İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, kargodan çalındığı iddia edilen çeklerle ilgili menfi tespit davasında, hamillerin kötü niyetini ispatlayamayan davacının istinaf başvurusunu reddetmiştir.
Özet: İlk derece mahkemesi, davacı şirketin kargo taşımacılığı sırasında çalındığını iddia ettiği iki çekle ilgili menfi tespit talebini, hırsızlığa dair kesin delil bulunmaması, davacının basiretli tacir yükümlülüğüne aykırı davranması ve hamiline yazılı çekleri iktisap eden davalıların kötü niyetli davrandığını ispatlayamaması gerekçeleriyle reddetmiş; ayrıca çeklerin illetten mücerret borç doğurduğunu ve keşidecinin çeki geri alma talebinde bulunamayacağını belirterek bu talebi de geri çevirmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/1456
KARAR NO: 2026/1069
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 07/03/2022
NUMARASI: 2020/741 Esas - 2022/192 Karar
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/05/2026
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket tarafından 18.11.2019 tarihinde, ... Şubesine ait, açık çek olarak boş bırakılan tutar ile 15.03.2020 keşide tarihli ...numaralı ve ... şubesine ait yine boş bırakılan tutar ile , 15.03.2020 keşide tarihli ... numaralı hamiline iki çekin davacı tarafından keşide edildiğini, davacı tarafın 18.11.2019 tarihinde iki adet çek yaprağını İstanbul ...'de faaliyet gösteren ...isimli firmaya göndermek üzere ...Şubesine teslim edildiğini, ilgili çeklerin ... şubesine ulaşıktan sonra dağıtım aracında meydana gelen hırsızlık olayı sonucunda dağıtım aracında çalındığını, sözü edilen çeklerden 15.03.2020 keşide tarihli ve ...numaralı çekin kimin elinde olduğunun hala belirsiz olduğunu,15.03.2020 keşide tarihli ... numaralı çek hakkında davalılardan ... .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip haşlatılması sebebi ile çek .... İcra Müdürlüğü kasasında olduğunu belirterek dava konusu çeklerden dolayı davacıların davalı tarafa borçlu olmadığının tespitini talep etmişlerdir.
CEVAP : Davalı .... Şti. vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacının söz konusu çeklerin kargo aracından çalındığını iddia etmiş olmasına rağmen savcılık şikayetinde çeklerin kargoda olduğunun ispatlanamadığını, davacı şirketin basiretsiz ve ağır kusurlu olduğunu, davalının dava konusu çekin meşru haklı ve iyi niyetli hamili olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Diğer davalılar tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Davacı tarafça dava konusu iki adet çekin kargo yolu ile müşterisine gönderildiğinin ve çeklerin kargodan çalındığının ileri sürüldüğü, ancak gerek bu konuda başlatılan ceza soruşturma dosyasında toplanan deliller ve gerekse mahkememize sunulan delillerden dava konusu çeklerin kargodan çalınanlar arasında bulunduğu hususunda kesin bir delil bulunmadığı gibi davacı tarafın basiretli tacir olma yükümlülüğüne aykırı bir şekilde kargo yolu ile çek göndermesinin kabul edilemeyeceği, davacı tarafın dava konusu çeklerde keşideci sıfatı ile imzasının bulunduğu, çekin hamiline olması nedeni ile çekten mündemiç hakkın zilyetliğin yolu ile devredileceği, TTK'nun 659. maddesi uyarınca davacı keşidecinin ancak senedin geçersizliğine ilişkin veya senedin metninden anlaşılan def’ilerle alacaklı her kim ise ona karşı şahsen sahip olduğu def’ileri ileri sürebileceği ve keşidecini sorumluluktan kurtulabilmesinin ancak cirantalar ve hamilin senedi iktisap ederken bilerek borçlunun zararına hareket etmiş olması hâlinde mümkün olabileceği, bu nedenle davacı tarafça davalıların senedi iktisaplarında kötüniyetli olarak hareket ederek bilerek davacının zararına hareket ettiklerinin davacı tarafça ispatının gerektiği, dava konusu çeklerin hamiline yazılı olması nedeni ile zilyetliğin devri yolu ile devredilebileceği gibi senet arkasındaki ciro silsilesinde ciranta ve son ciranta(hamil) olarak görünen davalıların mahkememizce celp olunan vergi dairesi BS-BA formlarında aralarında ticari ilişki bulunduğunun da saptandığı, mahkememizce celp olunan ceza soruşturma dosyasında hırsızlık faillerinin tespit edilememesi nedeni ile dosyanın daimi aramaya alınmış olduğu, dolayısıyla hakkında ceza soruşturması yürütülen bir davalı yetkilisinin mevcut olmadığı, netice itibariyle davacı tarafça dava konusu 15/03/2020 keşide tarihli ... seri nolu 40.000,00 TL bedelli çekin davalılarca kötüniyetli olarak ve çekin çalıntı olduğunu bilerek davacı zararına hareket ettiklerinin ispatlanamadığı gibi çekteki ciro silsilesinin görünürde düzgün olduğu ve çekin geçersizliği yönünde veya senet metninden anlaşılan bir defi ileri sürülmediği, çekin kambiyo senetlerinden olup illetten mücerret olarak borç doğuracağı anlaşılmakla davacının ispatlanamayan menfi tespit talebinin reddi gerektiği, davacı tarafça her ne kadar dava konusu çekin geri alınması talebinde bulunulmuş ise de aynı gerekçeler ile ve ayrıca keşideci çeki geri alma(çek istirdadı) talebinde bulunamayacağından (bu hakkın şartların varlığı durumunda yetkili hamile ait olması nedeni ile) bu talebin de reddi gerektiği, 15/03/2020 keşide tarihli ...seri nolu çek yönünden ise davacı tarafça bu çekin de çalınan çekler arasında yer alıp kayıp olduğu ve nerede/kimin elinde bulunduğu bilinmediği bildirildiğinden davacının henüz tedavüle konulup konulmadığı ve alacak hakkına konu yapılmadığı bir çekten dolayı menfi tespit talep etmekte hukuki yararı bulunmadığı anlaşılmakla bu çek yönünden açılan davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine, ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacının 18.11.2019 tarihinde mezkur iki adet çek yaprağını, İstanbul ...'de faaliyet gösteren ...isimli firmaya göndermek üzere ...Şubesi'ne teslim ettiğini, davacının ilgili çekleri, ... Şubesi'ne ulaştıktan sonra, dağıtım aracında meydana gelen hırsızlık olayı esnasında dağıtım aracında çalındığını, davacının ilgili çekleri, ... Şubesi'ne ulaştıktan sonra, dağıtım aracında meydana gelen hırsızlık olayı esnasında dağıtım aracında çalındığını, her ne kadar gerekçeli kararda, dava konusu çeklerin kargoda çalındığına ilişkin delil bulunmadığı belirtilmişse de, mezkûr çeklerin ... Şubesi'nden çalındığına dair evrak dosyada mübrez olduğunu, işbu hırsızlık olayı sonucunda, ilgili kargo firması suç duyurusunda da bulunduğunu, mezkûr savcılık dosyası celp edilerek hüküm verilmesi gerekirken, eksik inceleme neticesinde hüküm kurulduğunu, her ne kadar gerekçeli kararda, savcılık dosyası kapsamında hırsızlık failleri henüz tespit edilemediğinden dosyanın daimi aramaya alındığı; dolayısıyla hakkında ceza soruşturması devam eden bir davalı şirket yetkilisi bulunmadığı belirtilmişse de; savcılık soruşturmasının halen devam etmekte olduğu ve hukuk hakiminin ceza dosyası ile bağlı olmadığı gözetildiğinde; davanın reddine ilişkin kararın usul ve yasaya aykırı olduğu dava konusu ... Şubesi'ne ait, 15.03.2020 keşide tarihli ve ...numaralı çek, davacının yüklenemeyecek bir sebep olan çekin çalınması ile davacının elinden çıktığını, ilgili çekin kimin elinde olduğu halen belirsiz olduğunu, ... Şubesi'ne ait, 15.03.2020 keşide tarihli ve ... numaralı çek hakkında davalılardan .... Şti. tarafından .... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığından, işbu çek .... İcra Müdürlüğü kasasında olduğunu, 6102 sayılı TTK’nın 780, 818/1-(s) madde ve bendi yollamasıyla aynı yasanın 680. madde hükmü uyarınca; .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. nolu icra takibine dayanak ... Şubesi'ne ait, 15.03.2020 keşide tarihli ve ... numaralı çek ve halen kayıp olan ... Şubesi'ne ait, 15.03.2020 keşide tarihli ve ...numaralı çekten dolayı müvekkilin davalılara borçlu olmadığının tespiti ile ... numaralı çekin müvekkil tarafa iadesine karar verilmesi gerekmekte iken; davanın reddi yönünde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE : Dava, kambiyo senedi(çek) nedeniyle borçlu olmadığının tespiti(menfi tespit) ve çekin istirdatı davasıdır.
İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, dava konusu çeklerin kargoda çalınıp çalınmadığı ve davalının iyiniyetli yetkimi hamil olup olmadığı noktasındadır.
Davacı ... tarafından ... Şubesi nezdinde tanımlı hesaptan "Hamiline" 15/03/2020 tarihinde 40.000,00 TL bedelli ve ... nolu çek keşide edilmiştir. Bu çek sırasıyla ..., ... ve ... tarafından ciro edilerek 16/03/2020 tarihinde muhatap bankaya ibraz edilmiştir.
Davalı takip alacaklısı ... tarafından, davacı ve diğer takip borçluları hakkında, .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında, kambiyo senedine dayalı olarak toplam 43.196,23 TL alacağın tahsili istemiyle 17/06/2020 tarihli takip talebi ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatılmıştır.
Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 72. maddesi uyarınca dava konusu çeklerin kargoda çalındığı iddiasıyla borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi ve çekin iadesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.
6102 sayılı TTK'nın 763. maddesine göre, elden çıkan kıymetli evrakın ortaya çıkması halinde senedi elinde bulundurana karşı iade davası açılabilir. Ancak TTK'nın 792. Maddesi uyarınca bu hak sadece hamile tanınmış olup, keşidecinin çekin iadesi için dava açması mümkün değildir.
TTK'nın 647/1 ve 658/1. Maddelerine göre hamiline yazılı kıymetli evrak senet zilyetliğinin devri ile gerçekleşir. Dava konusu ... nolu çek hamiline düzenlenmiş olup, çekin devri için zilyetliğinin devri yeterli olduğundan bu aşamada ciro silsilesinde bir kopukluk bulunmamaktadır. TTK'nın 801. Maddesine göre, cirosu kabil bir çeki ödeyecek muhatap, cirolar arasında düzenli bir teselsülün var olup olmadığını incelemekle yükümlü ise de cirantaların imzalarının geçerliliğini araştırmak zorunda değildir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 818/1-c maddesinin atfı ile çek hakkında da uygulanacak olan TTK'nın 677. maddesine göre, bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını, sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez. TTK'nın 680. Maddesine göre de, tedavüle çıkarılırken tamamen doldurulmamış bulunan bir poliçe, aradaki anlaşmalara aykırı bir şekilde doldurulursa, bu anlaşmalara uyulmadığı iddiası, hamile karşı ileri sürülemez; meğerki, hamil poliçeyi kötüniyetle iktisap etmiş veya iktisap sırasında kendisine ağır bir kusur isnadı mümkün bulunmuş olsun.
Somut olayda, dava keşideci tarafından açılmış olup, çekteki keşideci imzası inkar edilmemiştir. Bu halde, TTK'nın 677. maddesinde düzenlenen imzaların istiklali prensibi gereği çekin kargoda çalındığı iddiası hamile karşı ileri sürülemeyecektir.
Ayrıca, davacı tarafça çekin bedel hanesinin boş olarak düzenlendiği iddia edilmiş olmakla birlikte, çekin aradaki anlaşmalara aykırı bir şekilde doldurulduğu ve diğer davalılar ve davalı hamilin poliçeyi kötüniyetle iktisap ettiği ispat edilemediği gibi iktisap sırasında kendisine ağır bir kusur isnadı da mümkün değildir. Bunun yanı sıra kambiyo senetleri illetten mücerret olup, hamile, kendinden önceki cirolara ilişkin temel ilişki ve alacağın olup olmadığını araştırma yükümlülüğü yüklenemez. Bunun gibi davalıların çeki edinme nedenini açıklama mecburiyeti bulunmamaktadır, zira aksi düşüncenin kabulü kambiyo senedinin “mücerretlik” vasfını ortadan kaldırır niteliktedir. Davalı tarafın tacir olması da, mücerretlik ilkesinden yararlanmasına engel değildir. Dava dilekçesinde geçen ...nolu çek ile ilgili olarak ise, bu çekin davalılar ile bağlantısını ispatlayacak herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı gibi bu çek yönünden ayrıca yatırılmış bir harç da bulunmamaktadır. Bu nedenlerle, ilk derece mahkemesince ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 21/05/2026