Saray Asliye Ceza Mahkemesinin muhafaza görevini kötüye kullanma suçunda usulsüz ön ödeme tebligatı nedeniyle verilen mahkumiyet kararının Yargıtayca kanun yararına bozulması.
Özet: Yargıtay, "muhafaza görevini kötüye kullanma" suçundan verilen mahkûmiyet kararını, sanığa usulüne uygun şekilde yapılmayan ön ödeme ihtarının tebliğ mazbatasında kime tebliğ edildiğinin belirtilmemesi nedeniyle usulsüz olduğuna, ayrıca tebliğ geçerli kabul edilse dahi yasal 10 günlük sürenin beklenmeden hüküm verildiğine dikkat çekerek, mahkemenin hukuki durumu usulüne uygun bir ihtar sonrası değerlendirmemesi gerekçesiyle kanun yararına bozmuştur.
2. Ceza Dairesi         2026/1235 E.  ,  2026/4569 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2025/166 E., 2025/252 K.
SUÇ : Muhafaza görevini kötüye kullanma
KARAR : Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13.01.2026 tarihli ve KYB-2026/471 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre, Saray (Tekirdağ) 1. Asliye Ceza Mahkemesince hazırlanan ön ödeme ihtarının sanığa 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/1 maddesine göre tebliğe çıkarıldığı ve tebliğ edildiği anlaşılmış ise de, sanığa yapılan ön ödeme emrine ilişkin 22.04.2025 tarihli tebliğ mazbatası incelendiğinde tebliğ mazbatası üzerinde sadece imza ve tarih olduğu, tebliğin kime yapıldığının belirlenemediği, dolayısıyla ile ön ödeme tebligatının usulsüz olduğu anlaşıldığından, mahkemece sanığa usulüne uygun şekilde ön ödeme ihtarı yapılıp sonucuna göre hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Saray(Tekirdağ) 1. Asliye Ceza Mahkemesince hazırlanan ön ödeme ihtarının hükümlüye 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre tebliğe çıkarıldığı ve bu hususta tebligat yapıldığına dair bir tebliğ mazbatasının dosyada yer aldığı anlaşılmış ise de; anılan ön ödeme emrine ilişkin 22.04.2025 tarihli tebliğ mazbatası incelendiğinde, tebliğ mazbatası üzerinde sadece imza ve tarih olduğu, 7201 sayılı Kanun'un 23. maddesine aykırı şekilde düzenlenen tebliğ mazbatasından tebliğin kime yapıldığının belirlenemediği, dolayısıyla ile ön ödeme ihtarına ilişkin tebligatın usûlsüz olduğu, ayrıca tebliğin geçerli olduğu kabul edilse dahi, ön ödeme ihtarında belirtilen yasal 10 günlük süre beklenilmeden, ön ödeme ihtarının tebliğ edildiği gün hüküm verildiği belirlenmekle; mahkemece hükümlünün kendisine usûlüne uygun şekilde ön ödeme ihtarı yapılıp sonucuna göre hukukî durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Saray (Tekirdağ) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.04.2025 tarihli ve 2025/166 Esas, 2025/252 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.