İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, otel konaklama hizmeti sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali davası.
Özet: Bir otel işletmecisi olan davacı, müşterilerine verilen konaklama hizmetlerinden kaynaklanan 51.620,28 TLlik alacağının tahsili için turizm firması davalı aleyhine başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini ve takibin devamını talep etmiş, davalı ise böyle bir borcunun olmadığını ve cari hesap mutabakatı bulunmadığını savunmuş; yapılan bilirkişi incelemeleri neticesinde taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu ve davacının davalıdan bu miktar alacaklı olduğu tespit edilmiştir.

T.C.
İSTANBUL4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : 2025/207 EsasKARAR NO : 2026/448DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 20/03/2025KARAR TARİHİ : 16/06/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili 20/03/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının ... ili,... İlçesi ... beldesinde ... otel ve tursitik işletmeyi çalıştırdığını, davalı tarafın turizm firması olup tur programları sattığını, müşterilerine müvekkili şirkete ait otelde konaklama hizmeti verildiğini, bu hizmetin bedeli davalı şirketten tahsil edildiğini, icra dosyasına ve işbu dosyaya sunulan belgelere göre davalı şirketin davacıya 51.620,37 TL borcu olduğunu, kendileriyle görüşülmesine rağmen davalı şirket borcunu ödemediğini, bunun üzerine borçlu şirket hakkında ... 3.İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasından 7 örnek icra takibi başlatıldığını, davalı şirket süresi içinde icra takibine itiraz ettiğini, alacak ticari bir işten kaynaklandığı için Ticari dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, ... Arabuluculuk Bürosu ..., arabuluculuk no ...nolu dosyasında arabuluculuk görüşmeleri yapılmış,anlaşmama yönünde son tutanak düzenlenmiş taraflarca imza altına alındığını, alacağı tahsil etmek amacıyla bu davayı açmak zorunluluğu doğduğunu, açıklanan bu nedenlerle; ... 3.İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ,icra takibinin devamına, davalının, asıl alacağın % 20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili 22/04/2026 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket, işletmekte olduğu konaklama tesisi olan "..." isimli otelin odalarının davalı şirketin sahibi olduğu internet sitesi üzerinden satışının yapılması için müvekkil şirket ile anlaştığını, taraflar arasında internet ortamında online olarak sözleşme akdedildiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 5.3. Maddesi gereğince komisyon ve komisyon şartları belirlendiğini, taraflar arasında cari hesap mutabakatı sağlanmamış ve muaccel bir borç da bulunmadığını, davacı alacaklı olduğunu iddia ettiği hizmeti davalı şirkete vermediğini, davalının böyle bir borcunun olmadığını, açıklanan bu nedenlerle; haksız ve hukuka aykırı işbu davanın reddine, dava masraf ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine, davacının haksız olarak başlattığı icra takibi nedeni ile % 20'den az olmamak üzere haksız icra tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: ... 3.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası, Bilirkişi Kök ve Ek Raporu, BA/BA formları, Ticaret Sicil yazı cevabı, Arabuluculuk Anlaşamama Tutanağı, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ: 21/10/2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "Sayın Mahkeme tarafından verilen görevlendirme çerçevesinde dava dosyası ve tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan görevlendirme ile sınırlı incelemeler sonucunda A. Borçlar mevzuatına yönelik inceleme neticesinde: 1. Davacı tarafından 24.01.2025 tarihinde davalı aleyhine ... 3. İcra Dairesi’nin ...E. sayılı dosyası ile 51.620,37TL.nin ödenmesinin talep edildiği; “borcun sebebi” olarak ise faturaların ve cari hesap alacağının gösterildiği, 2. Dosyaya sunulan yazılı şekilde düzenlenmiş bir sözleşme bulunmadığı için TBK m. 1 hükmü gereğince karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamaları ile hangi hususlar hakkında anlaşmaya vardıklarının açık bir şekilde tespit edilemediği, 3. İcra takibine konu edilen fatura içeriklerinin, faturaların düzenlenme sebebine ilişkin hizmetlerin verilip verilmediğinin, rezervasyon kayıtlarının (uzmanlık alanım gereğince) tarafımca incelenmesinin mümkün olmadığı; 4. İcra takibinde cari hesap alacağı da gösterildiğinden bu yöndeki hesaplamanın mali açıdan yapıldığı, B. Mali inceleme neticesinde: 1. Davalı tarafa ait 2024 ve 2025 yılları ticari defterlerin tasdik işlemlerinin yasal süreleri içerisinde yapıldığı, 2. Davalı taraf kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 42.185,86 TL alacaklı olduğu, 3. İcra inkâr tazminatı ve kötüniyet tazminatı konusunda takdirin Sayın Mahkeme’de olduğu," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. 11/12/2025 Tarihli Talimat Bilirkişi Raporunda Özetle; "Taraflar arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğu ve dava konusu alacağın dayanağı olan faturaların davalı şirkete teslim edildiği, Dava dosyası ve tarafların ticari defterlerine göre, dava konusu alacağın dayanağı olan faturalara istinaden dava tarihi itibariyle davacı şirketin bakiye 51.620,28.-TL. tutarında davalı şirketten alacağının olduğu," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. 04/05/2026 Tarihli Bilirkişi Ek Raporunda Özetle; "Sayın Mahkeme tarafından verilen görevlendirme çerçevesinde dava dosyası ve tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan görevlendirme ile sınırlı incelemeler sonucunda öndeki görüşlerde değişiklik bulunmadığı," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. GEREKÇE: Dava, sözleşme ve faturadan kaynaklı alacak nedeni ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. Huzurdaki davada taraflar arasında komisyonculuk sözleşmesi imzalandığı, sözleşme gereğince aracı şirket olan davalı tarafından davacıya ait otel rezervasyonlarının yapıldığı ve konaklama ücretinin davalı yanca tahsil edilerek belirli aralıklarla sözleşme kapsamında davacıya ödemelerin yapıldığı, davalı yanca konaklama bedellerinin davalıya ödenmemesi nedeniyle davacı yanca işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır.Somut olayda davalı şirketin davacıdan olan komisyon alacakları ve fatura alacakları mevcut olduğunu, bu alacaklar yönünden de takas-mahsup taleplerinin bulunduğu ve davacının alacağının bulunmadığı savunması yapılmıştır. Bu durumda ispat yükü davacı yanda olduğu görülmekle, sözleşme gereği konaklama hizmetlerinin tam ve eksiksiz verilip verilmediği, faturaların sözleşmeye uygun hazırlanıp hazırlanmadığı, alacağın ticari kayıtlara nasıl işlendiği ve davacının alacaklı olup olmadığı hususunda tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesine karar verilmiştir.HMK'nun 222/3 maddesi; "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." hükmünü içermektedir. Bununla beraber Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E....K. ... sayılı kararında; "Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatının gerektiği düzenlendiğinden, ticari defterlerin kesin delil olduğu anlaşılmaktadır." şeklinde belirtildiği üzere HMK'nun 222'deki şartları oluştuğunda ticari defterlerin ispat gücü bakımından sahibi lehine kesin delil niteliği taşıdığı kabul edilecektir. Yukarıda kapsamda Mahkememizce taraflara ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, bilirkişi olarak atanacak mali müşavir bilirkişiye bildirilmesine, taraf vekillerinin inceleme gün ve saatinde ticari defter ve belgelerini ibraz etmesi, aksi takdirde ibrazdan kaçınmış sayılacağı duruşmada ihtar edilmiştir. Ancak davalı yanca ticari kayıt ve defterlerin inceleme gününde sunulmadığı görülmekle, davalının ticari defterlerinin ibrazdan kaçınmış sayılmalarına ve bilirkişi incelenmesinden vazgeçmiş sayılmalarına karar verilmiştir.21/10/2025 tarihli bilirkişi raporunda; "Dosyaya sunulan yazılı şekilde düzenlenmiş bir sözleşme bulunmadığı için TBK m. 1 hükmü gereğince karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamaları ile hangi hususlar hakkında anlaşmaya vardıklarının açık bir şekilde tespit edilemediği, İcra takibine konu edilen fatura içeriklerinin, faturaların düzenlenme sebebine ilişkin hizmetlerin verilip verilmediğinin, rezervasyon kayıtlarının (uzmanlık alanım gereğince) tarafımca incelenmesinin mümkün olmadığı; İcra takibinde cari hesap alacağı da gösterildiğinden bu yöndeki hesaplamanın mali açıdan yapıldığı, Mali inceleme neticesinde: Davalı tarafa ait 2024 ve 2025 yılları ticari defterlerin tasdik işlemlerinin yasal süreleri içerisinde yapıldığı, Davalı taraf kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 42.185,86 TL alacaklı olduğu," belirtilmiştir. 11/12/2025 tarihli bilirkişi raporunda; "Taraflar arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğu ve dava konusu alacağın dayanağı olan faturaların davalı şirkete teslim edildiği, Dava dosyası ve tarafların ticari defterlerine göre, dava konusu alacağın dayanağı olan faturalara istinaden dava tarihi itibariyle davacı şirketin bakiye 51.620,28 TL tutarında davalı şirketten alacağının olduğu," belirtilmiştir. Hazırlanan raporlara karşı taraflarca itiraz ve beyanda bulunulmuştur.04/05/2026 tarihli bilirkişi ek raporunda; "Sayın Mahkeme tarafından verilen görevlendirme çerçevesinde dava dosyası ve tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan görevlendirme ile sınırlı incelemeler sonucunda öndeki görüşlerde değişiklik bulunmadığı," bildirilmiştir. Taraflar arasında, davacı şirketin işletmekte olduğu konaklama tesisi olan otelin odalarının davalı şirketin sahibi olduğu internet sitesi üzerinden satışının yapılması için anlaşıldığı, bu sözleşmenin dijital ortamda kabul edildiği hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlığın davacının sözleşme gereği alacak talebinde bulunup bulunamayacağı noktasında toplandığı anlaşılmaktadır.Uyuşmazlık kapsamında davacı yanca sahibi olduğu otelde konaklama hizmetinin verildiği sabit olmakla, davalının sözleme gereğince alacağı komisyonu düşerek konaklama bedelinin davacıya ödemesi gerekmektedir. Zira otel konaklamasında davacının tahsil hakkı olmayıp ücretin davalının internet sitesi üzerinden yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu kapsamda konaklama hizmeti sonrasında davacının cari hesap ve faturalara konu alacağını alamadığı anlaşılmakla davanın asıl alacak yönünden kabulü gerekmiştir. Bu kapsamda bilirkişi raporunda hukuki değerlendirme yapılan bu hususlara Mahkememizce itibar edilmemiştir. Davacı yanca davalı yan temerrüde düşürülmediğinden dava tarihinden itibaren faiz işletilmek suretiyle davanın kabulü gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre; 1-Davanın tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla KABULÜNE,Davalının ... 3.İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, 2-İİK mad. 67/2 uyarınca kabul edilen alacak likit ve itiraz haksız olduğundan 51.620,37 TL alacağın %20'si olan 10.324,07 TL icra inkâr tazminatının tahsilde tekerrür olmamak üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Alınması gereken 3.526,18 TL nispi karar harcından peşin yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile eksik alınan 2.910,78 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye İrad Kaydına, 4-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,5-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL peşin harç, 615,40 TL başvuru harcı, 87,50 TL vekalet harcı, 27.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 582,50 TL posta masrafı olmak üzere toplam 28.900,80 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14.maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,7-Kullanılmaya ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı yanın yokluğunda verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.16/06/2026Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır