Yargıtay 2. Ceza Dairesi, sanık hakkında hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığı ihlali ve mala zarar verme suçlarından Van Bölge Adliye Mahkemesince verilen istinaf ret kararlarını inceleyerek temyiz taleplerini reddetmiştir.
Özet: Sanık hakkında hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz başvurularının değerlendirilmesinde; iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçları için hükmolunan cezaların miktarı ve türü gereği temyiz imkanının bulunmadığı tespit edilmiş, hırsızlık suçuna ilişkin temyiz taleplerinin ise, sanık ve müdafiinin yetersiz delil ile teknik inceleme eksikliği iddiaları incelenerek, istinaf mahkemesince verilen hükmün usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle yerinde görülmediği anlaşılmış, bu nedenle tüm temyiz istemlerinin reddedilerek istinaf kararının onanmasına hükmedilmiştir.

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/1600 E., 2023/791 K.SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddineTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama I- Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesindeVan Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 02.10.2023 tarihli ve 2023/1600 Esas, 2023/791 Karar sayılı kararının sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Hükmolunan cezaların miktar ve türleri gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, "İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığı anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,II- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik sanık ve sanık müdafiinin temyiz istemlerinin incelenmesindeİlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, "sanığın cezalandırılmasına yeterli somut delilin bulunmadığı, dosya içinde bulunan görüntülerden ne şekilde sanığın kimliğine ulaşıldığına ilişkin teknik incelemenin yapılmadığına," sanığın temyiz isteminin "üzerine atılı suçu işlemediğine, dosya içinde bulunan kamera görüntülerinin tekrardan teknik incelemesi yapılması gerektiğine" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Van Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Muş 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Van Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.