Konya Asliye Ticaret Mahkemesinin, tam kusurlu arka arkaya çarpma trafik kazası sonucu araçta oluşan değer kaybının sigorta şirketinden tahsili talepli davaya ilişkin gerekçeli kararı.
Özet: Bu hukuki metin, davacının aracına arkadan çarpma sonucu oluşan ve davalı sigorta şirketi tarafından yapılan 5.000 TLlik ödemeye rağmen tam karşılanmayan değer kaybının tazmini talebiyle açılan bir davayı konu almaktadır; yargılama sürecinde alınan bilirkişi raporuyla çarpma eylemini gerçekleştiren sürücünün %100 oranında asli kusurlu olduğu ve davacının aracındaki bakiye değer kaybı miktarının 14.500 TL olduğu tespit edilmiş olup, davalı sigorta şirketi sorumluluğunun poliçe teminatıyla sınırlı olduğunu savunmuştur.

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C. KONYA "TÜRK MİLLETİ ADINA". ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO: HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :Davacı vekili 05/11/2025 tarihli dilekçesiyle; Müvekkiline ait ... plakalı araca, ... İlaç AŞ'ye ait, ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın arkadan çarptığını, Kaza Tespit Tutanağından açıkça anlaşılacağı üzere sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu davranışıyla kazaya sebebiyet verdiğini, Kaza sonucu müvekkilin arka tamponunun işlem görmesi ve zarar görmesini sonucu müvekkilinin maddi zarara uğradığını, aracında ciddi derece de değer kaybı meydana geldiğini, ilgili sigorta şirketine yaptıkları başvuru sonucunda 5000,00 TL ödeme yapılmış olup yapılan ödemenin müvekkilinin zararını karşılamadığını, yapılan arabuluculuk görüşmelerinden anlaşma sağlanamadığını, açıklanan nedenlerle fazlaya dair haklar saklı tutulmak kaydıyla kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizleriyle birlikte; Müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybı için şimdilik 100,00-TL'nin yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalıdan tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 04/03/2026 tarihli bedel artırım dilekçesiyle; 100 TL olarak açtıkları değer kaybı bedelini alınan bilirkişi raporu doğrultusunda 14.500 TL.'ye yükselttiklerini, haklı davalarının kabulü ile talep ettikleri değer kaybı bedelinin davalılardan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı sigorta şirketi vekili 21/11/2025 tarihli cevap dilekçesiyle; Davacının talebine ilişkin müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, talebe ilişkin müvekkili şirket tarafından, davaya konu araçta meydana gelen hasar için ... Sigorta'ya 5.616,74 TL rücu tazminatı, değer kaybı için ise 5.000,00 TL tazminat ödendiğini, davacının değer kaybı talebine ilişkin müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, aracın önceden, konu kazada hasar gören bölgelerinden meydana gelen bir kazası var ise; değer kaybı bulunmadığının kabulünün gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirketin sorumluluğunun ancak teminat miktarı dahilinde olup miktarı aşan kısım için sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili şirket tarafından yasal faiz ile sorumluluk mevcut olduğunu, açıklanan nedenlerle ve fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak koşuluyla, huzurdaki haksız ve mesnetsiz davanın reddine, aksi halde izah edilen hususlar dikkate alınarak yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.İncelenen dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; Dava, "Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)" davasıdır.Davalı Sigorta Şirketine, Sigorta Bilgi Ve Gözetim Merkezi Müdürlüğüne müzekkereler yazılmış, gelen yazı cevapları incelenmek suretiyle dosyamız arasına konulmuştur.Tarafların kusur durumunun tespiti için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi heyetince düzenlenen 22/02/2026 tarihli raporda özetle; Kural ihlali yönünden; ... plakalı otomobil sürücüsü ...'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun Trafik Kazalarında Sürücü Kusurlarının Tespiti Ve Asli Kusur Sayılan Haller Başlığı altındaki 84. maddesinin d bendinde belirtilen “Araç sürücüleri, arkadan çarpma halinde asli kusurlu sayılırlar.” kuralı ihlal ettiğinden %100 oranında asli kusurlu olduğu, ... plakalı otomobil sürücüsü ... ise meydana gelen kazada kural ihlalinin (kusurunun) olmadığı, ... plakalı aracın değer kaybı bedeli bakiye miktarının 14.500,00 TL olduğu kanaatine varılmıştır.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Bir motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen trafik kazasında, zarar görenlerin zararından, 6098 sayılı TBK'nın 49. Maddesi uyarınca araç sürücüsü, 2918 sayılı KTK'nın 85. Maddesi uyarınca araç işleteni ve şartları varsa teşebbüs sahibi ve 2918 sayılı KTK'nın 91. Maddesi uyarınca sigortacı müştereken ve müteselsilen sorumludur. Trafik kazası nedeniyle zarara uğradığını iddia eden hak sahipleri tarafından açılan tazminat davalarında ispat yükü 6098 sayılı TBK'nın 50. Maddesi uyarınca zarar gören üzerinde olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmek zorundadır.Yine bu tür davalarda 2918 sayılı KTK'nın 97. Maddesi uyarınca, zarar görenin dava açmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuru yapması gerekmekte olup bu husus sonradan giderilmesi de mümkün olmayan dava şartlarındandır. Ayrıca yazılı başvurudan hemen sonra dava açılması mümkün olmayıp 15 günlük sürenin dolmasından sonra dava açılabilecektir. Sigortacı kendisine yapılan yazılı başvuruya karşı 15 gün içinde cevap vermek ve 2918 sayılı KTK'nın 99. Maddesine göre 8 iş günü içinde de tazminatı ödemek zorundadır. Sekiz iş günü içinde sorumlu olduğu tazminatı ödemeyen sigortacı 9. Gün itibariyle temerrüde düşecektir.Hak sahipleri tarafından talep edilebilecek tazminatlar ise 2918 sayılı KTK'nın 90. Maddesi uyarınca 2918 sayılı KTK ile 6098 sayılı TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümleri uygulanacaktır. Somut olayda davacı, davaya konu trafik kazası neticesinde aracının hasara uğradığını iddia ederek değer kaybı tazmini isteminde bulunmuştur.2918 sayılı KTK ile 6098 sayılı TBK'da araç değer kaybı tutarının ve mahrumiyet zararının ne şekilde belirleneceği konusunda bir düzenleme bulunmadığından bu boşluğun da içtihatlarla doldurulması gerekmektedir. Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre araçta oluşan değer kaybı tutarının, aracın modeli, yaşı, hasarın ağırlığı, boyanmış olan yerler ve hasarlı bölgelerin özelliği nazara alınıp, aracın kaza öncesi ikinci el piyasa rayiç değeri ile tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre belirlenmesi gerekmektedir. Nitekim Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamında da bu husus vurgulanmıştır.Davacılar tarafından, Mahkememizdeki bu dava öncesi arabulucuya başvurulmuş ve arabuluculuk bürosu tarafından 13/10/2025 tarihli arabuluculuk anlaşmazlık son tutanağı düzenlenmiş ise de;2918 s. KTK'nin 97. maddesine göre, "zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir."6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-18. maddesine göre de, "özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." Yargıtay . HD’nin 29/09/2021 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal içtihadında da açıklandığı üzere, "Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise, özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz." (Benzer mahiyette Yargıtay . HD’nin 09/09/2024 gün ve ... E. ... K. Sayılı ilamı)Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketi yönünden uygulanamayacak olması, davalı sürücünün ise zorunlu arabuluculuk uygulamasına tabi olmaması nedeniyle, 13/10/2025 tarihli arabuluculuk tutanağının zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir. 6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre de, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmediğinden, bu davadaki yargılama giderlerine dahil edilemeyeceği, bu giderlerin sadece davacı sorumluluğunda olduğu sonucuna varılmıştır.Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davaya konu trafik kazasının oluşmasında davalı sigorta şirketine sigortalı ... plakalı davalı tarafından sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, kaza neticesinde davacıya ait araçta 19.500,00 TL tutarında değer kaybı zararı oluştuğu, sigorta şirketi tarafından ödenen 5.000,00 TL düşüldüğünde 14.500,00 bakiye değer kaybı oluştuğu, değer kaybı kaynaklı zarardan davalının sorumlu olduğu sonucuna varıldığından davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-Davanın KABULÜ ile; 19/01/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu davacıya ait ... plakalı araçta meydana gelen değer kaybı nedeniyle 14.500 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketlerinin olay tarihi itibariyle geçerli olan kaza başına teminat klozu limiti ile sınırlı olarak, davalı ... Sigorta Şirketinden 06/08/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, tahsili ile DAVACIYA VERİLMESİNE,2-Karar tarihi itibariyle (ve dava değerinin 14.500 TL. olduğunun kabulü ile) alınması gereken 990,49 TL. nispi karar ve ilam harcından, ıslah harcı dahil peşin alınan 863,40 TL. harcın mahsubu ile kalan 127,095 TL. harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE irat kaydına,3-Davacı tarafından yapılan 863,40 TL. peşin harç yargılama gideri, 615,40 TL. Başvuru harcı gideri, 8.000 TL. Bilirkişi ücreti gideri, 127,50 TL. Posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 9.606,30 TL. yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (dava değerinin 14.500 TL. olduğunun kabulü ile) davacı vekili için 14.500 TL. nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 4.600 TL. yargılama giderinin, davacıdan alınarak HAZİNEYE gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 7-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın, 6100 s. HMK'nın 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde ve re'sen davacıya iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı yönünden miktar itibariyle kesin olmaz üzere, davacı açısından gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.12/05/2026 Katip Hakim