İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin azınlık hissedarların kanuna ve dürüstlük kuralına aykırı olduğu iddia edilen genel kurul kararlarının iptali istemli davanın reddi kararına yönelik istinaf incelemesi.
Özet: Bu istinaf davası, azınlık hissedarların, davalı şirketin 16.03.2021 tarihli genel kurulunda alınan finansal tabloların tasdiki, karın kullanımı ve özel denetçi atanması talebinin reddi gibi kararların kanuna ve dürüstlük kuralına aykırı olduğu iddiasıyla iptalini talep etmesi üzerine açılmış; ilk derece mahkemesi ise davacıların kararlar sonrası usulüne uygun muhalefet şerhlerinin bulunmaması ve iptali gerektiren somut bir durum tespit edilememesi gerekçeleriyle davayı reddetmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/2470
KARAR NO : 2026/1172
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 22/06/2022
NUMARASI : 2021/318 Esas - 2022/549 Karar
DAVA: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ: 04/05/2021
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/06/2026
Davanın reddine ilişkin kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA:Davacılar vekili; Davacılar ... ve ...'in Davalı .... A.Ş.'nin toplam 2.000.000-TL sermayesine karşılık her biri 1 TL nominal değerde ...'in 740.000-TL, ve ...'in 20.000-TL hisse ile azınlık hissedar konumunda olduklarını, davacıların, davalı şirketin 16.03.2021 tarihinde yapılan 2020 yılına ait Genel Kurul toplantısında Av. ...ve davacı asil tarafından vekaleten temsil edildiğini, kanuna ve dürüstlük kuralına aykırı kararlar aleyhinde olumsuz oy kullanmış ve muhalefet şerhlerini usulüne uygun olarak toplantı tutanağına işletildiğini, davacı ..., davalı şirketin kuruluşundan itibaren şirket yönetiminde bulunduğunu, davalı şirket aile şirketi olarak kurulan ve aynı zamanda davalı şirketin tüzel kişi hissedarı olan ... AŞ.'nin grup şirketlerinden birisi olduğu, ailelerin genişlemesi ile ortaya çıkan ihtilaflar nihayetinde müvekkil ..., herhangi bir somut gerekçe gösterilmeden 2018 yılına ait 23.05.2019 tarihli Olağan Genel Kurulda YK üyeliğinden çıkarıldığını, böylelikle davalı şirketin yönetiminin, hakim ortak konumundaki ... ve ailesinin kontrolüne geçtiğini, müvekkili ...'in şirkete girmesinin engellendiğini, buna dair Kadıköy 26. Noterliği nezdinde keşide edilen ... yev numaralı 24.06.2019 tarihli ihtarname ve Ayvalık 2. Noterliği nezdinde keşide edilen ... yevmiye numaralı 12.07.2019 tarihli ihtarnamelerin olduğunu, yine davalı şirketin tüzel kişi hissedarı olan ... AŞ.'nin grup şirketleri arasında yer alan .... A.Ş. bünyesinde çalışan oğullarının işçilik alacakları ödenmeden işten çıkarıldığını, taraflar arasındaki husumet sebebiyle bağların tamamen sonlandırmak amacıyla hisselerini en makul yöntem ile devretme arayışı girdiğini, bunun üzerine davacı güncel hisse değerlerinin tespit edilebilmesi için uluslararası dört büyük değerleme şirketinden tarafından değerleme raporu alınması ve sonrasında tespit edilen tutarın %20'sinin nakit, %80'inin ise ayni varlıkların paylaşılması suretiyle satılması müvekkilin sahip olduğu payların halka arz edilmesi suretiyle sunulması yönünde ihtarname düzenlediğini, ...'in 12.11.2020 tarihli ihtarnamesi ile davacının bu önerisini reddettiğini, akabinde toplanan olağan genel kurulda, davacıların muhalefetine rağmen, kanuna ve dürüstlük kuralına aykırı kararlar alındığını, davalı şirketin 2020 yılına ilişkin 16.03.2021 tarihinde yapılan kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili; müvekkili şirketin diğer grup şirketleri ile birlikte şirketler topluluğu oluşturduğunu, davacıların doğrudan ve dolaylı olarak grup şirketlerinde %40 paya sahip bulunduğunu, dava konusu genel kurula ilişkin olarak tüm pay sahiplerine tebligat yapıldığını, 2020 yılına ilişkin şirket kayıtlarının genel kuruldan 15 gün önce şirket merkezinde hazır bulundurulduğunu, Bakanlık temsilcisi gözetiminde %100 nisapla toplanıldığını. gündemin 2. numaralı başlığı altında bir karar alınmadığını bu sebeple iptalinin talep edilemeyeceğini, gündemin 2. numaralı başlığı altında alınan kararda davacıların usulüne uygun bir muhalefet şerhi bulunmadığını, bağımsız denetçi seçimine ilişkin kararım iptaline dava dilekçesinin sonuç ve talep bölümünde yer verilmemesi sebebiyle iptalinin talep edilemeyeceği, gündemin 6. numaralı başlığı altında özel denetçi tayin edilmemesi kararının iptalini talep etmekte menfaatleri olmadığını ayrıca usulüne uygun muhalefet şerhi bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece; 2. maddenin faaliyet raporlarının müzakeresi olduğu bir karar alınmadığı, iptali talep edilebilir bir husus olmadığı, finansal tabloların tasdikine dair 3 nolu karar, karın kullanım şekli ve dağıtılacak tutarın belirlenmesine dair 5 nolu kararda, davacıların karardan sonra bir muhalefetleri olmadığı, bu kararlar bakımından iptal davası açmak için dava şartının yerine gelmediği, özel denetçi atanması talebinin reddine dair 6 nolu kararda da iptali gerektirir somut bir durum tespit edilmediği, Bilirkişi raporuna karşı davacılar itiraz sunmuşlarsa da, karardan sonra muhalefet şerhi olmadığından davacı itirazlarının yerinde görülmediği,butlanı gerektirir bir durum bulunmadığı, bir başka davacı itirazı, emsal olarak bildirdiği, İst. Anadolu 8. ATM'nin 2021/294 esas sayılı dosyasında karın bu şekilde dağıtımına dair kararın iptal edildiği, anılan dosya uyaptan celp edilerek karar ve karara dayanak raporun incelendiği,emsal gösterilen davada davalı şirket dava dışı .... AŞ olup; o şirketin yıllık dönem net karı 26 milyondan fazla olduğundan %9 oranında karın dağıtımı düşük kabul edildiği, eldeki davada davalı olan şirketin, 2020 yılı dönem net karının 787.747 TL olduğu, (2019 yılında net kar 3,4 milyon iken, 1,1 milyon karın dağıtılmasına karar verildiği, 2020 yılında net kar oldukça azaldığı ), davacıların emsal olarak sunduğu İst. Anadolu 2 ATM nin 2021/318 E sayılı dosyada da davalı şirket dava dışı ... AŞ olup eldeki şirkete emsal sayılamayacağı, davacı vekili, son celse, bilirkişileri, İst. Bilirkişilik Bölge Kuruluna şikayet etmeleri sebebiyle yeni bir heyetten rapor alınması talebinde bulunmuşsa da, incelemenin mahiyeti, niteliği itibariyle bilirkişi tespitlerinde usulsüzlük görülmediği gibi, eldeki davada bilirkişi raporuna dayanmadan da aynı neticeye kanaat getirilerek hüküm oluşturulabildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacılar vekili; şirket kayıtları üzerinde herhangi bir inceleme yapmayan bilirkişilerce mali kayıtların hangi kıstaslara/standartlara dayanarak irdelendiği ile bunlar arasında analitik ya da çapraz herhangi bir değerlendirme yapılmadığı gibi, bunlara ilişkin hiçbir ayrıntıya yer verilmediğini, müvekkillerin finansal tablolar yönünden bilgi alma ve inceleme hakları usule uygun bir şekilde kullandırılmadığı kendilerine baştan savma şekilde cevap verilmesiyle yetinildiğini, şirketin mali kayıtları bilirkişilerce gerekli hassasiyet gösterilmeden değerlendirmeye konu edildiğini; finansal tablolara ilişkin itirazları sağlıklı ve elverişli bir şekilde değerlendirmeye konu edilmediğini, dava dilekçesinin içeriği gerek dilekçe eklerinde bağımsız denetçi atanmasına ilişkin kararın iptalinin açık ve gerekçeli bir şekilde talep edildiği halde bilirkişi bu duruma ilişkin hiçbir tespit ve değerlendirmede bulunmadığını, davalı şirket yönetim kurulu başkan ve üyelerinin rekabet yasakları devam ederken kurdukları, pay sahibi ve yönetim kurulunda bulundukları ... AŞ.'nin ... ... A.Ş. ("Birleşik Uzmanlar") nezdinde çalışan ... isimli ... tarafından denetlendiği tespit edildiğini, mezkur bağımsız ... şirketi ile ... hakkında müvekkillerin her türlü yasal başvuru hakkını saklı tutmakla ... yayınlanan ilanlar ile açıkça ...'in Birleşik Uzmanlar ile yakın ilişkileri olduğunu, Birleşik Uzmanların ... Şirketleri dahilinde olmayan ve YK Başkan ve üyelerinin rekabet yasağına tabi oldukları bir süreçte kurdukları ... AŞ'yi dahi denetlemekte olduğunu, bu noktada bağımsız ... şirketinin her ne kadar öyleymiş gibi addedilmeye çalışılsa da esasen çoğunluğun menfaatlerini şirket menfaatleri önüne koyarak ... yapmak suretiyle hem şirketi hem de azınlık pay sahipleri müvekkillerini zarara uğrattıkları ve uğratmaya devam ettiklerini, özel denetçi talebinin bilirkişi raporunda değerlendirmesi dahi yapılmayan ve mali uzmanlık gerektiren iddialarına ilişkin hiçbir inceleme yaptırmadan sadece bir cümle ile hüküm verildiğini, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE :Dava; 16/03/2021 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan kararların iptali istemine ilişkindir.
Gündemin 2.maddesinde 2020 yılına ait faaliyet raporları okunup müzakere edilmiş bir karar alınmamıştır.3. maddede 2020 yılına ait finansal tablolar okunarak müzakere edilmiş ve davacıların olumsuz oyuna karşılık oy çokluğuyla tasdik edilmiştir. Anılan maddede iki bölüm halinde karar alındığı, ilk bölümde finansal tabloların tasdikine ilişkin kısımda davacıların müzakere sırasında muhalefetlerini belirtilmiş iseler de karar alındıktan sonra muhalefet şerhi yazdırılmadığından, usulüne uygun bir muhalefet şerhi bulunmamaktadır. İkinci kısım ise bağımsız ... şirketi seçimine ilişkindir. Gündemde bulunmayan bu madde azlık davacıların önerisi üzerine oybirliği ile gündeme ilave edilmiş, ancak davacılar dışında ki hazırunun teklifi üzerine bağımsız denetçi seçilmiştir.Davalı şirketin bağımsız denetime tabi değil ise de davacıların önerisi kabul edilerek ihtiyari olarak bağımsız denetçi seçimi yapılmıştır.TTK nın 400.maddesinde bağımsız denetçilik yapabilecekler sayılmış olup ,davacıların seçilen şirketin diğer ortakların şirketlerini denetledikleri tarafsız olmayabilecekleri endişesini dile getirmekte iseler de böyle bir yaklaşım ile davacılarını iptal talebinin kabulü hukuki olmayacaktır. Seçilen bağımsız denetçi şirketin görev yapmasına engel bir sebeb ileri sürülüp ispatlanamadığından aksi yönde ki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.
İptali istenilen 5. maddede kar payı dağıtılmasına ilişkin olup, davacılar öneri görüşürken muhalefetini ifade etmiş iseler de alınan karardan sonra veya toplantı sonucunda muhalefet şerhi yazdırmamışlardır. Dava şartı yerine getirilmemiştir.
6 nolu karar ise yönetim kurulu üyelerine ücret, huzur hakkı vs ödenip ödenmeyeceği görüşülmüş, oybirliği ile ödenmemesine karar verildiği, aynı maddenin devamında davacıların özel denetçi atanması teklifi görüşülmüş, oyçokluğu ile reddedilmiştir. Davacıların 6 numaralı karara karşı iptal istemi yönetim kurulu üyelerine herhangi bir ödeme yapılmayacağı kararlaştırılmıştır.Davacıların hukukunu etkileyen bir karar alınmamıştır. TTK nın 439(1)maddesi uyarınca genel kurulun özel ... istemini reddetmesi halinde sermayenin en az onda birini ,halka açık anonim şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahipleri veya paylarının itibari değeri en az 1 milyon TL olan pay sahipleri üç ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinden özel denetçi atanmasını isteyebilirler. Bu halde davacıların kararların her iki kısımı bakımından davacıların iptal davası açmakta hukuki yararları yoktur.Davacıların 6 nolu kararın iptali hususunda ileri sürdükleri istinaf nedenleri yerinde değildir.
Açıklanan nedenlerle davacıların alınan kararların iptali bakımından bir kısmına muhalefet şerhi yazdırmadıkları, bağımsız denetçi seçimi bakımından seçilen şirketin tarafsızlığını ve TTK nın 400 maddesinde yazılı şartları sağlamadığı bakımından somut sebep gösterilmediği, sübjektif yorumlarla iptali istenemeyeceği, 6 nolu kararda ise yönetim kuruluna ücret ödenmemesi ve özel denetçi istemi kararlarının iptali istenmekte hukuki yarar bulunmadığından davanın reddine ilişkin kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. İstinaf sebepleri yerinde olmayan davacılar vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 269,85-TL harcın mahsubu ile kalan 462,15-TL harcın davacılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Davacılar tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,
Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,
HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 22/06/2026