Danıştay 4. Daire, tarımsal arazi toplulaştırma işleminde kayalık alan barındıran eşdeğer olmayan parsel tahsisi nedeniyle iptal kararını onadı.
Özet: Bir arazi toplulaştırma projesinde, davacının verimli arazisi yerine kayalık ve tarımsal faaliyete elverişli olmayan yeni bir parselin tahsis edildiği gerekçesiyle açılan tahsis işleminin iptali davasında, ilk derece mahkemesi ve bölge idare mahkemesi davacının lehine karar vererek, tahsis edilen parselin eski parselle eşdeğer özellikte olmadığı ve toplulaştırma ilkelerine aykırılık taşıdığı gerekçesiyle işlemin iptaline hükmetmiş; davalı idarenin bu kararların bozulması yönündeki temyiz başvurusu ise yüksek mahkeme tarafından, alt mahkeme kararlarının usul ve hukuka uygun olduğu, temyiz nedenlerinin bozmayı gerektirmediği kanaatiyle reddedilerek, bölge idare mahkemesi kararı onanmıştır.

T.C.
D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/665Karar No : 2025/1953 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel MüdürlüğüVEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU :... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: 04/05/2012 tarih ve 28282 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 16/03/2012 tarih ve 2012/2976 sayılı Bakanlar Kurulu kararı uyarınca, Bahçelik 3. Kısım Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında, Kayseri ili, Develi ilçesi, ... Köyü' nde yer alan davacıya ait ... ada ... parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alanda yapılan arazi toplulaştırmasının anılan parsele ilişkin kısmının iptali istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının maliki olduğu ... ada ... numaralı parsele karşılık davacıya ... ada, ... numaralı parselin tahsis edildiği ancak tahsis edilen yeni parselde kayalık alanların bulunması ve bu alanlarda tarımsal faaliyetlerin yapılamaması nedeniyle dava konusu taşınmazların bulunduğu alanda yapılan arazi toplulaştırma işlemi ile davacıya eşdeğer bir yerden ve eşdeğer özellikli bir alandan tahsis yapılmadığı, tahsis işlemlerinin toplulaştırma ilke ve kurallarına uygun olmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacıya ait eski kadastro parselinin şekil bozukluklarının giderildiği, eski taşınmazın konumunun büyük ölçüde korunduğu ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.TETKİK HÂKİMİ : ...DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE :Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;1. Temyiz isteminin reddine,2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 25/03/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.