Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, dezenfektan ihracat izni danışmanlık ücreti alacağına ilişkin ilk derece mahkemesi kararını istinaf yoluyla inceliyor.
Özet: Bu hukuki evrak, dezenfektan ihracatı yapan davacının, ihracat izni temini karşılığında davalıya güvenceye dayalı olarak şirket yetkilisinin şahsi hesabından 40.000 TL danışmanlık bedeli ödediği iddiasıyla açtığı alacak davasında, ilk derece mahkemesinin yazılı delil ve ticari ilişki ispatı eksikliği gerekçesiyle davayı reddetmesi üzerine, davacının söz konusu kararı, iş kolları arasındaki farklılık ve kişisel ödemenin makuliyeti argümanlarıyla istinaf ettiğini ele almaktadır.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ
T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (E S A S I İ N C E L E M E D E N K A R A R I N K A L D I R I L M A S I) ESAS NO : 2022/103 KARAR NO : 2026/1226T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IBAŞKAN : ... ...ÜYE : ... ... ÜYE : ... ...KATİP : ... ...İNCELENEN KARARIN:MAHKEMESİ : Ankara 8. Asliye Ticaret MahkemesiTARİHİ : 04.11.2021ESAS-KARAR NUMARASI : 2021/378 E., 2021/690 K.DAVA : Alacak KARAR TARİHİ : 22.05.2026YAZIM TARİHİ : 22.05.2026 Davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Müvekkilinin dezenfektan işi yaptığını, mart sonunda bu iş ile ilgili ihracata başladığını, gerekli referanslar ile müvekkilinin, davalı taraf ile görüşmeler yaptığını ve 40.000 TL hususunda anlaştıklarını, 40.000 TL üzerinden anlaşılmasının sebebinin ise, devletin o tarihlerde izin şartı getirmesi olduğunu, davalı tarafın bu ödemeyi müvekkilinin yapması üzerine izin konusunu halledeceğini beyan ettiğini, karşılıklı güvene dayalı olarak ve arada sözleşmeye ihtiyaç duyulmadan yapılan anlaşma sonucu yapılan bu ödeme ve danışmanlık bedelinin taraflarına ödenmediğini, davalının üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmediğini, müvekkilinin davalı taraf ile irtibata geçerek alacaklarına ilişkin talepte bulunsa da bu çabalarının sonuçsuz kaldığını, bu sebepledir ki taraflarınca sözleşmeye konu edimlerin yerine getirilmesi amacıyla 2 kere ihtar çekildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkilinin davalı tarafa ödediği 40.000 TL alacağın dava tarihinden itibaren hesaplanacak aylık faiz ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince "...Davacı aralarındaki sözlü anlaşma uyarınca davalıya 40.000 TL danışmanlık ücreti ödediğini belirtmesine rağmen hizmet alamadığını ve hizmete ihtiyaç kalmadığının beyan ederek ödediği bedelin iadesini talep etmektedir. Ödemeye dayanak olarak da şirket yetkilisinin şahsi hesabından herhangi bir açıklama olmadan yapılan havaleler gösterilmektedir. Havale ödeme vasıtası olup, var olan bir borcun ödendiğini gösterir. Bu karinenin aksini havaleyi gönderen şahsın ispat etmesi gerekir. Bu durumda aradaki ticari ilişkiyi ispat etme yükümlülüğü, onu iddia eden davacıya aittir. Davada dayanılan havale dekontunda gönderilen paranın ne için gönderildiği yazılı olmadığından, söz konusu dekont, aradaki sözleşme ilişkisini kanıtlamaya yeterli olmadığı gibi, yazılı delil başlangıcı olarak da kabul edilemez. Parayı gönderen davacı şirket yetkilisi ile davacı şirket birbirinden bağımsız ayrı hak ve yükümlülüklere haiz olup ,davacı tarafça şirket yetkilisinin şahsi hesabından gönderilen para ile şirket arasındaki ilişki de açıklanmamıştır. Davacı iddiasını ispat etmek için başkaca delil de sunmamış olduğundan davacının davasının reddine..." karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Müvekkilinin davalı firma yetkilisine ihracat için ilgili yerlerden gerekli izinleri alabilmesi için Türkiye'de anlaştığı dezenfektan üretecek olan firmanın kapasite raporlarını, ihracatı yapılacak sevkiyatların GIB numaralarını gönderdiği, mahkemenin de çok iyi bileceği üzere işbu GIB numaralarının faturaların bankanlık tarafından onay verilmesi halinde malların gümrükten ihraç edilmesi için gerekli olan transfer numarası olduğu, müvekkilinin, ihracat işiyle uğraşmakta olan bir şirket olduğu, davalının ise eğitim işiyle uğraştığı, dolayısıyla müvekkilinin hesabından davalıya gönderilecek herhangi bir para akışına ilişkin fatura kesmenin mümkün olmayacağı, şirket faaliyetlerinin birbiri ile alakadar olmaması dolayısıyla davalının fatura kesebilmesi için ilgili ödemelerin müvekkilin şahsi hesabından yapıldığı, bir an için aksi düşünülse dahi müvekkilinin bekar olduğu ve çocuğu bulunmadığı, davalının yanında okutacağı ne bir çocuğu ne de o yaşlarda bir kardeşi veya akrabası bulunmadığı, dolayısıyla müvekkilinin durup dururken bir okula karşı borçlanmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak taleplidir.Davacı, dezenfektan ihracatına kısıtlama getirildiği, davalının izin alınmasına sağlayacağını belirtmesi üzerine karşılıklı güvene dayalı olarak (yazılı) sözleşmeye gerek duymaksızın danışmanlık bedeli 40.000 TL'nin 30.04.2020 tarihinde davalıya ödendiği, takiben 02.05.2020 tarihinde ihracat izinlerinin durdurulduğu, hizmet almaya gerek kalmadığı iddiasıyla yaptığı ödemenin tahsilini talep ettiği ve davalı tarafça "hizmet bedeli" açıklamasıyla 12.11.2020 tarihli, 40.000 TL tutarlı fatura düzenlendiği gözetildiğinde taraflar arasında hizmet sözleşmesi akdedildiği belirli olduğundan ilk derece mahkemesince tarafların delilleri toplanarak, iddia ve savunmanın değerlendirilmesi, sonucuna göre uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm tesisi dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun bulunmamıştır. Açıklanan nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK 353/1.a.6 madde gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.a.6 madde gereğince kabulüne, Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/378 E., 2021/690 K. sayılı 04.11.2021 tarihli kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, 2-) Peşin alınan istinaf karar harcının istek halinde iadesine, 3-) İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından hükümle birlikte değerlendirilmesine, 4-) HMK 359/4 madde gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile 302/5 madde gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 353/1.a madde gereğince KESİN olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 22.05.2026 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...