T.C. Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi Gerekçeli Kararı: Trafik kazası sonucu ölen yayanın yakınlarının manevi tazminat talebinde, istinaf sonrası kusur oranının tespiti için bilirkişi raporu alınması.
Özet: Trafik kazası sonucu vefat eden yayanın mirasçılarının davalı sigorta şirketinden talep ettiği manevi tazminat davasında, ilk derece mahkemesinin hükmettiği tazminat miktarı, kusur oranının belirlenmesinde bağımsız bilirkişi raporu alınmaksızın ceza ve maddi tazminat dosyalarındaki yetersiz ve bağlayıcı olmayan değerlendirmelere dayanılması nedeniyle istinaf mahkemesi tarafından bozulmuştur; istinaf mahkemesi, kazadaki kusur oranlarının tespiti amacıyla emekli makine mühendisi bilirkişilerden oluşacak bir kuruldan yeni bir rapor alınarak davanın yeniden görülmesine karar vermiştir.

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/433 Esas - 2025/48
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO : 2024/433 EsasKARAR NO : 2025/48HAKİM : ..... KATİP :..... DAVACILAR : 1- ..... 2- ..... 3- ..... VEKİLİ : Av. ..... DAVACI : 4-..... VEKİLLERİ : Av. ..... Av. ..... DAVALI : ..... VEKİLİ : Av. ..... DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)DAVA TARİHİ : 09/06/2020KARAR TARİHİ : 28/01/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : 05/02/2025Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirkete "Genişletilmiş Kasko Süper Oto Sigorta Poliçesi" kapsamında sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün 10/01/2020 günü ..... Bulvarı sağ şeridi takiben ..... mahallesi istikametinde seyri sırasında ..... Kavşağında görüşün açık olduğu üç şeritli düz yolda yayalara hitap eden sinyalize yaya geçidi ışığın olmadığı kavşak çıkışına geldiğinde istikametine göre solundan karşıya geçmek isteyen müvekkillerin miras bırakanı yaya ...'e, yayayı gördüğünde çarpmayı önleyici fren önlem tedbirini almayarak 2918 sayılı KTK kapsamında "aracın hızını yol görüş, hava ve trafik durumun gerektirdiği şartlara uydurmama ve diğer ihlalleri" neticesinde müvekkillerin miras bırakanının ölümüne sebep olduğunu, müteveffanın müvekkillerinden ...'in eşi, diğer üçünün de babası olduğunu, davalı şirketin sigortalısının kusuru neticesinde meydana gelen trafik kazası sonrasında müvekkillerinin miras bırakanın ölmesi neticesinde özellikle özellikle eşi diğer yandan çocukların bu ani, hiçbir sağlık problemi olmayan kişinin ölümü ile derin bir elem ve ıstıraba sürüklendiğini ve bu manevi zarar etkisini her gün ve her an müvekkillere çekilmez bir yaşamı beraberinde getirdiğini, davalının kasko poliçesi kapsamında müvekkillerin manevi tazminatlarını gidermek zorunda olduğunun açık olduğunu bildirerek her bir davalı bakımından 100.000-TL olmak üzere toplam 400.000-TL manevi tazminata hükmedilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ... nolu Kasko Poliçesi ile İhtiyari Mali Mesuliyet sigorta poliçesi ile de sigortalı olup manevi tazminat azami limitinin 100.000 TL ile sınırlı olduğunu, davacı yanın talep etmiş olduğu manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu, Borçlar Kanunu'na göre şahsi menfaatleri haleldar edilen kişilerin manevi tazminat talebine hakkı olabilmesi içinr karşı tarafın ağır kusurunun bulunmasının icap ettiğini, söz konusu olayda davacının da kusurunun olduğunu ve talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, manevi tazminatın zenginleşme aracı olamayacağını, müvekkili sigorta şirketinin poliçeden kaynaklanan manevi tazminat talebinden doğan sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, müvekkil şirket temerrüde düşmediği gibi dava açılmasına da sebebiyet vermediğini, sigortacının zarar görenin tazminat ödemeyi gerektiren belgeleri tam ve eksiksiz bir şekilde kendisine teslim etmesinden itibaren 8 iş günü içinde ödemeyi yapmadığı takdirde temerrüde düşmüş olacağını ve zarar görenin faiz hakkının temerrüt tarihinden itibaren doğacağını bildirerek davanın reddini talep ettiği görülmüştür.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, 10/01/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucunda davacıların murisinin vefatı nedeniyle oluşan manevi tazminat bedelinin tahsili istemine ilişkin olup mahkememizce ilk olarak yapılan yargılama sonunda verilen "Davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 14.500,00 TL, davacı ... için 11.500,00 TL, davacı ... için 11.500,00 TL, davacı ... için 11.500,00 TL manevi tazminatın 14/02/2020 temerrüt tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine," dair hükme karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine ..... .'nin 22/03/2024 tarih ve ..... sayılı ilamı ile "...Mahkemece, eldeki dosyada kusur raporu alınmadığı, ceza mahkemesi dosyasında ve maddi tazminat dosyasında alınan raporlar hüküm kurmaya yeterli görülerek karar verilmiş ise de, maddi tazminat dosyasında alınan raporun ilgili hakim tarafından hüküm kurmaya elverişli görülmediği ve yayanın %25 oranında tali, araç sürücüsünün ise %75 oranında asli kusurlu olduğu kabul edilerek karar verildiği, kaldı ki maddi tazminat davasında davalı sigorta şirketinin taraf olmadığı, ceza hakiminin kusur değerlendirmesinin de hukuk hakimi yönünden bağlayıcı olmadığı gözetilerek ceza mahkemesi tarafından belirlenen maddi olgularda dikkate alınarak kazanın oluşumunda kusur oranının belirlenmesi için ..... veya ..... emekli makine mühendisi bilirkişilerden oluşacak bilirkişi kurulundan rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir..." gerekçesiyle mahkememiz kararı kaldırılmıştır.Kaldırma ilamı nedeniyle dosya yeniden ele alınmış ve bu bağlamda ..... Esas sayılı dosyası fiziken celp edilmiş, ..... 'nden kusur raporu alınmıştır...... tarafından tanzim edilen 05/12/2024 tarihli kusur raporunda özetle; "...müteveffa yaya ...'in yolun karşısına kendi can güvenliği açısından kavşak girişindeki trafik ışıklarının bulunduğu yerden yapması gerekirken belirtilen bu hususa riayet etmeyip sürücülere yeşil ışık yandığı sırada geçmek isterken ilk geçiş hakkını bırakmadığı yeşil ışıkta geçen sürücünün sadmesine maruz kaldığı olayda dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareketleri ile asli kusurlu olduğu, sürücü ...'nun gündüz vakti meskun mahal içinde bölünmüş yolda seyrederken geldiği olay mahalli ışık kontrollü kavşakta her ne kadar kendisine yeşil ışık hitap ediyor olsa da yola gereken dikkatini vermesi, kavşak yaklaşımında hız azaltması gerekirken bu hususa riayet etmeyerek izlenen görüntülerden anlaşılmakla kavşak içinde sağa manevra ile şerit değiştirip kavşak çıkışında istikametine göre solundan sağına karşıdan karşıya geçmek isteyen yayaya şeridinde kalıp önlem almadan yaptığı sağ manevra ile sağ şeritte çarpmış olduğu olayda dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareketleri ile tali kusurlu olduğu, ... Olayda: müteveffa yaya ...'in %80 (yüzde seksen) oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'nun %20 (yüzde yirmi) oranında kusurlu olduğu ..." yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür. Dosyaya mübrez teknik bulgular, olayın örgüsü ile birlikte bir bütün halinde değerlendirildiğinde; gerek mahkememizce alınan kusur bilirkişi raporunda yapılan gerekse kesinleşen ..... Esas sayılı ceza dosyasında aynı yönde yapılan tespitler nazara alındığında, davacıların murisi ...'in asli, %80 oranında, davalıya sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...'nun tali, %20 oranında kusurlu olduğuna yönelik tespitin mahkememizce de benimsenmesine ve hükme esas alınmasına karar verilmiştir. Bu bağlamda, Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına ve öğretideki genel kabule göre, maddi olgunun tespitine dair ceza mahkemesi kararının hukuk hakimini bağlayacağı, ceza mahkemesinde bir maddi olayın varlığı ya da yokluğu konusundaki kesinleşmiş kabule rağmen, aynı konunun hukuk mahkemesinde yeniden tartışılmasının olanaklı olmadığı (Bu hususta: ..... .'nın 11/10/1989 tarih ve ... sayılı; 27/04/2011 tarih ve ... sayılı ilamları) da gözetilerek, müteveffanın kavşak girişindeki trafik ışıklarının bulunduğu yerden geçmeyip kontrolsüzce kavşak çıkışında sürücülere yeşil ışık yandığı sırada geçmek isterken ilk geçiş hakkını bırakmadığı yeşil ışıkta geçen aracın kendisine çarpmasına neden olduğu hususunun ceza yargılamasında maddi olgu olarak tespit edilip kesinleşmiş olması karşısında müteveffanın kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu anlaşılmakla, davacılar vekilinin aksi yöndeki itirazlarının kabulüne olanak bulunmamıştır.Sonuç olarak tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ile kaldırma ilamına istinaden yapılan ek tahkikat ile alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; 6098 TBK'nun 56/1. maddesi hükmüne göre “Hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir” hükmü ile aynı Kanun'un 51. maddesindeki “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne göre ve ayrıca her ne kadar davacıların murisinin davaya konu trafik kazasında %80 oranında, asli kusurlu olduğu anlaşılmakta ise de, davacıların murisinin asli kusurlu olmasının manevi tazminatın verilmesine engel olmayıp, hükmedilecek miktarı etkileyecek bir unsur olduğunun kabulü ile (Emsal: ..... .'nin, 01/07/2004 tarih ve ... sayılı ilamı) davacıların manevi tazminat istemleri değerlendirildiğinde; olay günü meydana gelen ve davacıların eş ve babaları olan murisinin hayatını kaybetmesine neden olan trafik kazasında her ne kadar sigortalı araç sürücüsünün %20, tali kusurlu olarak kazaya sebebiyet verdiği anlaşılmakta ise de netice olarak gerekli dikkat ve özeni göstermeden seyrine dayalı kusuru ile oluşumuna katkı sağladığı trafik kazasının davacıların eş ve babalarının hayatını kaybetmesine neden olması sebebiyle davalı sigorta şirketinin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında davacıların manevi zararlarının tazmininden sorumlu olduğu sonuç ve kanaatine varılmış, böylece, tarafların kusur durumu ile sosyal ve ekonomik durumları da göz önüne alınarak davacıların eş ve babaları olan murisinin hayatını kaybetmesi nedeniyle duydukları acı ve ızdırabın niteliği ve derinliğini hafifletebilmek amacıyla davacıları da zenginleştirmeyecek şekilde ve ilk kararın davacılar tarafından istinaf edilmesi sebebiyle usuli kazanılmış haklar da korunmak suretiyle poliçe teminat limiti dahilinde belirlenen davacı ... için 14.500,00-TL, davacı ... için 11.500,00-TL, davacı ... için 11.500,00-TL, davacı ... için 11.500,00-TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği kanaati hasıl olmuş, davacıların davalıyı davadan önce .... Noterliği'nin 05.02.2020 tarih ve ...yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 14/02/2020 tarihi itibariyle temerrüde düşürdüğü anlaşılmakla bu tarihten itibaren işletilecek, sigortalı aracın hususi araç olduğu gözetilerek, yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline yönelik olarak son tahlilde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 14.500,00-TL, davacı ... için 11.500,00-TL, davacı ... için 11.500,00-TL, davacı ... için 11.500,00-TL manevi tazminatın 14/02/2020 temerrüt tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,2-Adli yardım nedeni ile başlangıçta alınmamış olan 615,40-TL başvuru harcı ile 3.347,19-TL karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1.360,00-TL arabuluculuk ücretinin 230,64 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 1.129,36 TL'sinin davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına,4-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'nin 10/1. maddesine göre belirlenen 14.500,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'nin 10/1. maddesine göre belirlenen 11.500,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'nin 10/1. maddesine göre belirlenen 11.500,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'nin 10/1. maddesine göre belirlenen 11.500,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'nin 10/2. maddesine göre ancak ilk kararın davalı tarafından istinaf edilmemiş olduğu gözetilerek usuli kazanılmış haklar korunmak suretiyle belirlenen 7.170,00-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,9-Davacılar tarafından yapılan 885,50-TL tebligat gideri, 0,50-TL müzekkere gideri, 4.500,00-TL Adli Tıp rapor ücreti olmak üzere toplam 5.386,00-TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre belirlenen 659,79-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına,11-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 12-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ..... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 28/01/2025Katip ..... ¸e-imzalıdır. Hakim ..... ¸e-imzalıdır.