Antalya Bölge Adliye Mahkemesinin, ticari ilişkinin teminatı olarak verildiği ve bedelsiz kaldığı iddia edilen senede dair menfi tespit davası istinaf incelemesi kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, davalı tarafından başlatılan icra takibine konu kambiyo senedinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti ile kötü niyet tazminatı talebiyle açılan menfi tespit davasında, davacıların senedin teminat amaçlı verildiğini ve bedelsiz kaldığını iddia etmelerine karşın, ilk derece mahkemesinin bu iddiaların kesin delillerle kanıtlanamadığı gerekçesiyle ana ve birleşen davayı reddetmesi üzerine, davacı tarafın eksik inceleme ve hukuka aykırılık iddialarıyla istinaf kanun yoluna başvurmasını ele almaktadır.

T.C.

ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ:12/05/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ:28/02/2023
DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ:12/05/2026
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, davalı tarafça müvekkilleri ve dava dışı keşideci şirket olan ... Ltd. Şti aleyhine 90.000,00.-TL bedelli senetten dolayı Antalya 13. İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, yapılan bu takibin kötü niyetli olduğunu, müvekkillerinin bu senetten dolayı borçlu olmadığını, davaya konu senedin keşidecisi ... şirketinin 2014 yılında resen terkin edildiği için davacı olarak gösterilemediğini, şirketin ihyası için Erzurum ATM' nin ... E. Sayılı dosyasında dava açtıklarını, davalı tarafça başlatılan icra takibinde müvekkillerinin senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine, %20' den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili; davalı tarafça keşideci müvekkili şirket ve dava dışı aval ... ve ... aleyhine 90.000,00 TL bedelli kambiyo senetinden dolayı Antalya 13. İcra Müdürlüğünün ... esas (yeni esas Antalya Genel İcra Dairesi ... e) sayılı dosyasıyla icra takibi yapıldığını, yapılan bu icra takibinin kötüniyetli ve haksız olduğunu, davaya konu icra takibinde diğer borçlular olan müvekkili şirketin Yetkilisi ve ortağı ... ve ... adına Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasıyla davalıya karşı aynı icra takibine konu senetten dolayı açılmış ve derdest olan bir menfi tespit davası bulunduğunu belirterek mahkememiz dosyası ile Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... takip ve davaya konu edilen senedin kambiyo senedinde bulunması gereken zorunlu tüm unsurları taşıdığı, davacıların bonodaki imzaya karşı çıkmadığı anlaşılmaktadır. Bunun yanında davacılar bonoların ticari ilişkinin teminatı olarak verildiğini de iddia ettiğinden bono karşılığı malların teslim edildiğini ve senedin teminat olarak verildiğini kesin delillerle ispatlamalıdır. Bu bağlamda takdiri delil niteliğinde bulunan ticari defterler incelemesi de somut uyuşmalığa da uygulanmaz. Davacı malların teslim edilmediğini ve senedin teminat olarak verildiğini kesin delillerle ispatlayamadığından ana dava ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Her ne kadar davalı, davacıların %20'den az olmamak üzere tazminata da mahkum edilmesini talep etmişlerse de ; Mahkememizce verilen ihtiyati tedbir kararı teminat yatırılmadığı için infaz edilmediğinden davalı lehine icra tazminatı takdirine yer olmadığına" şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, asıl ve birleşen davada davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Asıl ve birleşen davada davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemecesince verilen red kararının eksik inceleme ve araştırma ve dava dilekçelerinin içeriğinin yanlış anlaşılmış olması sebebiyle hukuka ve yasalara açıkça aykırı olduğunu, mahkeme gerekçesinde sanki davalı ... ile davacılar arasında doğrudan ticari ilişki varmış gibi değerlendirme yapıldığını, oysa temel ticari ilişkinin dava dışı ... A:Ş. ile davacı şirket arasında bulunduğunu, takip konusu senedin un alışverişi kapsamında teminat amacıyla üzeri boş şekilde düzenlenip bu şirkete verildiğini, temel borcun sona ermesi nedeniyle senedin bedelsiz kaldığını, senedin sonradan anlaşmaya aykırı şekilde doldurularak lehtar kısmına davalı ...’in isminin yazıldığını, davalıyı tanımadıklarını ve kendisiyle herhangi bir ticari ilişki kurmadıklarını, bononun ... A:Ş' ye ait matbu senetlerden olduğunu, müvekkillerinin dava dışı ... A.Ş. ve yetkilisi ... ile olan ticaretlerinin 2008 yılında sonlandırıldığını, senet üzerindeki keşide tarihi ve vade tarihinin 2014 yılı olarak yazıldığını, bu yıllarda müvekkilinin ne dava dışı ... ve ... A.Ş ne de davalı ile hiçbir ticareti faaliyetinin bulunmadığını, tüm bu hususların delil olarak sunduğu Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının, savcılık soruşturma dosyasındaki davalının beyanlarının, dava konusu senedin fiziki olarak incelenmesi ile birlikte iddialarını doğrulayacak ve ilk derece mahkemesinin karar gerekçesinin yanlışlığını açıkça ortaya koyacağını beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Asıl ve birleşen dava, takip konusu bononun teminat amaçlı verildiği ve bedelsiz kaldığı iddiasına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.
Mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle her iki davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, asıl davada davacıların bono üzerinde avalist olarak imzalarının bulunmasına, TTK'nın 702. maddesi uyarınca, aval verenin borcunun bağımsız bir borç olup, aval ile teminat altına alınan borcun geçersiz olması halinde bile, avalin sorumluluğunun devam etmesine, aval veren kişinin teminat altına aldığı borcun, şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa da, aval verenin taahhüdü geçerli olacağından, davacı aval verenlerin şekle ait noksanlıklar dışında temel ilişkiye yönelik herhangi bir itirazda bulunamamasına, bu nedenle asıl davada davacı aval verenlerin bononun teminat amaçlı düzenlendiği ve karşılığının bulunmadığına yönelik itirazlarının dikkate alınamayacak olmasına, birleşen davada davacı keşideci şirket yönünden yapılan değerlendirmede; davaya konu bononun tüm zorunlu unsurları barındıran kambiyo senedi vasfında olmasına, kambiyo senetlerinin sebepten mücerret olup, soyut bir borç ikrarı içermelerine, senet üzerinde nakden alındığının yazılı olmasına, davacı borçlunun emre yazılı bu senetten kaynaklanan borcu ödediğini savunmamış olup; aksine senedin teminat amaçlı düzenlendiğini, üzerinin boş olup sonradan doldurulduğunu davalı ile bir ilişkisinin bulunmadığını ileri sürmüş olmasına, senet sebepten mücerret olmakla; davacı imzayı inkar etmediğinden açığa attığını iddia ettiği imzanın sonuçlarına katlanması ve bu nedenle bononun üzerinin sonradan doldurulduğunu ve teminat amaçlı düzenlendiğini yazılı delillerle ispatlamasının gerekmesine, davalının kabul etmemesi karşısında davacının öncelikle takibe konu bononun dava dışı şirket ile aralarındaki un alışverişine binaen teminat olarak düzenlendiğini ispat etmesinin gerekmesine, Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında incelenen taraf defterlerinde ve iş bu dosyada incelenen davacı defterlerinde senede ilişkin herhangi bir kaydın yer almamasına, davalının soruşturma dosyasındaki ifadesinde bononun un teslimi karşılığı (malen) düzenlendiğine yönelik savunması ile senedin nakden olan düzenleme sebebini talil ettiği görülmekle birlikte, davacının da senedin un karşılığı teminat amaçlı düzenlendiğine yönelik iddiası karşısında çifte talil bulunduğundan ispat yükünün yer değiştirmeyip yine davacı üzerinde olduğunun anlaşılmasına, davacının senede karşı senetle ispat kuralı gereği iddiasını aynı kuvvette kesin bir delille ispatlayamamış olmasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; asıl ve birleşen dava davacılar vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Asıl ve birleşen davada davacılar vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 359,80 TL harcın mahsubu ile bakiye 372,20 TL istinaf karar harcının asıl ve birleşen dosya davacıları taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA,
3-Asıl ve birleşen davada davacılar istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 bendi gereğince aynı kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.
...