaden dava dışı sigortalı Semiha Polat'a 28/05/2023 tarihli hırsızlık eylemi sebebiyle 11/06/2024 tarihinde ödenen 50.000,00-TL bedelin, alarm sisteminin çalışmaması sebebiyle sistemin üreticisi olan ve kusurlu olduğu iddia edilen davalıdan 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesi kapsamında halefiyete dayalı rücu istemiyle yürütülen ... 24.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.İtirazın iptali davası; 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre, bu davanın açılabilmesi için:1-İlamsız takip yapılmış olması,2-Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,3-Alacaklının, itirazın kaldırılması için İcra mahkemesine başvurmaması,4-İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının 1 yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının bir arada gerçekleşmesi gerekir.Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran, itirazla duran takibin devamınını amaçlayan bir dava olup yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır.Somut olayda, ... 24.İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı takip dosyasının tetkikinde; alacaklı davacı tarafından borçlusu davalı aleyhine, 08/01/2024 tarihinde, 50.000,00-TL asıl alacak ve 1.454,79-TL işlemiş faiz toplamı olan 51.454,79-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağının "rücu bedeli 09/09/2023 (27.06.2023 tarihinde ... adresinde bulunan ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalanan işyerinde meydan gelen hırsızlık olayı neticesinde sebebiyet verdiği zarar nedeniyle sigortalıya 50.000,00-TL tazminat ödenmiştir" bedeli şeklinde gösterildiği, ödeme emrinin borçluya 09/01/2024 tarihinde tebliği üzerine yasal süresinde olan 12/01/2024 tarihli itiraz ile takibin durduğu, davalı tarafından borca, fer'ilerine itiraz edildiği, itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği, öyleyse eldeki itirazın iptali davasının yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde olan 02/06/2024 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.Dava konusu uyuşmazlıkta, davacı ... Şirketi tarafından dava dışı sigortalı Semiha Polat ile 26/10/2022-26/10/2023 tarihlerini kapsayan esnafım garantide plus sigorta poliçesi düzenlendiği, 28/05/2023 tarihli hırsızlık eylemi sebebiyle davacı tarafından sigortalısına 11/06/2024 tarihinde 50.000,00-TL bedelin ödendiği, alarm sisteminin çalışmadığı iddiasıyla sistemin üreticisi olan ve kusurlu olduğu iddia edilen davalıdan 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesi kapsamında halefiyete dayalı rücu istemiyle ... 24.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı icra takibinin başlatıldığı, takibe yapılan itiraz üzerine itirazın iptali istemiyle işbu davanın açıldığı görülmüştür.Tüm dosya kapsamına, hasar dosyası içeriğine, akdedilen sözleşme içeriklerine, taraf ticari defter ve kayıtlarına, taraf iddia ve savunmalarına göre, dava konusu hırsızlık eyleminin gerçekleşmesinde davalı şirket tarafından üretilen alarmın çalışmamasının/devre dışı kalmasının etkili olup olmadığı, alarm sisteminin kullanıcı tarafından devre dışı bırakılıp bırakılmadığı, meydana gelen zararda davalının kurduğu alarm sisteminin tesirinin olup olmadığı, bu itibarla davalının kusurunun bulunup bulunmadığı, dava dışı sigortalı tarafından güvenliği artırıcı başkaca emniyet sistemlerine başvurulmamış olması halinde izafe edilebilecek bir müterafik kusuru olup olmadığı, gerçek zarar miktarının ne olduğu, ödeme miktarının gerçek zarar ile uyumlu olup olmadığı, davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalıya yapılan ödeme miktarının yerinde olup olmadığı, zaman dikkate alındığında alarm sistemi zamanında çalışsaydı meydana gelme ihtimali bulunan zarar olup olmadığı, varsa ne miktarda olabileceği, 6102 sayılı TTK'nın 1472 maddesinde düzenlenen rücu şartlarının oluşup oluşmadığı, davacı tarafından yapılan ödemenin lütuf (ex gratia) ödemesi olup olmadığı, poliçenin hırsızlık rizikosunu kapsayıp kapsamadığı, sözleşmedeki sorumsuzluk düzenlemesinin davacı sigorta şirketi bakımından bağlayıcı olup olmayacağı hususlarında ayrıntılı ve denetime elverişli rapor tanzim edilmesi amacıyla dosyanın mali müşavir bilirkişi, alarm cihazları ve güvenlik sistemlerinde uzman bilirkişi, sigortacı bilirkişi, makine mühendisi bilirkişi ve sözleşmeler hukukunda uzman akademisyen bilirkişiye tevdine karar verildiği, tanzim edilen bilirkişi heyet raporu ile, alarm sisteminin olay anında devreye girmediği, alarm firması olan davalı ile dava dışı abone arasında sözleşme kapsamında sistemin düzenli test edilmesi ve bakımının yapılması gerektiğinin belirtildiği, davalı alarm firmasının yalnızca ... tabanlı bir sistem sunması ve daha güvenilir iletim yöntemleri hakkında dava dışı aboneyi bilgilendirmemesinin eksik hizmet olarak değerlendirildiği, alarm izleme merkezine normal koşullarda ... metoduyla günlük en az 3 sinyalin ulaşması gerekirken, sözleşme formunda açılış ve kapanış takibi istenmediği için en az 1 test sinyalinin geleceği, olay günü ve öncesine ait log kayıtlarının mevcut olmadığı ve bu durumun alarm izleme merkezinin sorumluluğunu arttırdığı, dava dışı abonenin de düzenli test ve kontrol yükümlülüğünün olduğu, bu nedenle tarafların ortak sorumluluk taşıdığı, öyleyse davalı alarm firması ile dava dışı abonenin sorumluluklarının %50-%50 olarak değerlendirilmesi gerektiği, çalınan söz konusu makine ve el aletlerinin fatura tarihi, kullanımı, ve amortisman payının da dikkate alınması ile olay tarihi itibariyle toplam değerlerinin 39.877,66-TL olduğu, davalının kusuru nispetinde hesaplandığında ödemenin 19.938,83-TL'Lik kısmının davalıdan rücu edilebileceği görüş ve kanaatinin bildirildiği, bilirkişi heyeti kök ve ek raporlarının dosya kapsamındaki delillerle uyumlu olup denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, raporlara itibar edilmemesini gerektirir sebep bulunmadığı değerlendirilmiştir.Taraf iddia ve savunmalarına, toplanan delillere ve bilirkişi heyeti kök ve ek raporuna göre, davacı sigorta şirketinin meydana gelen zarar bakımından davalının kusuru nispetinde rücu hakkına sahip olduğu, olay tarihi itibariyle toplam değerlerinin 39.877,66-TL olduğu, dava dışı abonenin de düzenli test ve kontrol yükümlülüğünün olması ve davalının eksik hizmet sunması nedeniyle davalı alarm firması ile dava dışı abonenin sorumluluklarının %50-%50 olarak değerlendirilmesi gerektiği, davalının kusuru nispetinde hesaplandığında ödemenin 19.938,83-TL'Lik kısmının davalıdan rücu edilebileceği kanaatine varılmıştır.Tüm bunlarla birlikte takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeye borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, ... Esas,...Karar; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.06.2006 tarih...Esas,... Karar sayılı kararı). Davacının talebine konu olan likit (belirlenebilir) olmayıp bilirkişi raporu ile rücu şartlarının oluşup oluşmadığı, zarar tutarı ve kusur belirlendiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine ve davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle;Davanın KISMEN KABULÜ ile,1-Davacı tarafından davalı aleyhine yürütülen ... 24.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin 19.938,83-TL asıl alacak üzerinden aynı koşullar altında DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin reddine,2-İcra takibine konu alacak likit (belirlenebilir) olmayıp bilirkişi raporu ile tespiti gerektiğinden yasal şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine, 3-Asıl alacak olan 19.938,83-TL'ye takip tarihi olan 08/01/2024 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına,4-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilmesi gereken dava değeri üzerinden (19.938,83-TL) alınması gereken 1.362,02-TL harçtan peşin yatırılan 596,61-TL harcın mahsubu ile bakiye 765,41-TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,5-Davacı tarafından dava açılırken peşin yatırılan 596,61-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davacı tarafından yapılan 30.000,00-TL bilirkişi ücreti ile, 397,00-TL posta ve tebligat gideri toplamı olan 30.397,00-TL'nin davanın kabul ve red oranları dikkate alınarak hesaplanan 12.121,61-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan 18.275,39-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,8-Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 19.938,83-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,9-Davalı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 30.061,17-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,9-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin, a)Davanın kabul oranına isabet eden 1.435,60-TL'sinin davalıdan,b)Davanın red oranına isabet eden 2.164,40-TL'sinin davacıdan 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına, 10-6100 sayılı HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde kullanılmayarak artan bakiye gider avansının ilgilisine iadesine,Dair, e-duruşma ile katılan davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.02/06/2026 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır