Uluslararası taşıma sözleşmesinden kaynaklanan navlun alacağı, gecikme cezai şartları ve itirazın iptali davasına ilişkin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, uluslararası taşıma sözleşmesinden doğan bir "itirazın iptali" davasını incelemektedir; davacı taşıyıcı, sözleşme kapsamında sunduğu hizmetlere karşılık 23.210 USD bakiye navlun alacağının tahsili için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini talep ederken, davalı taşıtan ise taşıyıcının 15 taşımadaki ciddi gecikmeleri nedeniyle, sözleşmede belirlenen günlük 100 Euro gecikme cezaları, normal taşıma süresinin iki katını aşan gecikmelerde navlun ödenmeme şartı ve müşterilerine ödemek zorunda kaldığı 25.000 USDlik zararın kendi alacaklarından düşülmesini veya tahsilini talep ederek, takas ve mahsup iddialarında bulunmaktadır.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ43. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: 2022/1487 KARAR NO: 2026/809T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: 08/04/2022NUMARASI: 2019/874 Esas - 2022/401 KararBİRLEŞEN .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2020/48 ESAS VE 2020/130 KARAR SAYILI DOSYASIDAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/04/2026Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı-birleşen dosya davacısı vekili ile davacı-birleşen dosya davalısı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİASIL DAVADA DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında uluslararası taşıma hizmeti ile ilgili 28.06.2019 tarihli sözleşmenin yapıldığı, bu taşıma sözleşmesinde söz konusu navlun İkitelli-... boşaltma için olduğu, taşıma işine karşılık gelen bedelden kalan 23.210 USDlik bakiye borcun ödenmediği, ödenmeyen faturalar için davalı aleyhine ....İcra Müdürlüğünün ... E, Sayılı dosyası ile takibe geçildiği ilamsız takibin davalı tarafa 14.10.2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalının takibe 17.10.2019 tarihinde itirazı neticesinde takibin durduğu, itiraz edilen icra takibi, kesilen faturalar, taşıma sözleşmesi ve cari hesaba dayanmakla olup, ödenmeyen faturaların ticari defter ve belgelerde sabit olduğu, alacağın likit olduğu ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekeceğini belirterek davacı vekili davanın kabulü ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını arz ve talep etmiştir.CEVAP: Taraflar arasında 28.06.2019 tarihli Türkiye-......arasında yapılacak toplam 30 adet taşımaya ilişkin sözleşme imzalandığı, davacı tarafın 15 taşımayı gecikmeli yaptığından müvekkil şirketin müşterisinin taşımaları başka firmalara yaptırdığını, Sözleşme uyarınca geciken her gûn için 100,00 EURO, taşımada gecikme taşıma süresi iki kat geçerse navlun Ödenmeyeceği, bunun yanında müvekkil şirket ve müşterisi nezdinde doğacak tüm zararların da ödeneceği, ( Sözleşme Mad. 3/3 ve 3/13,3/5, 3/16, 3/23, 3/26) davacı tarafında kabulünde olan hususlar ve taşıma belgelerinden görüleceği üzere, davacı tarafın gecikmelere sebep olduğu, müvekkilin İtibar ve maddi kaybına sebep olduğu, bu nedenle de davacı tarafa cezai şartlara yönelik faturaların kesildiği, davacı alacağından takas mahsup yapıldığı, tüm taşımaların max. Taşıma gününün 12 gün olduğu, bu hususun davacı müşteri temsilcisi ve operasyon sorumlusu ... tarafından firmaya gönderilen 28.06.2014 tarihli saal 1,24 te gönderilen e-mailde beliılendiğird, davacı tarafın 4 taşımada normal sürenin İki katım aştığı, bu nedenle davacı tarafa sözleşme Mad. 3/3 gereği navlun iadesi bedelleri iade faturası kesildiği ve cari hesabından takas mahsup yapıldığı, 4 adet navlun iade faturası düzenlendiği, yaşanan 49 günlük gecikme için 49x100 EURO (KUR: 1 Euro=1.097 USD)- 5.371 USD tutarında 04.10.2019 tarihli ... fatura düzenlenerek davacı cari hesabından takas/mahsup yapıldığı (Genel olarak toplam da: 28.971 USD iade faturası) davalının geç teslimler nedeniyle müşteri kaybına uğradığı ve müşterisine gecikme bedeli olarak 25.000 USD fatura bedel (147.280,00 TL) zarar faturasını 18.10.2019 tarihinde ödemek zorunda kaldığını, ... Noterliğinin 22.08.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile gecikme nedeni ile oluşan zarar ve ziyanın yansıtılacağının ihtar edildiğini belirterek davalı vekili davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını arz ve talep etmiştir.BİRLEŞEN DAVADADAVA : Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin lojistik sektöründe uluslararası taşımacılık depolama dağıtım alanında çalışmakta olduğunu, müvekkili şirket ile davalı şirketin 28/06/2019 tarihinde taşıma sözleşmesi imzalamış olduklarını, bu sözleşmenin konusunun müvekkili şirketin müşterisi olan .... Şti.ye ait yüklerin İstanbul'dan Kazakistan ...'ye taşınması olduğunu, ancak tamamen davalı şirketten kaynaklı olarak taşıma sürelerinde ciddi gecikmeler yaşanmış olduğunu, sözleşmenin 3.3 maddesine göre normal taşıma süresinin aşılması halinde taşıyıcı, taşıtan veya müşterisinin reklamasyon talepleri dahil tüm zararlarını tazmin etmekle ve ayrıca her gün için normal araçlarda 100 Euro, gabari dışı taşıma araçlarında ise 400 Euro cezai şart ödemekle yükümlüdür. Bu zararlar ve ceza taşıyıcı'nın istihkaklarından kesilebilecektir. Varışın Normal Taşıma Süresinin İki Katı Süreye Uluşması Halinde Taşıyıcıya Navlun Ödenmeyecektir. Şeklinde belirtilmiş olduğunu, bu maddeye göre, varış süresinde ciddi gecikmeler olduğu için müvekkilinin ödemiş olduğu navlun bedelinin iadesi için davalı şirkete fatura kesmiş olduğunu, ancak davalı şirketin navlun iade bedeli ücretini ödememesi üzerine .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatılmış olduğunu, davalı şirketin faturaları ödemediği gibi haksız olarak başlatılan icra takibine de itiraz ettiğini, dava konusu sözleşleme ile taşıtılacak malların İkitelli/... arasında toplam 30 tır ile taşınacağı şekilnde anlaşılmış olduğunu, navlun ücretlerinin müvekkili şirket tarafından eksiksiz ve zamanında ödenmiş olduğunu beyanla; itirazın iptaline, takibin devamına, takip konusu alacağın %20 sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; iş bu dava ikame edilmeden önce davacı şirket hakkında Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/874 Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığını, öncelikle iş bu davanın Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/874 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep ettiklerini, taraflar arasında yapılan 28.06.2019 tarihli taşıma sözleşmesinde, taşımaya ilişkin bir süre konulmamış olduğunu, bu nedenle taşımanın zamanında yapılıp yapılmadığının CMR Konvensiyonu 19.maddeye göre belirleneceğini, (Madde 19 yük kararlaştırılan zaman süresi içinde teslim edilmemiş ise veya kararlaştırılmış zaman süresi olmadığı hallerde, taşımanın normal süresi ve özellikle parçalı yüklerde tüm yükü bir araya getirmek için gerekli zaman, çalışkan bir taşımacıya gerekli zamanı geçiyorsa teslimde gecikme var demektir) davalı şirketin taşımalarla ilgili gereken tüm özeni yerine getirerek taşınan malları eksiksiz ve hasarsız bir şekilde CMR konvensiyonu çerçevesinde makul süre içerisinde teslim etmiş olduğunu, davacı şirketin iddia ettiği gibi yaşanan gecikmelerin hiçbirini kabul etmediklerini, ayrıca davacı şirketin dava dilekçesinde belirttiği 3.kişilere karşı tazminat sorumluluğunu da kabul etmediklerini beyan ederek; davanın reddine, asıl alacak üzerinden %20 oranından az olmamak üzere icra inkar tazminatının karşı tarafa yükletilmesine, yargılama giderini ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Taraflar arasında taşıma süresinin 12 gün olarak kararlaştırıldığı dosya arasındaki mailden anlaşılmakla ,Uluslararası Nakliyeciler Birliği'ne yazılan müzekkere uyarınca da taşıma süresinin yoğunluk durumunda 12 günde gerçekleştirilebileceği anlaşılmıştır.İki taşıma dışındaki taşımaların geç yapıldığı davacının da kabulündedir. Davalı/karşı davacının taşımaların geç yapılması sebebi ile zarara uğradığına yönelik ve bu sebeple navlun iadesine konu yansıtma bedellerinin davacı fiili taşıyan alacağından mahsup talebi yerindedir.Zira CMR konvansiyonu hükümlerine göre gecikme halinde TTK m.875 hükmü gibi doğrudan navlundan düşme söz konusu değildir ancak; gecikmenin zarara sebebiyet verdiği durumlarda taşıyıcı CMR 17 m.,19 m.,23 m. hükümlerine göre toplam navlun kadar tazminat sorumluluğu altındadır.Kaldı ki taşıyıcı sözleşme uyarınca da reklamasyon talep ve zararlarını tazmin etmeyi üstlenmiştir.Ancak davalı /karşı davacının kendi katlandığı zarar kadar iade faturası düzenlemekte haklı olacağı bu sebeple;dava dışı A ve .... Şti. tarafından 25.000 USD tutarlı ceza faturası kesildiği davalı /karşı davacı defterlerinden anlaşılmakla; bu tutarın sözleşme ve TTK hükümlerine göre geç taşıma sebebi ile kadri marufunda olup mahsuba konu tutar olacağı anlaşılmıştır. Davalı/karşı davacının toplam zarar iddiası 28.971 USD olmakla yansıtma faturası kadar takas/mahsup yapılabileceği, 25.000 USD 'nin davacı alacağından mahsubu ile 3.971,00 USD alacaklı olduğu ,yansıtma zararına katlanması gereken davacı/birleşen dosya davalısının ise asıl davada mahsup sebebi ile alacağı olmadığı tespit edilmiştir. Bu sebeple asıl davanın reddi birleşen davanın kısmen kabulü ile; İİK 67/2 uyarınca tarafların alacak iddiaları yargılamayı gerektirdiği bu sebeple likit olmadığı anlaşılmakla icra inkar ve kötü niyet tazminatı taleplerinin reddi , ..." karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu eksik incelemeye dayalı olarak tanzim edildiğini, bilirkişi raporlarından da açıkça anlaşılacağı üzere davalı taraf iddia ettiği zararına ilişkin bilgi ve belgeleri gecikmeli olarak heyete teslim ettiğini, ayrıca dosyada her türlü şüpheden uzak direkt zarara ilişkin bilgi ve belgede bulunmadığını, dolayısıyla davalının zararından söz edilemeyeceğini, tarafların ticari defter ve kayıtlarını inceleyen bilirkişi raporları dikkate alındığında davacının defter kayıtlarının şüphesiz tutulduğu ancak davalının davacı ile ilgili tuttuğu kayıtların şüpheli alacak olarak kaydedildiği görülmekte, taraflar arasında yapılan taşıma sözleşmesi sadece 2 araç için yapılmış olup araçlar için taşıma süresinin kararlaştırılmadığını, ikitelli - ... arası taşıma 12 günde yapılması mümkün olmadığını, ikitelli - ... arası bir taşıma aracının ortalama süresini anlatmaya çalıştığını, bunun üzerine bir de vladikafkaz gümrük kapısında yaşanan yoğunluk ve gümrük sıkıntıları eklendiğinde taşıma süresi minimum 19 gün olduğunu, mahkemece takdir edilen vekalet ücretlerine de itiraz ettiklerini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Davacı vekili 05/06/2022 tarihli ek istinaf beyanı ile; Davalı tarafça davacı şirkete gönderilen .... Noterliği 22.08.2019 tarih ... yevmiye numaralı ihtarname içeriğinde, istinaf dilekçesinde ısrarla üzerinde durulduğu üzere ispatlayamadığı zararın miktarının ne olduğuna ilişkin hiçbir belirtme yapmadığını, miktar belirtilmeyen ihtarnamenin temerrüde düşürmeyeceğini beyan etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dosya kapsamında davalı şirketin ticari defter ve kayıtları incelenmiş ve usulüne uygun olarak tutulduğu tespit edilen davalarda, davalı şirketin davacı/birleşen dosyada davalı firmadan 5.761,00 USD alacaklı olduğu tespit edilmiş olduğunu, yalnızca davacının defterlerinde kayıtlı olmadığı sebebine dayanarak toplam 28.971 USD tutarındaki faturalar gözetilmeden ve davacının bu aşamaya kadar hiçbir şekilde itirazının olmadığı da değerlendirilmeden, "Davalı/karşı davacının toplam zarar iddiası 28.971 USD olmakla yansıtma faturası kadar takas/mahsup yapılabileceği, 25.000 USD 'nin davacı alacağından mahsubu ile 3.971,00 USD alacaklı olduğu ," yönünde verilen kararın hatalı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.GEREKÇE:Asıl dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan navlun alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali, birleşen dava ise taşınanın geç teslimi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, taraflar arasında teslim süresine ilişkin anlaşma bulunup bulunmadığı, geç teslim bulunup bulunmadığı, davalının geç teslim nedeniyle zarara uğrayıp uğramadığı, davacının navlun alacağı davalının ise geç teslim nedeniyle tazminat alacağı bulunup bulunmadığı noktasındadır.Taraflar arasında İkitelli-... güzergahı toplam 30 tıra ilişkin taşıma sözleşmesi imzalanmıştır.Asıl davada davacı takip alacaklısı... Limited Şirketi tarafından, davalı takip borçlusu ... Anonim Şirketi hakkında, .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, "11 adet faturanın ödenmemiş kalan toplam alacağı" sebebine dayalı olarak 131.990,63 TL asıl alacağın, 3.304,29 TL işlemiş faiziyle birlikte tahsili istemiyle 01/10/2019 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, takip borçlusunun itirazı üzerine takip durmuştur.Birleşen davada davacı takip alacaklısı ... Anonim Şirketi tarafından, davalı takip borçlusu... Limited Şirketi hakkında, .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, "asıl alacak" sebebine dayalı ve cari hesap ekstresi ekli olarak 5.761,00 USD asıl alacağın tahsili istemiyle 14/10/2019 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, takip borçlusunun itirazı üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki asıl ve birleşen davalar açılmıştır. Asıl dava dosyasında ayrıca davalının takas-mahsup talebi de bulunmaktadır.Taraflar arasında taşımaların yapılmadığına ilişkin bir ihtilaf bulunmamakta olup, ihtilaf geç teslim, geç teslim nedeniyle zarar ve varsa bu zararın taşıyıcıdan istenip istenemeyeceği noktasında toplanmaktadır.CMR Konvansiyonu'nun 1. Maddesinde, sözleşmenin, sözleşmede belirtildiği gibi yükleme yeri ve teslim için belirlenen yerin en az biri akit ülke olan iki ayrı ülkede olması halinde, tarafların ikametgahı ve milliyetine bakılmaksızın ücret karşılığında yüklerin taşıt ile karadan taşınmasına ait her mukaveleye uygulanacağı düzenlenmiştir. Bu kapsamda davaya konu taşıma İkitelli-... arasında yapıldığından söz konusu taşımaya CMR(Konvansiyon) hükümlerinin uygulanması gerekir.CMR'nin 19. maddesine göre, yük kararlaştırılan zaman limiti içinde teslim edilmemiş ise veya kararlaştırılmış zaman limiti olmadığı hallerde, taşımanın normal süresi ve özellikle parçalı yüklerde tüm yükü bir araya getirmek için gerekli zaman, gayretli bir taşımacıya gerekli zamanı geçiyor ise teslimde gecikme var demektir. CMR'nin 23/5. maddesine ise, gecikme halinde, hak sahibi zarar ve ziyanın bundan ileri geldiğini kanıtlarsa, taşımacı bu zarar ve ziyan için taşıma ücretini geçmemek üzere tazminat öder, şeklinde düzenlenmiştir.Taraflar arasındaki sözleşmede ise, normal taşıma süresinin aşılması halinde taşıyıcının, taşıtan ve/veya müşterisinin reklamasyon talepleri dahil tüm zararlarını tazmin etmekle ve ayrıca her gün için normal araçlarda 100 Euro ve gabari dışı taşıma araçlarında ise 400 Euro cezai şart ödemekle yükümlü olduğu, bu zararlar ve cezanın taşıyıcının istihkakından kesilebileceği, varışın normal taşıma süresinin iki katı süreye ulaşması halinde taşıyıcıya navlun ödenmeyeceği düzenlenmiştir.Ancak, CMR'nin 41/1. Maddesine göre, madde 40 hükümleri saklı kalmak koşuluyla bu Sözleşmenin hükümlerini doğrudan doğruya veya dolayısıyla ihlal eden her türlü koşul hükümsüzdür. Böyle bir koşulun hükümsüzlüğü, mukavelenin diğer hükümlerinin hükümsüzlüğünü gerektirmez.Taşıma hukuku alanında düzenlenen milletlerarası sözleşmelerde yer alan hükümler, emredici niteliğe sahiptir. Bu durum, CMR için de geçerlidir. Zira, CMR m. 41/1 uyarınca, Sözleşme hükümleri emredicidir ve Sözleşme hükümlerini ihlal eden her şart hükümsüzdür. Bu bakımdan CMR’de, taraflara oldukça sınırlı irade serbestisi tanındığını ifade etmek mümkündür. Taşıma sözleşmesinin, CMR hükümlerini ihlal eden şartları, m. 41/1 uyarınca geçersiz sayılır; fakat bu şartlar, CMR m. 41/1 ikinci cümlesi uyarınca, taşıma sözleşmesinin diğer hükümlerinin geçersizliğini gerektirmez; geçersizlik, yalnızca aykırı şartlar bakımındandır. Taraflar CMR m. 23/5 hükmüne aykırı olarak daha fazla veya daha az tazminat ödeneceğini kararlaştıramayacakları gibi gecikme halinde taşıyıcının cezai şart ödeyeceğini kararlaştıramazlar. Zira bu durum CMR m. 41/1'e aykırılık teşkil eder.CMR m. 41/1 uyarınca, Sözleşme hükümlerinin emrediciliği konusunda CMR m. 40 hükmü saklı tutulmuştur. CMR m. 40’ta, birden çok taşıyıcı tarafından yapılan taşımalarda, taşıyıcıların rücu ilişkilerini, CMR m. 37 ve m. 38’den farklı olarak, kendi aralarında bağlayıcı olmak üzere düzenleyebileceği belirtilmektedir. Bu hükümle alacaklıya davalı müteakip taşıyıcı tarafından ödenmiş tazminatın diğer müteakip taşıyıcılar arasında taksimine ve bu amaçtaki rücu talebine yönelik CMR m. 37 ve 38'den farklı düzenleme getirme imkanı verilmiştir. Dolayısıyla bu hüküm, CMR m. 37 ve 38’de yer alan düzenlemelerde, yalnızca taşıyıcılar arasında bağlayıcı olmak üzere değişiklik yapılabileceğini ifade eder; eşya ilgilisine karşı sorumluluk bakımından değişiklik yapılması imkânı tanımaz. CMR m. 37 ve 38'deki düzenlemeler ise tazminat ödemiş taşımacının, bu tazminat üzerinden ödediği faiz ve yaptığı sarflarla birlikte tazminatı, taşımaya katılmış olanlardan geri alma(rücu) koşulları ile taşımacılardan birinin borçlarını ödeyemeyecek durumda olması halinde, ödenmesi gereken tazminat payının diğer taşımacılar arasında bölüştürülmesine ilişkin olup, gecikme halinde cezai şart öngören düzenlemeler ile gecikme halinde taşıyıcının sorumlu olacağı tazminat sınırı CMR m. 37 ve 38'deki düzenlemelerin kapsamında olmadığından bu hususlarda CMR m. 41 hükmü geçerli olacaktır.CMR m. 23 f. 5 uyarınca tasarruf hakkı sahibi, gecikme sebebiyle dolaylı zarara uğradığını ispatlarsa, taşıyıcı taşıma ücreti ile sınırlı olmak üzere zararı tazminle yükümlüdür. Tazminatın sınırını oluşturan ücret belirlenirken tüm taşıma süresi dikkate alınır, gecikmenin gerçekleştiği kısımla orantılı değerlendirme yapılmaz. Ayrıca bu ücret, zıya ve hasar sebebiyle ödenecek tazminatın tayininde hesaba katılan CMR m. 23 f. 4’teki gümrük vergisi ve diğer masrafları kapsamaz; yalnızca taşıma ücretini ifade eder. Taşıma ücretinin miktarını ispat yükümlülüğü taşıyıcıya aittir. Söz konusu tazminatın üst sınırının arttırılması, zıya ve hasar hâlinde olduğu gibi, CMR m. 26 uyarınca tarafların anlaşması sonucu özel yarar bildiren değerin taşıma senedine yazılması ile mümkündür. Ancak burada anlaşmanın geçerli olması, hükmün açık ifadesi sebebiyle taşıma süresinin taraflarca kararlaştırılması şartına bağlıdır. Aynı şekilde yine zıya ve hasar hâlinde olduğu gibi, CMR m. 29 uyarınca taşıyıcı, kendisinin veya yardımcılarının kast veya kasta eş değer kusuru söz konusu ise CMR’de mevcut sorumluluğu sınırlandırma ve savunma imkânlarından yararlanamaz. CMR m. 24’ün zıya ve hasar hâline özgü tazminatın üst sınırının arttırılması imkânı ise, gecikme zararında uygulanamaz.Yapılan bu açıklamalardan sonra somut olay değerlendirildiğinde, taraflar arasında imzalanan sözleşmede normal taşıma süresinin aşılması halinde taşıyıcının, taşıtan ve/veya müşterisinin reklamasyon talepleri dahil tüm zararlarını tazmin etmekle ve ayrıca her gün için normal araçlarda 100 Euro ve gabari dışı taşıma araçlarında ise 400 Euro cezai şart ödemekle yükümlü olduğu düzenlenmiş ise de, CMR'nin 37 ve 38. Maddesinde düzenlenen hususlar kapsamında kalmayan anılan sözleşme düzenlemelerinin CMR'nin 41/1. Maddesine aykırı olup, CMR hükümlerini doğrudan doğruya veya dolayısıyla ihlal eden bu düzenlemeler geçersizdir. Bu halda davacı fiili taşıyıcı... Limited Şirketi, davalı akdi taşıyıcı ... Anonim Şirketi'ne karşı gecikme halinde, gecikme nedeniyle meydana gelen zarar ve ziyandan taşıma ücretini geçmemek üzere sorumlu olacaktır. Gecikme nedeniyle zarar meydana geldiğini davalı ... Anonim Şirketi ispatlamalıdır.İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi kök raporunda, davacı... Limited Şirketi'nin ticari defterlerine göre 137.872,04 TL(23.210,00 USD) alacaklı olduğu, davalı ... Anonim Şirketi'nin ise ticari defterlerine göre 5.761,00 USD alacaklı olduğu, taraf ticari defterlerindeki 28.971,00 USD şeklindeki mutabakatsızlığın davalı ... Anonim Şirketi'nin düzenlediği ve davacının ticari defterlerinde yer almayan toplam 28.971,00(4*5.900-sözleşmenin 3.3 maddesine göre navlun iade bedeli açıklamasıyla ve 1*5.371,00 sözleşmenin 3.3 maddesine göre gecikme bedeli açıklamasıyla-) USD bedelli iade faturasından kaynaklandığı tespit edilmiştir. Ayrıca anılan raporda, dava dışı yük ilgilisi A ve .... Şti. adlı dava dışı yük ilgilisinin 18.10.2019 tarihli fatura ile 25.000 USD zararını 147.280 TL bedelli iade faturası ile davalı ... Anonim Şirketi'ne yansıttığı, davalının bu faturayı kayıtlarına alarak dava dışı A ve ...hesabına 25.000, USD 'yi 18.10.2019 Tarih ve ... no'lu fiş ile virman yaparak borcuna kayıtladığı belirlenmiştir.Her ne kadar dava dışı A ve .... Şti.'nin iade faturası davalı tarafından kayıtlarına alınmış ve bedeli ödenmiş ise de bu durum, gecikme nedeniyle zarar meydana geldiğini ispata elverişli değildir. Davalının, dava dışı A ve A Ltd. Şti'ye karşı taşıyıcı olması ve bu taşıma ilişkisine de CMR hükümlerinin uygulanacak olması nedeniyle dava dışı şirketin söz konusu iade faturasını CMR hükümlerine göre düzenleme şartlarının oluştuğunun ispatlanması gerekir. Davalının, CMR hükümlerine göre taşıyıcının sorumluluğunda olmayan zarar ödemelerini rücu etmesi mümkün değildir. Davalı ... Anonim Şirketi'nin dava dışı şirket tarafından kendisine düzenlenen iade faturasının düzenleme sebebini(dava dışı şirketin gecikme nedeniyle uğradığı zararı) ispat etmesi gerekir. Bilirkişi kök raporunda davalı tarafta, iş bu iade faturasının dayanağının (sebebinin) davacı tarafça neden olunan gecikmelerden kaynaklandığını ispata yarar belgeleri dava dosyasına sunulması gerekeceğinin ihtar edildiği, incelemeye esas olarak ibraz edilen evraklar incelenerek, teknik değerleme bölümünde ele alındığı belirtilmiş olmasına rağmen teknik değerlendirme bölümünde dava dışı şirketin düzenlediği iade faturasının düzenleme sebebine ilişkin olarak bir tespit bulunmamaktadır. Davalı-birleşen dosya davacısının gerek asıl dosyada gerekse birleşen dosyada taşıma belgeleri ve iade faturası dışında dava dışı A ve .... Şti. İle arasındaki hukuki ilişkiyi ve bu şirketin geç teslim nedeniyle uğradığı zararı ispata elverişli bir delil bulunmamaktadır. Davalı-birleşen dosya davacısı ... Anonim Şirketi, geç teslim nedeniyle dava dışı şirketin ve dolayısıyla kendisinin zarara uğradığını ispatlayamamış olup, CMR'nin anılan hükümleri gereğince davalının düzenlediği ve davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmayan 5 adet faturanın düzenlenmesine temel teşkil eden taraflar arasındaki sözleşmenin 3.3 maddesinin geçersiz olması karşısında bu faturalara dayanılarak davacıdan bir talepte bulunulamayacaktır. Bu halde davalının takas-mahsup ileri sürebileceği bir alacağı bulunmamaktadı. Buna karşın taraflar arasında söz konusu taşımaların yapıldığı ve navlun bedelleri ihtilafsız olup, davalının ticari defterlerinde de kayıtlı bulunan navlun faturaları nedeniyle davalı, davacıya karşı sorumludur. Bu nedenle ilk derece mahkemesince asıl davanın asıl alacak yönünden kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile hükümde yazılı şekliyle karar verilmesi doğru görülmemiştir.Asıl davada takip öncesi işlemiş faiz de talep edilmiş ise de, karşı tarafın takipten önce temerrüte düştüğü ispat edilememiş olması ve tedarik sözleşmelerine ilişkin TTK'nın 1530. Maddesinin eldeki davada uygulanma olanağı bulunmaması nedeniyle söz konusu talep yerinde görülmemiştir.Asıl dava yönünden navlun alacağı faturaya dayalı olup her iki tarafın ticari defterinde de kayıtlı olduğundan alacak likit olup, bu haliyle asıl alacak bakımından davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinin koşulları oluşmuş bulunmaktadır.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesince asıl davanın asıl alacak yönünden kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile hükümde yazılı şekliyle karar verilmesi verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle Davacı-birleşen dosya davalısı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, ilk derece mahkemesi kararının davalı-birleşen dosya davacısı yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı-birleşen dosya davacısı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;Davalı-birleşen dosya davacısı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Davacı-birleşen dosya davalısı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,A-Asıl Dava Yönünden1-Davanın kısmen KABULÜNE, kısmen REDDİNE,2-Davalı-takip borçlusunun, .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında başlatılan icra takibine vaki itirazının 131.990,63 TL asıl alacak yönünden İPTALİNE, kabulüne karar verilen asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 2/2. Maddesine göre ticari faiz uygulanmasına,3-Kabulüne karar verilen alacağın %20'si olan 26.398,12 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Reddedilen kısım bakımından davalı tarafın şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine,5-Başlangıçta peşin olarak alınan 1.634,03 TL harcın icra harcı 676,47 TL, ile birlikte alınması gerekli olan 9.016,28 TL harçtan mahsubu ile bakiye 6.705,78 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 6-Arabuluculuk aşamasında Adalet Bakanlığı tarafından ödenen arabulucu ücreti 1.320,00 TL'nin, davacı yan davasında kısmen haklı çıktığından dava konusunun toplam değerinin redle sonuçlanan kısma oranı sonucu bulunan 32,24 TL'sinin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına; dava konusunun toplam değerinin kabulle sonuçlanan kısma oranı sonucu bulunan 1.287,76 TL'sinin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 7-Davacı tarafın yargılama sırasında yapmış olduğu başvuru harcı 44,40 TL, posta ve tebligat gideri 148,50 TL, bilirkişi ücreti 1.600,00 TL olmak üzere toplam 1.792,90 TL yargılama masrafının, davacı yan davasında kısmen haklı çıktığından dava konusunun toplam değerinin kabulle sonuçlanan kısma oranı sonucu bulunan 1.749,11 TL yargılama masrafına, peşin harç 1.634,03 TL, icra harcı 676,47 TL ile birlikte eklenerek sonuç olarak 4.059,61 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dava konusunun toplam değerinin redle sonuçlanan kısma oranı sonucu bulunan 43,79 TL yargılama masrafının davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 45.000,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davalı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 3.304,29 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 10-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacıya iadesine, B-Birleşen Dava Yönünden1-Davanın REDDİNE,2-Davalı tarafın şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine,3-Başlangıçta peşin olarak alınan 404,74 TL harcın alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 327,26 TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Arabuluculuk aşamasında Adalet Bakanlığı tarafından ödenen arabulucu ücreti 1.320,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafın yargılama sırasında yapmış olduğu masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,6-Davalı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 33.701,85 TL avukatlık ücretinin davacı taraftan alınarak davalıya verilmesine, 7-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacıya iadesine,C-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;1-Asıl Dava Yönündena-Davacı... Limited Şirketi vekilince yatırılan 80,70 TL maktu istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,b-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 220,70 TL, posta ve tebligat gideri 185,50 TL olmak üzere toplam 406,20 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,2-Birleşen Dava Yönündena-Davacı ... Anonim Şirketi tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,b-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,c-Davalı... Limited Şirketi vekilince yatırılan 400,00 TL nispi istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,d-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 220,70 TL'nin davacı ... Anonim Şirketi'nden alınarak davalıya verilmesine,3-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 27/04/2026