İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, iflas tasfiyesinde bankanın sıra cetveline alacak kaydı talebinin kısmen reddi üzerine açılan davanın kabulüne ilişkin ilk derece kararının davalı vekilince istinaf incelemesi.
Özet: Bir bankanın iflas masasına kaydını talep ettiği, fahiş faiz gerekçesiyle kısmen reddedilen alacağına ilişkin açtığı davada, ilk derece mahkemesi, bilirkişi raporuyla daha yüksek bir alacak tespit edilmiş olmasına rağmen, bankanın talebiyle sınırlı kalarak reddedilen 203.301,07 TLnin iflas masasına kaydedilmesine karar vermiştir; bu karara karşı iflas idaresi, hesaplamaların hatalı olduğunu, bilirkişi raporunun yetersizliğini, faiz ve gider vergisi gibi kalemlerin iflas masasına kaydedilemeyeceğini iddia ederek ilk derece kararının kaldırılması talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2022/1290 Esas
KARAR NO:2026/778
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:20/05/2022
NUMARASI:2021/540 Esas, 2022/474 Karar
DAVANIN KONUSU:SIRA CETVELİNE İTİRAZ (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))
KARAR TARİHİ:21/05/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın müflis ile imzalanan genel kredi sözleşmesi kapsamında olan alacağının kaydı için iflas masasına başvurulduğunu, ancak alacak kayıt talebinin kısmen kabul edildiğini, 237.650,83 TL'nin ise fahiş faizden kaynaklandığı ve yargılamayı gerektirdiği gerekçesi ile reddedildiğini, müvekkili bankanın talep ettiği ve krediye yürütülen faizle ilgili yasal olmayan bir durumun bulunmadığını belirterek iflas dosyasında reddedilen 08.03.2021 iflas tarihi itibariyle 203.301,07 TL alacağın iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının alacak kayıt talepli dilekçesi ekinde sunduğu evrakların müflis şirketten ne miktarda alacaklı olduğunu ispatlar nitelikte olmadığını, davacının alacaklı olduğu miktarın tespiti yargılamayı gerektirdiğinden iflas idaresinin verdiği kararın yerinde olduğunu, dava dilekçesinde talep edilen miktarın 203.301,07 TL olduğunu, iflas idaresinin reddettiği miktarın 237.650,83 TL olduğunu, davacının dava dilekçesinde talep ettiği miktarın alacak kaydı başvurusunda talep ettiği miktardan az olmasının iflas idaresinin verdiği kararı haklı kıldığını, iflasın açılmasından sonra işleyen faizlerin kural olarak sıra cetvelinde gösterilmeyeceğini, rehinle temin edilmiş alacakların faizinin müstesna olduğunu, ispat yükünün davacıda olduğunu ve davacının alacağının varlığını ispatla yükümlü olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; tüm krediler birlikte değerlendirildiğinde davacı bankanın davalı iflas idaresinden 08.03.2021 iflas tarihi itibarıyla 285.124,25 TL asıl alacak, 317.968,05 TL işlemiş faiz ve 15.903,41 TL da gider vergisi olmak üzere toplam 618.995,71 TL alacaklı olduğu; bunun 285.124,25 TL sının kabul edilerek masaya kaydı yapıldığından 618.995,71 - 285.124,25 = 333.871,46 TL daha masaya kaydı gereken banka alacağı bulunduğu, buna karşın davacı bankanın tespit edilenden daha az olmak üzere 203.301,07 TL nin masaya kaydını talep ettiği gerekçesi ile davacının davasının kabulü ile iflas idaresince kabul edilen (285.124,25-TL) tutara ilaveten reddedilen 203.301,07-TL'nin davacı alacağı olarak iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; mahkeme kararında 618.995,71 - 285.124,25 = 333.871,46 TL. daha masaya kaydı mümkün alacak bulunduğu, ancak davacı yan dava dilekçesi ile tespitlerden daha az olmak üzere 203.301,07 TL. nın daha kayıt edilmesini talep ettiğinden, taleple bağlı kalınarak karar verildiğinin belirtildiğini, söz konusu rakamların kabulünün mümkün olmadığını, müflisin davacıya belirtilen miktarda borcunun bulunmadığını, yargılama sürecinde tanzim edilen bilirkişi raporu hükme esas teşkil edecek nitelikte olmadığını, itirazları doğrultusunda, ek rapor alınmadan tesis edilen mahkeme kararının bu yön itibariyle istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, İflas idaresince alacak kayıt dilekçesinde yer alan miktarın 237.650,83 TL nin fahiş faizden kaynaklanması sebebiyle reddedildiğini, işbu huzurdaki davada, davacı tarafından 203.301,07 TL nin kayıt kabulüne karar verilmesinin talep edildiğini, davacının İflas idaresi kararından sonra yapmış oldukları hesaplama sonucu kayıt kabulüne karar verilmesini istedikleri miktarı değiştirdiklerini, buna rağmen bilirkişi raporu ile davacı alacağının talep edilenden daha fazla olduğuna dair hesaplamaya itiraz ettiklerini, yine bilirkişi raporunda yer alan gider vergisi miktarının iflas masasına kaydının mümkün olmadığını, bilirkişi raporunda ise talebin dışına çıkılmak suretiyle faiz ve vergi hesaplaması yapıldığını ve bu alacak kalemleri de asıl alacağa eklenmek suretiyle, davacının alacaklı olduğu rakamın belirtildiğini, bu hususu da itiraz etmelerine rağmen ek rapor alınmadan karar verildiğini belirterek ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Davacı vekili istinaf cevap dilekçesinde özetle; dilekçesinde bildirdiği nedenlerle davalının istinaf başvurusunun reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;Dava, İİK'nun 235. maddesi gereğince açılmış olan sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davasıdır.İİK 235. maddede, sıra cetveline itiraz edenlerin, cetvelin ilanından itibaren 15 gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecbur oldukları, 223’üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmünün mahfuz olduğu belirtilmiştir. Maddede düzenlendiği üzere, sıra cetveline itiraz davası açma süresi 15 gündür. Süre, sıra cetvelinin ilanından itibaren başlar. İİK 166. maddedeki gazetelerde yapılan ilanlardan en son ilan tarihinden itibaren işlemeye başlar. İflas masasına alacak yazdırırken, tebligatı kabulü elverişli adres gösterilerek, Adalet Bakanlığınca çıkarılan tarifede gösterilen yazı ve tebliğ giderlerini avans olarak vermek suretiyle, İflas idaresince alınacak kararların kendisine tebliğ edilmesini istemiş olan alacaklılara, alacaklarının kabul veya ret edildiği ayrıca tebliğ edilir (İİK 223. Md). Bu alacaklılar için sıra cetveline itiraz davası açma süresi, sıra cetvelinin ilanından itibaren değil, bu tebligatın yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar. İstanbul 3 İflas Müdürlüğü'nün 2021/5 İflas sayılı dosyasından verilen 20/08/2021 tarihli yazıda; müflis ... Şirketinin İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1235 E. sayılı dosyasından 08/03/2021 günü saat: 15:23 den itibaren iflasının açılmasına karar verildiği, davacının, müflisin iflas masasına 13 kayıt numarası ile 20/05/2021 tarihinde alacak kayıt başvurusunda bulunduğu, iflas idaresi tarafından alacaklının alacağının gerek müflisin beyanı ve gerekse alacağın yargılamayı gerektirdiğinden bahisle reddedildiği, red kararı ve sıra cetvelinin davacı vekiline 06/08/2021 tarihinde tebliğ edildiği, sıra cetvelinin 07/08/2021 tarihinde Yenibirlik gazetesinde, 10/08/2021 tarihinde ticaret sicil gazetesinde ilan edildiği bildirilmiş olmakla davacı tarafından kararın tebliği için masraf yatırıldığı ve her ne kadar iflas dairesi yazısında davacıya 06/08/2021 tarihinde tebliğ edildiği belirtilmişse de iflas dairesinin ekinde gönderdiği tebliğ mazbatasına göre davacıya sıra cetvelinin 14/08/2021 tarihinde tebliğ edildiği ve bu tarihten itibaren başlayan yasal 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde 17/08/2021 tarihinde işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. 10.03.2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı bankanın davalıdan 08.03.2021 iflas tarihi itibarıyla:285.124,25 TL. asıl alacak, 317.968,05 TL. işlemiş faiz ve 15.903,41 TL. da gider vergisi olmak üzere toplam 618.995,71 TL. alacaklı olduğu, hesaplanan bu alacağın 285.124,25 TL. lık kısmının davalı iflas masasınca kabul edilerek kayda alındığından; 618.995,71 - 285.124,25 = 333.871,46 TL daha masaya kaydı mümkün alacak bulunduğu, ancak davacı yan dava dilekçesi ile tespitlerimizden daha az olmak üzere 203.301,07 TL nın daha kayıt edilmesini talep ettiğinden, talebiyle bağlı olduğu bildirilmiştir.İstinaf konusu edilen uyuşmazlık, davacı bankanın müflis şirket iflas masasına kaydı gereken alacağının bulunup bulunmadığı, varsa miktarı ve noktalarında toplanmaktadır.Davacı banka ile müflis şirket arasında 30.10.2015 tarihli ve 1.500.000 TL, 27.04.2018 tarihli ve 3.000.000 TL ve 13.01.2020 tarihli ve 500.000 TL limitli olmak üzere toplam 5.000.000 TL lik Genel Kredi Sözleşmesi imzalanarak müflis şirkete Ticari Kredi Kartı, Ticari Kredili Mevduat ve Taksitli Ticari Kredi hesapları açılarak kredi kullandırıldığı anlaşılmaktadır. İflas idaresi tarafından davacının alacak kaydı talebi üzerine asıl alacak miktarı kabul edilmiş kalan talebin ise fahiş faiz talebinden kaynaklandığı ve yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. Dolayısıyla iş bu kayıt kabul istemine konu alacağın, kabul edilen asıl alacağın reddedilen ferilerine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.Mahkemece hükme esas alınan raporlarda, müflis şirketin asaleten borçlu olduğu kredi sözleşmelerinde belirlenen akdi faiz oranları üzerinden, hesabın kat edildiği tarihte muaccel olan alacak esas alınarak bu tarih ile kat ihtarnamesinin tebliğ edilip temerrüdün gerçekleştiği tarih arasındaki dönem için hesaplama yapılmış, daha sonra ise temerrüt tarihinden müflis şirketin iflas tarihine kadar ki dönem için temerrüt faizi ve BSMV hesaplanmış olup hesaplamaya esas alınan akdi ve temerrüt faiz oranlarının sözleşme hükümleri ve Yargıtay içtihatlarına uygun olduğu anlaşılmakla bu doğrultuda tesis edilen karar isabetli olmuştur.Davacı banka ile müflis şirket arasındaki genel kredi sözleşmesinin 2.10.12 maddesi uyarınca bankanın davalı müflis şirketten gider vergisi talep hakkı bulunduğu anlaşılmakla davalı idaresi vekilinin bilirkişi raporunda yer alan gider vergisi miktarının iflas masasına kaydının mümkün olmadığına ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurularının reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/540 Esas, 2022/474 Karar sayılı ve 20/05/2022 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,
2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davalı tarafından yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.21.05.2026