Tanınmış marka sahibinin YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü talebiyle açtığı davada, markalar arasında benzerlik ve kötü niyet bulunmadığı gerekçesiyle verilen red kararının Yargıtay tarafından onanması.
Özet: Davacı tarafın tanınmış markalarına dayanarak davalı şirketin marka başvurusuna yaptığı itirazın YIDK tarafından reddedilmesi üzerine açılan bu dava; markalar arasında iltibas ve başvurunun kötüniyetle yapıldığı iddialarına ilişkin olup, ilk derece mahkemesi, bölge adliye mahkemesi ve Yargıtay incelemeleri sonucunda, markalar arasında görsel, sesçil ve anlamsal benzerlik bulunmadığı, tanınmışlığın uyuşmazlığa etkisinin olmadığı ve kötüniyet iddiasının kanıtlanamadığı gerekçeleriyle davanın reddedilmesine ve bölge adliye mahkemesi kararının onanmasına hükmedilmiştir.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/408 Esas, 2025/630 KararHÜKÜM : Yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddiİLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk MahkemesiSAYISI : 2022/240 E., 2022/466 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "..." ibareli tanınmış markalarını dayanak göstererek davalı şirketin "..." ibareli marka başvurusuna yaptığı itirazının, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından nihai olarak reddedildiğini, başvurunun kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek YİDK kararının iptali ile dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde; taraf markaların harf unsurlarına ayrıştırılarak incelenemeyeceğini, markaların benzemediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile karşılaştırılan markalar arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, dava konusu başvurunun esas unsurunun oldukça farklı olduğu ve davacı markalarını çağrıştırmadığı, markalar arasında benzerlik söz konusu olmadığından davacı markalarının tanınmışlığının da somut uyuşmazlığa bir etkisinin bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile markalar arasında iltibasa yol açacak şekilde benzerlik bulunmadığı, tanınmışlığın da uyuşmazlığa etki etmediği, dolayısıyla buna ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemekle birlikte davacının başvurunun kötü niyet yapıldığına yönelik istemine ilişkin Mahkemece olumlu olumsuz değerlendirmede bulunulmadığı, bu kapsamda yapılan incelemede, markalar arasında benzerlik bulunmadığı da gözetilerek davaca tarafça, dava konusu başvurunun yedekleme, marka ticareti yapmak, şantaj amacıyla yapıldığına dair delillerin de ileri sürelemediği gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın yukarıda açıklanan gerekçe ile reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, YİDK kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.B. Değerlendirme ve Gerekçeİlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 30.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.