Muris muvazaası nedeniyle tapu iptali ve tescil davasında, evlatlarca sağlanan bakımın minnet duygusu yaratmadığı ve mal kaçırma kastıyla yapılan devrin yargıtayca onanması.
Özet: Mahkeme, davacının mirasbırakan tarafından davalılara satış gösterilerek yapılan taşınmaz devrinin aslında mirasçıdan mal kaçırma kastıyla ve muvazaalı olduğuna hükmetmiş; davalıların, taşınmazın kendilerine sunulan uzun süreli bakım karşılığı minnet duygusuyla devredildiği yönündeki savunmalarını, bu bakımın evlatlık görevini aşan nitelikte olmadığı gerekçesiyle reddederek, ilk derece ve bölge adliye mahkemelerinin tapu iptali ve tescil yönündeki kararlarını onamıştır.

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2610 E., 2025/208 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Afyonkarahisar 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2023/404 E., 2024/521 K.Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel istemine ilişkindir. Davacı, mirasbırakanları ...'in, adına kayıtlı 28 42... parsel sayılı taşınmazdaki 1 numaralı bağımsız bölümünü 03.12.2019 tarihinde satış göstermek suretiyle davalı oğullarına devrettiğini, yapılan işlemin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile payı oranında adına tesciline, olmadığı takdirde bilirkişice belirlenecek dava konusu taşınmaz hisse bedelinin ticari temerrüt faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalılar; davaya konu taşınmazın tapuda üç kişi adına kayıtlı olduğunu, tapu iptal-tescil davalarının tapu malikine karşı açılması gerektiğini, bu kişiler arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğunu, sadece iki kişiye karşı dava açılması hatalı olduğundan davanın usulden reddi gerektiğini, davacı ile kardeş olduklarını, davacının yaklaşık yirmi yıl önce evi terk edip bir daha ailesi ile iletişim kurmadığını, taraflar kardeşlerine ulaşmaya çalışsa da bir iletişim kuramadıklarını, bu sırada babalarının 2015 yılında felç, 2019 yılında kanser olup uzun yıllar süren bakıma muhtaçlık durumuna geldiğini, davalılardan ...ın kuaför, ...nin ise polis olup maddi durumlarının yeterli olduğunu, davalıların maddi ve manevi olarak babalarının yanında olduklarını, tüm bakım masraflarını karşıladıklarını, murisin kesinlikle mal kaçırma gibi bir kastı bulunmadığını, iradesinin kendisine uzun süre bakan çocuklarına maddi olarak karşılığını veremeyeceği için ve sadece emekli maaşı bulunduğu için evi bırakarak bu maddi ve manevi yükten kurtulduğunu, davacının, babası olan murisin uzun süren bu hastalık sürecinden haberdar olduğunu ancak hasta ve kendisine bakamayacak durumda olan babasını hiç arayıp sormadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde tarafların muris ...'in mirasçıları oldukları, murisin sağlığında dava konusu taşınmazın toplam 2/3 hissesini davalılara, kalan 1/3 hissesini ise dava dışı eşi...m'e tapuda satış göstermek sureti ile devrettiği, davacı ile murisin uzun yıllar küs olduğu, murisin ölünceye kadar dava konusu taşınmazda eşi ile birlikte yaşadığı, murisin bakımı ile eşinin ilgilendiği, davalıların muris ile aynı evde yaşamadıkları, davalılar vekili tarafından bakım savunmasında bulunularak taşınmaz hisselerinin minnet duygusuyla devredildiği ileri sürülmüş ise de evladın elverdiğince ebeveynine bakıp yardım etmesinin ahlaki bir görev olduğu, davalılar tarafından yapılan bakımın evlatlık ilişkisini aşacak boyutta olmadığı, davalılar murise bir evladın yapması gerekenin üstünde bakım yapmadığından taşınmaz hisse devirlerinin minnet duygusuyla yapıldığından bahsedilemeyeceği, muris tarafından davalılara yapılan temlikin bedelsiz, muvazaalı ve davacı mirasçıdan mal kaçırma kastı ile yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ile murisin yıllardır görüşmedikleri, aralarında davacının boşanma tercihinin muris tarafından onaylanmaması nedeniyle yıllardır soğukluk olduğu, murisin ölümünden sonra murisin eşi ve davacının annesi olan ...’yi evde tutacağı konusunda davacıya güvenmediği ve davacıya mal bırakmak istemediği, murisin yatalak olduğu dönemde eşi ... ile birlikte yaşadığı, davalıların murise ahlaki yükümlük boyutunu aşan derecece bir bakım yaptıklarının ve murisin davalılara yaptığı devrin minnet duygusuyla yapıldığının ispatlanamadığı anlaşılmakla Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: - K A R A R -Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 42.171,03 TLbakiye onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.