Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından Bölge Adliye Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararlarını, delil yetersizliği ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi itirazlarını reddederek hukuka uygun buldu.
Özet: İlk derece mahkemesi tarafından hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından mahkum edilen sanık hakkında, bölge adliye mahkemesince de onanan kararlar temyiz edilmiş; sanık müdafii, suçun gece işlendiği ve delillerin yetersiz olduğu gerekçesiyle şüpheden sanık yararlanır ilkesine uyulmadığını, sanığın hurda aldığını iddia ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. Ancak, temyiz incelemesi sonucunda, mahkumiyet hükümlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı tespit edilerek, sanık müdafiinin temyiz nedenleri reddedilmiş ve bölge adliye mahkemesi kararları hukuka uygun bulunarak onanmıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1902 E., 2022/2337 K.SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar vermeHÜKÜMLER : İlk Derece Mahkemesinin kararları kaldırılarak mahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin "sanığın isnat edilen suçu gece işlediğine, katılanın korkuluklarının kesildiğine dair yasaların aradığı her türlü şüpheden uzak, inandırıcı, kesin delil elde edilemediğine, sadece soyut beyan ve şüpheden öteye geçmediğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesine dikkat edilmediğine, sanığın hayvanlarını otlatırken, moloz yığının üzerinde bulunan bir adet hurda matkabı atıldığı düşüncesiyle aldığına, kararın bozulması gerektiğine" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Sanık hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçundan kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, mahkûmiyet kararları hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin kararlarına yönelik hükümlerin TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Akhisar 3. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.