İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin incelenen kararında, taşıyıcının uluslararası kiraz sevkiyatında sıcaklık ihlali nedeniyle oluşan ürün bozulması alacağına ilişkin istinaf başvurusunun ön incelemesi tamamlanmıştır.
Özet: Bir kiraz ihracatçısı, taşıyıcı firmayı, İngiltereye FCA teslim şekliyle gönderilen ve +5°C sıcaklıkta taşınması gereken taze kirazların taşıma sırasında 18.6°Cye kadar yükselen sıcaklık nedeniyle bozulması ve 21.675,24 GBP tutarında zarara yol açması gerekçesiyle tazminat talebiyle dava etmiş; davalı taşıyıcı ise davanın CMR Konvansiyonu uyarınca 1 yıllık zamanaşımı süresi içinde açılmadığını ve iddiaların gerçeği yansıtmadığını savunarak itirazda bulunmuştur.

T.C.İZMİRBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : 2023/172 KARAR NO : 2026/897T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : 01/11/2022NUMARASI : 2022/346 Esas 2022/974 KararDAVANIN KONUSU : Alacak BAM KARAR TARİHİ : 07/04/2026Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 20.06.2020 tarihinde “....” isimli İngiltere’te bulunan şirkete 22.620,00 GBP bedelli 12 palet taze kiraz sattığını, ürünlerin taşıma süreci alıcı “....” firmasının anlaştığı ve müvekkiline yönlendirdiği .... ile gerçekleştirildiğini, müvekkili şirketin düzenlemiş olduğu ihracat faturasında ve Gümrük Çıkış Beyannamesinde de görüleceği üzere Ürünlerin Teslim Şekli “FCA-İZMİR-INCOTERMS 2010” olarak beyan edildiğini, “FCA teslim şekli taşımacıya masrafsız olarak teslim anlamına geldiğini, bu teslim şeklinde ihracatçının taşıma ve taşımacı ile ilgili hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, uluslararası nakliyeciyi bulup onunla anlaşma yükümlüğü yapma mükellefiyetinin tamamen alıcıda olduğunu, müvekkilinin FCA teslim şekli uyarınca malları hazırladığını, talep edilecek tüm evrakları hazırlayarak malların gümrük masraflarını ödediğini, 20.06.2020 tarihinde malları teslim noktasına sağlam bir şekilde götürdüğünü malların taşımacıya teslimi ile beraber sorumluluğunun son bulduğunu ve alıcıya geçtiğini, alıcı firma sözleşme uyarınca ... firmasına ürünlerin bozulmaması için sıcaklığının +5 C olması gerektiğini yazılı olarak belirttiğini, taşıma yapılan araç ile ilgili araç sıcaklık ölçümlerine göre 19.06.2020 ile 26.06.2020 tarihleri arasında araç içi sıcaklığın 18.6 C dereceye kadar çıktığının görüldüğünü, araçtaki sıcaklığın genellikle 7-8 C bandında seyrettiğini ve ürünlerin belirlenen derecede taşınmamış olması sebebi ile müvekkili şirketin ürünlerinin bozulduğunu, sözleşmede belirtilen sıcaklık değerlerine uymayan taşımacının sorumluluklarını yerine getirmediğini ve bu nedenle ürünlerde bozulmalar meydana geldiğini, ürünlerin teslim tarihi olan 27.06.2020 tarihinde CMR üzerine ürünün durumuyla ilgili not düşülerek hasarın kayıt altına alındığını ve ürünün tırdan tahliye edilerek depoya alındığını, 02.07.2020 tarihinde Nakliyat Hasar Ekspertiz Raporu alındığını ve 21.675,64 GBP tutarında ürünün zarar ziyan olduğunun tespit edildiğini, bu süreçte ilgili zararın karşılanması için her ne kadar sigortaya başvurulmuşsa da diğer davalı sigorta şirketi ilgili taleplerini reddettiğini, davalı taşıyıcı ürünleri taşırken özelikle taze kirazların bozulmaması için +5 sıcaklık derecesi belirtilmiş olmasına rağmen kirazların başka ürünlerle taşınması nedeniyle bu kurala uymayarak, taşıtın sıcaklık ayarları ile sürekli oynadığını, ürünlerin taşınması gerekenden daha yüksek sıcaklıklarda taşındığı için zayi olduğunu, ürünlerinin bozulduğunu alıcıdan öğrenen müvekkilinin ciddi zararlara uğradığını, sözleşmeye bağlılık göstereceğini düşündüğü davalı taşımacının gerekli özeni göstermemiş olması nedeniyle uğradığı zararların tazminini talep etmiş ise de zararlarının karşılanmadığını, davalıya zarar ziya miktarının 10.07.2020 tarihinde ihtar ile bildirildiğini ve ürünlerin nakliye sürecine hasarlandığı için hasarlı olarak tespit edilen tutarın müvekkil şirkete ödenmesinin talep edildiğini, ancak davalının anlaşmaya yanaşmayarak zararı karşılamadığını, davalı taşıma şirketi tarafından oluşan zararları hakkında tazminat taleplerinin de mevcut olduğunu beyanla davanın kabulü ile müvekkili şirketin alacaklı olduğu 21.675,24 GBP tutarlı bedelin 27.06.2020 Tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte fiili ödeme günü tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı Türk lirası olarak davalı taraftan tahsiline, CMR Konvansiyonu uyarınca hesaplanacak tazminatın ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; Cmr konvansiyonu madde 32/1 gereği 1 yıllık zamanaşımı öngörüldüğünü, iş bu davanın, süresinde açılmadığı için, zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, zaman aşımı süresinin Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2018/2970 E, 2019/7630 K ve 28.11.2019 tarihli ilamında da belirttiği üzere teslim tarihinden itibaren 1 yıllık süre zarfında açılması gerektiğini, teslim tarihinin 27.06.2020 olduğu nazara alındığında davanın süresinde açılmadığının aşikar olduğunu, davacı tarafın hasara ilişkin beyan ve iddialarının gerçeği yansıtmadığını, müvekkili firmaya atfettiği ısı değişiminden kaynaklı kusurun müvekkili firmanın değil davacının emtiaları sıcak yüklenmesinden kaynaklı olduğunu, davacının dosyaya sunmuş olduğu sıcaklık ölçüm grafiğinden de anlaşılacağı üzere emtiaların yaklaşık 26-27 derece gibi bir sıcaklıkta yüklendiğini, ön soğutma yapılmadan emtiaların yüklenmesi karşısında müvekkili firmaya kusur atfedilmesinin olanağı bulunmadığını, emtianın niteliği gereği çeşitli şartlarda bozulma riski olduğu taşıma başlamadan önce taşıyıcıya bildirilmesi, bildirilmemesi neticesinde eşyanın hasara uğraması halinde ise taşıyıcının taşıma başlamadan önceki işlemlerden (taşıt veya donanım seçimi gibi) sorumlu olduğunun ileri sürülemeyeceğini, müvekkili firmanın emtiaları teslim alıp teslim edinceye kadar taşıtanın talimatları doğrultusunda hareket ettiğini, müvekkili firmaya karşı, hiçbir kusuru olmayan hasarlanmadan dolayı, dava açılmasının hukuki olmadığını, açıklanan nedenlerle öncelikle davanın 1 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açılmamış olmasından dolayı usulden reddine, davalı müvekkil firmaya meydana gelen hasardan dolayı CMR konvansiyonu kapsamında bir kusur atfedilemeyeceğinden davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.MAHKEMECE: "...Dava; uluslararası karayolu ile eşya taşıma sözleşmesinden kaynaklanan hasar bedelinin taşıyıcıdan tahsili istemine ilişkindir.Davacı taraf, İngiltere’de bulunan dava dışı şirkete 12 palet taze kiraz sattığını, satılan ürünlerin İzmir’den Londra’ya karayolu ile taşınmasının davalı taşıyıcı tarafından üstlenildiğini, davalının kiraz emtiasını taşıma esnasında gerekli sıcaklık değerinin üzerinde ve farklı yapıya sahip ürünlerle taşıması nedeniyle kiraz emtiasının bozulduğunu, davalı taşıyıcının CMR Konvansiyonu hükümleri kapsamında meydana gelen hasardan sorumlu olduğunu iddia ederek 21.675,24 GBP tutarlı bedelin 27.06.2020 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı Türk Lirası olarak davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettiği,Davalı taraf ise, davanın CMR Konvansiyonunun 32/1 maddesi uyarınca bir yıllık sürede açılmayan davanın zamanaşımına uğradığını, davacının emtiaları sıcak yüklemesi nedeniyle hasarın meydana geldiğini, davalının emtiaların teslim alınmasından teslim edilinceye kadar taşıtanın talimatlarına göre hareket ettiğini, meydana gelen hasar nedeniyle kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunduğu görülmüştür.CMR Konvansiyonunun 32/1. Maddesine göre, bu sözleşme gereğince yapılan taşımalardan doğacak davaların bir yıl içinde açılması gerekir. Ancak, bilerek kötü hareket veya mahkeme tarafından bilerek kötü hareket olarak kabul edilen kusurlarda, bu süre üç yıl olduğu, bu sürenin teslimde kısmi kayıp, hasar veya gecikmelerde, teslim tarihinden itibaren başlayacağının düzenlendiği, CMR Konvansiyonunun 32/2. Maddesinde ise yazılı bir istem, taşımacı bunu yazılı bildiri ile geri çevirip, ona ilişkin belgeleri de iade edinceye kadar zaman limitini erteler düzenlemesi bulunmaktadır.Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2011/14445 Esas ve 2012/21016 Karar sayılı içtihadında da belirtildiği üzere, ağır kusurun sebebi olarak kabul edilen kararlaştırılan ısıda taşımama olarak benimsenen gerekçenin davalı taşıyıcı açısından kasıt ya da kasda eşdeğer kusur olarak kabulü mümkün değildir. CMR Konvansiyonu' nun 32/1. maddesine göre, bu sözleşme gereğince yapılan taşımalardan doğacak davaların, 1 yıl içerisinde açılması gerekir.Somut olayda hasar gören yükün teslim tarihi 27.06.2020 olup yukarıda açıklanan kurallar gereğince zamanaşımı süresi 27.06.2020 tarihinde başlamıştır.Davacı tarafından, İzmir 25. Noterliğinin 10.07.2020 tarih ve 13308 sayılı ihtarnamesi ile kiraz emtiasının uygun olmayan ısıda taşınması nedeniyle hasar meydana geldiği, hasarın miktarının ekspertiz çalışması ile tespit edilerek hasar tutarının taşımacıya rücu edileceği ihtar edilmiş, ihtarname 13.07.2020 tarihinde davalıya tebliğ edilmiştir.Davalı taşıyıcı tarafından Mersin 7.Noterliği’nin 12351 yevmiye nolu 16.07.2020 tarihli ihtarnamesi ile davacının gönderdiği ihtarnamede belirtilen sorumluluğu reddettiklerini belirterek ihtarnameye cevap verildiği ve bu cevabın davalıya 20.07.2020 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür. CMR Konvansiyonunun 32/2. maddesi 1. cümlesi uyarınca, zarar gören tarafından yapılacak yazılı istemin zamanaşımı süresini ertelemesi için, hadiseyi genel olarak ortaya koyması, taşımacının talepten sorumluluk sebebi ile tazminat miktarı hakkında değerlendirmede bulunabilmesine imkan verecek bilgiyi içermesi yeterli olup tazminat miktarının tam olarak belirtilmesi gerekmez. Bu itibarla, davacı tarafından davalı taşımacıya gönderilen 10.07.2020 tarihli ihtarnamesinin davalıya tebliğ edildiği 13.07.2020 tarihinde zamanaşımı süresi ertelenmiştir (durmuştur). Ancak, duran zamanaşımı süresinin tekrar işlemeye başlayabilmesi için taşıyıcının cevabında talebin açıkça reddedilmesi, talep sahibine hakkını davada ileri sürmek dışında başka bir seçenek bırakılmaması gerekir. (YARGITAY 11. Hukuk Dairesi 2016/6407 Esas ve 2018/249 Karar Nolu kararı bu doğrultudadır) 13.07.2020 tarihinde ertelenen (duran) zamanaşımı süresinin davalı taşıyıcının 16.07.2020 tarihli ihtarnamesinin davacıya tebliğ edildiği 20.07.2020 tarihinde yeniden işlemeye başlamıştır.Somut olayda hasar gören yükün teslim tarihinin 27.06.2020 olduğu, zamanaşımı süresinin 27.06.2020 tarihinde başladığı, davacı tarafından davalı taşımacıya gönderilen 10.07.2020 tarihli talebin 13.07.2020 tarihinde davalıya tebliği ile zamanaşımı süresinin durduğu, durma tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolmasına 350 gün kalmıştır. Duran zamanaşımının davalı taşıyıcının 16.07.2020 tarihli ihtarnamesinin davacıya tebliğ edildiği 20.07.2020 tarihinde işlemeye başladığı, zamanaşımı süresinin 07/07/2021 tarihi itibariyle dolduğu, eldeki davanın ise zamanaşımı süresi dolduktan sonra 15/04/2022 tarihinde açıldığı, dolayısıyla CMR 32. maddesi uyarınca dava konusu alacağın dava tarihi itibariyle zamanaşımına uğradığı anlaşılmakla davacının davasının reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.'' gerekçesi ile; HÜKÜM: Gerekçesi HMK 294/4 mad. gereğince bir ay içinde açıklandığı üzere;1-Davanın zaman aşımı nedeniyle REDDİNE," şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi ürünlerin belirlenen sıcaklıkta taşınmaması halinin ağır kusur sayılmaması sebebi ile zamanaşımından davanın reddine karar verildiğini, işbu dava konusu ürünlerin bozulmasında iki neden bulunduğunu, bunlardan biri sıcaklık iken diğeri etilen gazı salınımı yapan ürünlerle taze kirazların bir arada tanışmış olmasını, ilk derece mahkemesinin sadece sıcaklık hususuna dayanarak karar vermesinin doğru olmamış olup ürünlerin bozulma nedenleri araştırılmadığını eksik inceleme yapıldığını, davalı taşımacı sevk mektubu düzenlenerek taşıma sözleşmesi akdedilmiş olup ürünlerin taşımacıya teslimi esnasından herhangi bir ayıbı olmadığı resmi evraklarla kayıt altına alındığını, ürünlerin taşımacıya teslim esnasında hasarsız durumda olduğunu, ürünlerin bozulmasında ağır kusur hali bulunup bulunmadığına ilişkin yeterli araştırma yapılmamış olup eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava: alacak istemine ilişkindir.HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. Davacı taraf; İngiltere'de bulunan firmaya 12 palet kiraz emtiası gönderdiğini, ancak davalı taşıyıcının araçtaki ısı ayarını düzenlememiş olması ve farklı ürünlerin bu emtia ile birlikte taşınması nedeniyle kirazlarda hasar oluştuğunu bu nedenle zararın tahsilini davalıdan talep etmiştir .Davalı taraf ise; Davanın CMR 32/1 gereği bir yıllık zaman aşımına tabi olduğunu ve zaman aşımı süresinin dolduğunu belirterek zaman aşımından ve esastan davanın reddini talep etmiştir .Davacı taraf dava dilekçesinde ; Davaya konu ürünlerin taşınmasında taşıma sıcaklığına uyulmadığını ve müvekkilinin ürünlerinin biber gibi ürünlerle birlikte taşınması sebebiyle ürünlerin tamamının ziya olduğunu ileri sürmüştür .Ürünler 20.06.2020 tarihinde Türkiye'den yüklenmiş 27.06.2020 tarihinde alıcı firmaya teslim edilmiş ve yapılan kontrolde ürünlerde bozulma olduğu görülmüştür.Dosyada bulunan ekspertiz raporunda kirazın taşınması gerekli sıcaklık değerinin üzerinde sıcaklık değerlerinde ve farklı yapıya (etilen salınımına) sahip ürünle birlikte taşınmış olmasından kaynaklı olarak raf ömrünü kaybetmiş ve bozulmuş olduğu kanaatine varıldığı, zarar ziyan tutarının da 21.675,64 GBP olduğu belirtilmiştir .CMR Konvansiyonunun 32/1. Maddesinde;1. Bu Sözleşme gereğince yapılan taşımalardan doğacak davaların bir yıl içinde açılması gerekir. Ancak, bilerek kötü hareket veya mahkeme tarafından bilerek kötü hareket olarak kabul edilen kusurlarda, bu süre üç yıldır ve şu tarihlerde başlar:a) Teslimde kısmi kayıp, hasar veya gecikmelerde, teslim tarihinden itibaren,b) Tam kayıplarda, kararlaştırılan zaman limiti bitiminden 30 gün sonra kararlaştırılmış zaman limiti yoksa, yükün taşıyıcı tarafından teslim alınmasından sonraki 60 ıncı günde,c) Bütün diğer durumlarda, taşıma mukavelesinin akdedildiği tarihten sonraki üç aylık dönemin sonunda. Limit döneminin işlemeye başladığı gün bu döneme dahil edilmeyecektir.2. Yazılı bir istem, taşımacı bunu yazılı bildiri ile geri çevirip, ona ilişkin belgeleri de iade edinceye kadar zaman limitini erteler. Talebin bir kısmı kabul edildiği takdirde zaman süresi anlaşmazlık konusu olan istek için tekrar devam etmeye başlar. Istemin alındığını, cevap verildiğini ve belgelerin gönderildiğini kanıtlamak, bu durumlara güvenen tarafa aittir. Aynı gayeyle yapılan başka istemler için zaman süresi ertelenemez.3. Yukarıdaki 2 nci paragraf hükümlerine bağlı olarak, zaman limitinin uzatılması, davaya bakan mahkemenin kararlarına göre düzenlenir. Bu karar aynı zamanda yeniden dava açma haklarını da düzenler.4. Zaman aşımı ile düşen dava açma hakkı, karşıt istek veya vereceğini alacağına sayışma yoluyla kullanılmaz." şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Mahkeme kararında da belirtildiği üzere davacı tarafça davalıya hasar bildirilerek ödeme yapılması talep edilmiş davalı tarafça da sorumluluk reddedilerek Davacıya cevabi ihtarname gönderilmiştir .Mahkemece; Somut olayda hasar gören yükün teslim tarihinin 27.06.2020 olduğu, zamanaşımı süresinin 27.06.2020 tarihinde başladığı, davacı tarafından davalı taşımacıya gönderilen 10.07.2020 tarihli talebin 13.07.2020 tarihinde davalıya tebliği ile zamanaşımı süresinin durduğu, durma tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolmasına 350 gün kalmıştır. Duran zamanaşımının davalı taşıyıcının 16.07.2020 tarihli ihtarnamesinin davacıya tebliğ edildiği 20.07.2020 tarihinde işlemeye başladığı, zamanaşımı süresinin 07/07/2021 tarihi itibariyle dolduğu, eldeki davanın ise zamanaşımı süresi dolduktan sonra 15/04/2022 tarihinde açıldığı, dolayısıyla CMR 32. maddesi uyarınca dava konusu alacağın dava tarihi itibariyle zamanaşımına uğradığı belirtilerek davanın zamanaşımından reddine karar verilmiştir. Davacı taraf istinafında hasarın sadece taşınması gereken sıcaklık ayarında taşıması değil aynı zamanda birlikte taşınmaması gereken ürünlerle taşınması nedeniyle de zararın oluştuğunu bu hususun da ağır kusur oluşturduğunu bu nedenle üç yıllık zaman aşımı süresi uygulanması gerektiğini belirtmiştir .Mahkemece, malın kararlaştırılan ısıda taşınmaması ağır kusur sayılmayarak 1 yıllık zamanaşımına tabi olduğu belirtilerek dava zamanaşımından reddedilmiştir. Her ne kadar mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; mahkemece malların bozulma nedeni hususunda ve bu bozulmanın ağır kusur oluşturup oluşturmadığı hususunda herhangi bir bilirkişi incelemesi yapılmadan, CMR 32/1 maddesi gereğince sorumluluk ölçüsü belirlenmeksizin, somut olayda 1 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanacağına ilişkin soyut gerekçelerle karar verilmesi doğru olmamıştır. Sonuç olarak yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek derecede önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması nedeniyle HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava dosyasının kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE,2-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 01/11/2022 tarih, 2022/346 Esas ve 2022/974 Karar sayılı hükmünün 6100 sayılı HMK’nın 353/(1)-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3- Dosyanın HMK 353/(1)-a maddesi gereğince Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,4- İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından, davacı yararına istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5- İstinaf yoluna başvuran davacıdan alınan 80,70 TL istinaf maktu karar harcının istek halinde İADESİNE,6- İstinaf yoluna başvuran davacıdan alınan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 7- İstinaf yargılama giderlerinin esas kararla birlikte ilk derece mahkemesince değerlendirilmesine,8-İİK 36.md gereğince istinaf aşamasında tehiri icra talebi uyarınca yatırılan teminatın yatıran tarafa iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde HMK 353/1-a maddesi gereğince oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. 07/04/2026