11. Ceza Dairesi, özel belgede sahtecilik suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının temyiz edilemezliği nedeniyle dosyanın iadesine ve nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün onanmasına karar verdi.
Özet: Sanık hakkında özel belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlamalarıyla yapılan temyiz incelemesinde, özel belgede sahtecilik suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının temyiz edilemez olduğu gerekçesiyle dosya iade edilmiş; nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü ise, adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrilmesi ve hak yoksunlukları gibi infaz aşamasına ilişkin yasal düzenlemelerin bozma nedeni oluşturmadığı belirtilerek yargılamanın hukuka uygun olduğu tespitiyle onanmıştır.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/303 E., 2016/120 K.SUÇLAR : Özel belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının temyizinin mümkün olmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:A. Sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan kurulan hüküm yönünden;Sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği karar tarihinde itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve Ankara 4.Ağır Ceza Mahkemesince itiraz mercii sıfatıyla gereğine tevessül edildiği anlaşılmakla, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DAVA DOSYASININ İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,B. Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm yönünden;Sanık hakkında hükmolunan adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde hapse çevrileceğine karar verilmiş ise de adlî para cezasının ödenmemesi halinde izlenecek yöntemin, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106/3 maddesinde belirtildiği ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 23.01.2018 tarihli ve 2017/12-463 Esas, 2018/20 Karar sayılı kararı uyarınca infaz aşamasında dikkate alınabileceği; sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53/3 maddesinin birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, eleştiri nedenleri dışında suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 23.03.2026 tarihinde karar verildi.