İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, iflas tasfiyesinde sıra cetveline itiraz davasında alacağın doğrudan kaydı ve hukuki yarar konusunu inceledi.
Özet: İflas tasfiyesinde sıra cetveline itiraz davasında, davacının iflas idaresince kabul edilmeyen bakiye 10.787,75 TL alacağının kayıt ve kabulü talebiyle açtığı davanın ilk derece mahkemesince kabul edilmesi üzerine, davalı müflis banka vekilinin doğrudan dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığı ve iflas idaresine başvuru zorunluluğu olduğu yönündeki istinaf itirazı incelenmiş; ancak Yargıtay içtihadı uyarınca İİKnın 236. maddesi kapsamında iflas masasına alacak kaydı için iflas idaresine başvuru yapılmasının ön şart olmadığı ve doğrudan dava açılmasının hukuka uygun olduğu değerlendirilmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2022/1289 Esas
KARAR NO:2026/777
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:12/10/2021
NUMARASI:2020/689 Esas, 2021/673 Karar
DAVANIN KONUSU:SIRA CETVELİNE İTİRAZ (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))
KARAR TARİHİ:21/05/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı iflas idaresine alacak kayıt talebinde bulunduğunu, iflas idaresinin, müvekkilinin TL e USD cinsinden olan mevduat alacağını toplam 23.474,71 TL olarak kabul ettiğini ve sıranın 3/3. Sıraya kaydına karar verildiğini, ancak müvekkilinin mevduat alacağının kabul edilenden fazla olduğunu belirterek kayda esas alınmayan 10.787,75 TL'nin aynı sırada sıra cetveline kaydına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın 15 günlük hak düşürücü sürede açılmadığını, iş bu davanın konusunu oluşturan alacak kayıt talebinin ... numaralı alacak kayıt talebi olduğunu, davacı her ne kadar dava dilekçesinde 10.787,75 TL alacakları hakkında bir karar verilmediğini iddia etmiş ise de kendilerinin iki farklı alacak kayıt taleplerinin bulunduğunu, davacının ... numaralı alacak kayıt talebi ile ilgili 10.787,75 TL'lik değil 10.128,64 TL lik bir alacak talebinde bulunduğunu, bu talebin faizi ile birlikte 11.332,13 TL olarak iflas idaresince kabul edildiğini, dolayısıyla davacının talep ettiği halde iflas idaresince kabul edilmeyen hiç bir alacağının bulunmadığını, bu nedenle davanın hukuki yararının bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; Dosyadaki bilgi ve belgelerden ilanın tebligat yoluyla davacıya 3.824 TL alacak kaydı için 17/11/2020 diğer alacak için 18/11/2020 tarihinde yapıldığını, davanın ise 30/11/2020 tarihinde açıldığı anlaşılmakla 15 günlük süre içerisinde davanın açıldığı, deliller toplandıktan sonra hükme esas alınana bilirkişi raporunda davacı şirketin davalı müflis bankanın iflas tarihi itibarıyla mevcut olan ve kaydı yapılan alacağına ek olarak 10.787,75 TL bakiye alacağı olduğunun tespit edildiği gerekçesi ile davacının davasının kabulü ile; davacının 10.787,75 TL alacağının İİK 235 maddesi kapsamında ticari şirket alacağı olarak İstanbul 1. İflas Dairesinin 2017/14 sayılı dosyasındaki sıra cetveline kayıt ve kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; Mahkeme tarafından verilen kararın hatalı bilirkişi raporuna dayanak gösterilerek verilmiş olup, aynı zamanda gerekçeli karardaki gerekçenin kesinlikle gerekçe niteliğini haiz olmayan ifadelerle yazıldığını, bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde davacının 10.787,75 TL için müflis banka iflas idaresinden herhangi bir alacak kayıt talebinde bulunmadığını, dolayısıyla da alacak kayıt talebinde bulunmadan açmış olduğundan talebinde hukuki yarar bulunmadığını belirtildiğini, bu itirazları doğrultusunda bir araştırma yapılmadığını, iflas masasına alacak kayıt talebinde bulunmadan doğrudan dava yolu ile kayıt kabul davası açılıp açılmayacağının değerlendirilmesi gerektiğini, gerekçeli kararda buna ilişkin bir açıklama, araştırma ve bilgi bulunmadığını, Mahkemenin gerekçeli kararda müflis banka aleyhine harca hükmettiğini, müflis bankanın harçtan muaf olduğunu bu nedenle aleyhine harca hükmedilmesinin mümkün olmadığı belirterek ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;Dava, İİK'nın 236 maddesi gereği geç kaydı yaptırılan alacağın iflas masasına kayıt ve kabul istemine ilişkindir.Mahkemece; davacının iflas masasına kayıt edilen alacakların dışında dava konusu bakiye alacağın daha bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, davalı müflis banka hükmü istinaf etmiştir.İstinaf konusu edilen uyuşmazlık; davacının iflas masasından alacak kayıt talebinde bulunmadan doğrudan kayıt kabul davası açılıp açılamayacağı, ilk derece Mahkemesi kararının hukuka uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2014 tarihli 2014/1500 E. 2014/6007 K. sayılı ilamında; "...İİK'nın 236.maddesi uyarınca iflasın kapatılmasına kadar masaya alacak yazdırmak mümkün olduğu gibi, masaya kayıt davası açılması için iflas idaresine başvuru yapılması da bir ön şart değildir. Davacının doğrudan dava açmasında hukuka aykırı bir yön olmadığından mahkemece uyuşmazlığın esası incelenip alacağın varlığı üzerinde durulmak ve davacı yanca alacağın usulüne uygun delillerle ispatlanması halinde masaya kayıt kararı vermek gerekirken, yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır..." şeklindedir.Yargıtay 23. HD'nin 26/09/2014 tarih ve 2014/1500 Esas, 2014/6007 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere İİK'nın 236. maddesi gereğince iflasın kapatılmasına kadar masaya alacak yazdırmak mümkün olduğu gibi, masaya karşı kayıt davası açılması için iflas idaresine başvuru yapılması da bir ön şart değildir. Davacının doğrudan dava açmasında hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır.İlk derece Mahkemesince alınan 02.09.2021 tarihli bilirkişi raporunda, davacı şirketin davalı müflis bankanın iflas tarihi itibariyle mevcut olan ve kabul edilerek kayda alınan (... ve ... nolu) 2 adet alacağına ilave olarak, iki hesapta toplam 10.787,75 TL alacağının daha mevcut bulunduğu belirtilmiştir. Bu itibarla, mahkemenin bilirkişi raporu ile tespit edilen alacağa yönelik kayıt kabul kararında bir isabetsizlik olmamakla birlikte, Mahkemece alacağın İİK 236 maddesi kapsamında masaya kayıt ve kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde İİK 235. Maddesi gereğince masaya kayıt ve kabulüne karar verilmesi isabetli olmamıştır. Bu nedenle davalı iflas idaresi vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmüştür.Diğer taraftan Bankacılık Kanunun 140/9. fıkrasında, fon bankaları, faaliyet izni kaldırılan veya tasfiyesi Fon eliyle yürütülen bankaların iflas ve tasfiye idarelerinin alacaklarının tahsilini teminen yapacakları, her türlü işlem, dava ve icra takipleri her türlü vergi, resim ve harçtan muaftır. Bu düzenleme kapsamında, davalı bankanın Bankacılık Kanunu'nun 140. maddesi gereğince harçtan muaf olduğu dikkate alınmadan mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. (Y. 6 HD.28.10.2025 tarihli 2025/2594 E. 2025/3624 K. sayılı ilamı) Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK'nın 353/1.b.2. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına yeniden yargılama yapılmaksızın esas hakkında aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere,
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen KABULÜ ile, İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/689 Esas, 2021/673 Karar sayılı ve 12/10/2021 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE,
2-a) Davacının davasının KABULÜ ile; davacının 10.787,75 TL alacağının İİK 236 maddesi kapsamında İstanbul 1. İflas Dairesinin 2017/14 sayılı dosyasındaki SIRA CETVELİNE KAYIT VE KABULÜNE,
b)Davalı müflis banka harçtan muaf olduğundan harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
c)Davacı tarafından yatırılan 54,40 TL peşin harç ile 54,40 TL başvurma harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
d)Davacı tarafça yapılan 995,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
e)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
İstinaf Giderleri Yönünden
3-Davalı Tasfiye Halinde ... Bankası ... Şirketi harçtan muaf olduğundan harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
4-Hükmün kaldırılma nedeni gözetildiğinde davacıdan harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
5-Hükmün kaldırılma nedeni gözetildiğinde davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
6-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmının yatıran tarafa İADESİNE,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b.2 bendi ile aynı kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.21.05.2026