Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesinin, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında, icra sonrası ödenen asıl alacağa rağmen feri alacakların tahsili talebiyle yapılan istinaf başvurusunu incelemesi.
Özet: Bir oto tamir ve bakım şirketinin, verdiği hizmet bedelini ödemeyen müşterisine karşı başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali istemli davasında; davalının icra takibine itiraz ettikten sonra asıl alacağı ödemesine rağmen icra masrafları, vekalet ücreti ve takibe bağlı faiz gibi feri alacakları ödemediği gerekçesiyle davacı tarafından bu kalemlerin tahsili hedeflenmiş; ilk derece mahkemesi asıl alacak yönünden hukuki yarar yokluğu, faiz yönünden ise temerrüt koşulları oluşmadığı gerekçesiyle davayı reddederken, davacı istinaf başvurusunda davanın konusunun ödenmeyen feri alacaklar olduğunu, asıl alacağın yargılamaya konu edilmediğini ve mahkemenin değerlendirmelerinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
Esas No: 2026/48 - Karar No:2026/650 T.C. ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/48 KARAR NO : 2026/650T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : 17/07/2025NUMARASI : 2024/406 E-2025/484 KDAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ : 03/06/2026KARAR YAZIM TARİHİ : 03/06/2026 Eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece asıl alacak yönünden hukuki yarar yokluğu nedeniyle ,faiz ve diğer ferileri yönünden esastan reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili özetle; davacı müvekkilinin oto tamir ve bakım hizmeti veren veren bir şirket olduğunu, davacı şirkete ait araçların müvekkilinin tamir servisinde tamir ve bakımlarının yapıldığını, tamir bedellerinin davalı şirkete adına fatura düzenlenmekte olduğunu ve davalı şirket tarafından ödemelerin müvekkili şirkete yapıldığını, davalı şirket adına düzenlenen 27.08.2021 tarih OGE2021000000502 sayılı fatura, 03.11.2021 tarih OGE2021000000526 sayılı fatura, 29.12.2021 tarih OGE2021000000528 sayılı faturalardan kalan bakiye tutarı olan 2.507,50 TL alacağın tahsili amacıyla çeşitli defalar girişimde bulunduğunu, davalı tarafından borcun ödenmemesi üzerine 17.04.2024 tarihinde Ankara 6. Genel İcra Dairesi'nin 2024/25412 sayılı icra dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak davalı borçlu tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak ödeme emrinde belirtilen borç ve fer'ilerine 08.05.2024 tarihinde itiraz edildiğini ve icra dairesince takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalı borçlu tarafından icra takibine itirazdan sonraki tarih olan 23.05.2024 tarihinde icra takibine konu asıl alacak olan 2.507,50 TL'nin müvekkili şirketin banka hesabına havale edilerek asıl borcun ödendiğini, ancak takip nedeniyle yapılan 569,20 TL icra masrafı ve 2.507,50 TL icra vekalet ücreti ve asıl alacağa takip tarihinden sonra işleyen 199,00 TL faizin ödenmediğini, davacı müvekkilinin asıl alacağı ödenmesine rağmen alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibinden doğan icra masrafları ve icra vekalet ücretinin ödenmediğini, asıl alacağın ödenmesi ancak fer'i nitelikteki borçların ödenmemesi nedeniyle itirazın iptali davası açılmasında hukuki yararları bulunmakta olduğunu, davalarının kabulüne, davalı tarafın haksız ve hukuka aykırı itirazın iptali ile Ankara 6. Genel İcra Dairesi'nin 2024/25412 sayılı esas dosyasında takibin devamına, davalı borculunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması nedeniyle alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere davacı müvekkili lehine icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yapılan yargılama giderlerinin davalı taraf üzerine bırakılmasına, davacı müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır. İlk Derece Mahkemesince: Yapılan incelemede davacı ile davalı arasındaki ilişkinin eser sözleşmesinden kaynaklandığı, tarafların arasındaki hukuki ilişkinin incelenmesinde hizmet veya tedarik sözleşmesi dışında taraflar arasındaki ekonomik güç farkının bulunduğu davacı tarafından ispatlanamadığı anlaşılmakla genel temerrüt hükümlerinin eldeki dosyada uygulanacağı kabul edildiği, davacının takip öncesi davalıyı temerrüde düşürdüğüne ilişkin eldeki davada delil sunulmamış olduğundan takip öncesi döneme ilişkin davacının faiz talebi yersiz olmakla, faize ilişkin talebin reddine, asıl alacak dava açılmadan önce ödenmiş olduğundan asıl alacak yönünden hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: davalı tarafından ödenmeyen 2.507,50TL alacağın tahsili için Ankara 6. Genel İcra Dairesi'nin 2024/25412 sayılı icra dosyasına davalı tarafından yapılan itiraz sonrası takibin durduğunu, itirazdan sonra davalı tarafından müvekkilinin banka hesabına asıl alacak olan 2.507,50TL ödendiğini, ancak duran icra takibinde dosya alacağı olarak 199,00TL takip tarihinden sonra asıl alacağı işleyen faiz, 2.507,50TL vekalet ücreti ve 569,20TL icra masrafı ödendiğini, görülmekte olan davanın konusunun ise, icra takibine yapılan itiraz sonrası duran takipte, 199,00TL takip tarihinden sonra asıl alacağa işleyen faiz, 2.507,50TL vekalet ücreti ve 569,20 TL icra masrafına yönelik itirazın iptaline ilişkin olduğunu, asıl borcun icra takibi açıldıktan ve itiraz edildikten sonra ödenmesi karşısında, asıl borcun görülmekte olan davaya konu edilmediğini, dava konusu edilmeyen asıl borç yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, dava konusu edilen hususun temerrüt faizi olmadığını, davada, temerrüt faizi talepleri bulunmadığından temerrüt faizi talebinin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı tarafından temerrüt faizi yönünden yapılan itirazın, görülmekte olan itirazın iptali davasına konu edilmediğini, icra takibine konu edilen asıl alacak ve temerrüt faizi talebine yönelik olarak yapılan itiraz üzerine takibin durduğunu, itiraz sonrası asıl alacağın ödendiğini, icra takibi sonrası doğan icra masrafı, icra vekalet ücreti ve takip sonrası işlemiş faiz yönünden itirazın iptali talebiyle görülmekte olan davanın açıldığını, temerrüt faizine yönelik yapılan itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında temerrüt faizinin dava konusu olmadığını, mahkemece temerrüt faizi yönünden itirazın iptali talepleri varmış gibi değerlendirilerek davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, dava konusu ettikleri hususta mahkemece hüküm kurulmadığını, görülmekte olan davada, dava dilekçesinde belirttikleri üzere dava konusu edilen hususun; müvekkilinin asıl alacağı ödenmesine rağmen alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibinden doğan icra masrafları ve icra vekalet ücreti ödenmesinden kaynaklandığını, bu kapsamda dava değeri olarak Fazlaya ilişkin her türlü dava, ıslah, değer artırımı hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik (199,00TL takip tarihinden sonra asıl alacağa işleyen faiz, 2.507,50TL vekalet ücreti ve 569,20TL icra masrafı toplamı) 3.275,70 TL olarak dava açıldığını, dava dilekçesinde görüleceği üzere asıl alacak ve temerrüt faizin dava konusu edilmediğini, ancak mahkemece temerrüt faizi ve asıl alacak yönünden hüküm kurulduğunu, görülmekte olan itirazın iptali davasına konu hususların; duran icra takibindeki icra masrafı, icra vekalet ücreti ve icra takibi sonrası işlemiş faize ilişkin olduğunu, istinafa konu kararda, dava konusunu yanlış nitelendirilmek suretiyle karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. 1-Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle takipten önce davalı borçlunun temerrüde düşürülmediği anlaşılmakla davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. 2-İcra İflas Kanunu ve Yargıtay yerleşik içtihatları kapsamında, itirazın iptali davasında takip tarihinden sonra ödeme yapılması durumunda, bu ödemeler öncelikle takip tarihinden sonra işlemiş faiz ve fer'ilerinden mahsup edileceği, bu nedenle takip tarihi ile ödeme tarihi arasında alacaklının bakiye alacağın bulunup bulunmadığı belirlenerek bu miktar üzerinden itirazın iptali yönünde karar verilmesi gerekirken yukarıda belirtilen inceleme ve araştırma yapılmaksızın takip tarihindeki asıl alacağın takip tarihinden sonra ödediği, bu nedenle hukuki yarar bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının reddiyle, 2.bentte açıklanan nedenlerle eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a-4-6 maddeleri gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 2-Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 17/07/2025 tarih ve 2024/406 E -2025/484 Ksayılı kararının HMK'nın 353/1-a-4-6 maddeleri gereğince kaldırılmasına, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesinegönderilmesine, 4-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL + 56,00 TL istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, 5-Davacı tarafından ödenen istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yaptığı istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olarak 03.06.2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdıre-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır