Şirketin sehven hatalı başvurduğu 5510 sayılı kanun prim teşvikinin iptali ve 6111 sayılı kanun kapsamındaki teşvikten yararlandırılması talebinin hukuki değerlendirmesi.
Özet: Bu dava, bir şirketin, sehven 5510 sayılı Kanun kapsamında yaptığı teşvik başvurularını iptal ettirerek, 6111 sayılı Kanun ile 4447 sayılı Kanuna eklenen geçici 10. madde hükümleri uyarınca sosyal güvenlik primi teşviklerinden yararlanma talebine ilişkindir; Sosyal Güvenlik Kurumunun bu yöndeki talebi reddetmesine rağmen, ilk derece ve istinaf mahkemeleri davacı şirketin teşvikten yararlanma hakkı olduğuna karar vermiş olup, dosya kurum tarafından temyiz edilerek şirketin ilgili prim teşvik hükümlerinden yararlandırılması gerektiğinin tespiti uyuşmazlığının Yargıtay önüne taşındığı görülmektedir.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/798 E., 2024/1977 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. İş MahkemesiSAYISI : 2022/123 E., 2023/8 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I.DAVA Davacı vekili asıl ve birleşen davaların dava dilekçelerinde özetle; davacının farklı illerdeki 17 adet iş yerine ilişkin olarak 6111 sayılı Kanun ile 4447 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 10. maddesi kapsamında teşvik başvurusu yapılacakken sehven 5510 sayılı Kanun'a göre teşvikten yararlanma talebinde bulunulduğu, bu hata üzerine 5510 sayılı Kanun türünde verilmiş olan aylık prim ve hizmet belgelerinin iptali ile 6111 sayılı Kanun'da düzenlenmiş asıl- ek prim hizmet belgelerinin işleme alınmasını talep ettikleri, yaptıkları birtakım başvurulara Kurumca 60 gün içerisinde cevap verilmediği, bazılarının ise 2015/10 sayılı genelgeye istinaden işleme alınmadığı, teşvikten yararlanma şartlarının ve haklarının bulunduğu, genelgenin kanuna aykırı olduğu, 5510 sayılı Kanun türünde verilmiş olan aylık prim ve hizmet belgelerinin iptal edilerek 6111 sayılı Kanunda düzenlenmiş olan asıl- ek aylık prim hizmet belgelerinin işleme alınmasına dair taleplerinin reddine ilişkin işlemin iptaline ve 6111 sayılı Kanun ile 4447 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 10. maddede öngörülen teşvikten yararlanabileceğinin tespiti ile 6111 sayılı Kanun uyarınca düzenlenmiş olan asıl- ek aylık prim hizmet belgelerinin işleme alınmasına ve bu yönde indirim yapılmış haliyle primlerin ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işlemlerinin yerinde olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: kendilerine husumet yöneltilemeyeceği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARIİlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla; Mahkemenin 2022/123 Esas sayılı dosyası ile iş bu dosya ile birleşen 2017/268, 2017/269, 2017/270, 2017/271, 2017/272, 2017/273, 2017/274, 2017/275 Esas sayılı dosyaları ile açılan davaların kabulüne, davacı tarafın 5510 sayılı Kanun türünde verilmiş olan aylık prim hizmet belgelerinin iptal edilerek 6111 sayılı Kanunda düzenlenmiş olan asıl- ek aylık prim hizmet belgelerinin işleme alınması taleplerinin reddine ilişkin işlemlerin iptaline, davacı şirketin bir kısım çalışanları hakkında 6111 sayılı Kanun ile 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanuna eklenen Geçici 10. maddede öngörülen teşvikten yararlanabileceğinin tespitine karar verilmiştir.IV.İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZA.Temyiz Sebepleri1.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesini tekrar ederek davalının sehven taraf konumuna alındığı belirtilerek taraf konumundan çıkartıldığı, adına hüküm kurulmadığı ve lehine vekalet ücretine hükmedilmediği, davanın Hazineye yönelik olarak taraf sıfatı yokluğundan usulden reddine karar verilerek lehe vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği iddiasıyla temyiz talebinde bulunmuştur.2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kurumca yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğu iddiasıyla temyiz talebinde bulunmuştur.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, prim teşvik hükümlerinden yararlandırılması gerektiğinin tespitien ilişkindir.1.Davaya konusu uyuşmazlık, davacının 5510 sayılı Kanun kapsamında yaptığı teşvik başvurusu iptal edilerek, şartlarını taşıdığını ileri sürdüğü 4447 sayılı Kanun'un Geçici 10. maddesi kapsamındaki prim teşvikhükümlerinden yararlandırılması talebinin davalı ... tarafından reddedilmesi nedeniyle prim teşvik hükümlerinden yararlandırılması gerekiğinin tespitine ilişkin olup, davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun'un 81... sayılı Kanun'un Geçici 10. maddeleridir.2.5510 sayılı Kanun'un anılan 81. maddesinin (ı) bendinde; “…Bu Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıları çalıştıran özel sektör işverenlerinin, bu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinden, işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutar Hazinece karşılanır. İşveren hissesine ait primlerin Hazinece karşılanabilmesi için, işverenlerin çalıştırdıkları sigortalılarla ilgili olarak bu Kanun uyarınca aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresi içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumuna vermeleri, sigortalıların tamamına ait sigorta primlerinin sigortalı hissesine isabet eden tutarı ile Hazinece karşılanmayan işveren hissesine ait tutarı yasal süresinde ödemeleri, Sosyal Güvenlik Kurumuna prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcu bulunmaması şarttır… ” hükmüne yer verilmiştir. 3.4447 sayılı Kanun'un geçici 10. maddesinde ise; "...31.12.2015 tarihine kadar işe alınan her bir sigortalı için geçerli olmak üzere, bu maddenin yürürlük tarihinden itibaren özel sektör işverenlerince işe alınan ve fiilen çalıştırılanların; işe alındıkları tarihten önceki altı aya ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumuna verilen prim ve hizmet belgelerinde kayıtlı sigortalılar dışında olmaları, aynı döneme ilişkin işe alındıkları işyerinden bildirilen prim ve hizmet belgelerindeki sigortalı sayısının ortalamasına ilave olmaları ve bu maddede belirtilen diğer koşulları da sağlamak kaydıyla, 5510 sayılı Kanun'un 81. maddesinde sayılan ve 82. maddesi uyarınca belirlenen prime esas kazançları üzerinden hesaplanan sigorta primlerinin işveren hisselerine ait tutarı, işe alındıkları tarihten itibaren İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanır..." 4.5510 sayılı Kanun'un 79. maddesinde Kurumun prim alma zorunluluğu ve ilgililerin de prim ödeme zorunluluğu hüküm altına alınmıştır. Taraflar arasındaki ihtilaf konusu olan prim tutarını davacıdan Kurumun tahsil ettiğine dair çekişme bulunmamaktadır. Aynı zamanda yasanın ifadesinde geçen “işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutar Hazinece karşılanır.” hükmü ile davanın Hazine’ye karşı açılması gerekeceği veyahut husumetin Hazineye düşeceği sonucu çıkartılamaz. Zira 5510 sayılı Kanun kapsamındaki teşvik ile işverenin hissesine düşen tutarın beş puanlık kısmının Hazine'den karşılanmasına dair talep hakkı, davacı veya başka herhangi bir kimseye değil sadece davalı Kuruma tanınmış olup, şartlar oluştuğunda Kurum istemi ile, Kurumca faydalandırılan teşvik tutarları Hazinece karşılanır. Salt işverenlerin bu konuda Hazine'den doğrudan talep hakkı bulunmadığı gibi Hazinenin de işverenler bakımından yasal şartların varlığını araştırma ve değerlendirme yetkisi bulunmamaktadır. Teşvikten faydalandırılması gerektiğine dair yasal şartların oluşup oluşmadığına dair inceleme, değerlendirme, kabul etme ve reddetme yetkisi davalılardan Kuruma tanınmış olup, yersiz tahsil edildiği iddia edilen primlerin iade yükümlülüğünün primi tahsil eden Kurumda olduğu ve bu kapsamda davalı Hazineye husumetin düşmeyeceği dikkate alınarak bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.