Trafik kazası sonrası oluşan değer kaybının kasko sigorta poliçesinden karşılanması amacıyla sigorta şirketine karşı açılan itirazın iptali davası.
Özet: Trafik kazası sonucu aracında oluşan değer kaybının zorunlu mali mesuliyet sigortasından karşılanamayan bakiye kısmının, kazaya karışan diğer aracın kasko sigortacısı olan davalı şirketten tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemini konu alan bu davada, davacı kalan değer kaybı bedelini talep ederken, davalı sigorta şirketi usulden ve esastan red, zamanaşımı ve poliçe klozları ile savunma yapmakta; mahkeme ise haksız fiil sorumluluğu ve zararın ispatı prensipleri çerçevesinde tarafların iddia ve savunmalarını değerlendirmektedir.

T.C.
İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/751 EsasKARAR NO : 2026/394DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)DAVA TARİHİ : 13/10/2025KARAR TARİHİ : 02/06/2026Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; 25.11.2024 tarihinde saat 16:35 sularında davacı ... üzerinde kendisine ait ... plakalı araç ile seyir halinde iken dava dışı ...'a ait ... plakalı aracın çarpması sonucu işbu maddi hasarlı trafik kazası vuku bulduğunu, ... plakalı aracın ZMMS şirketi ... Sigorta A.Ş'ye başvurulduğunu, 200.000,00 TL poliçe limitinden 192.271,20 TL hasar bedeli karşılandığını, değer kaybı tespit raporu ile belirlenen 80.000,00 TL değer kaybı bedelinin ise 7.728,00 TL tutarı poliçeden karşılanarak poliçe tüketildiğini, bakiye değer kaybı bedeli olan 72.271,20 TL'nin tahsili amacıyla davalı kasko şirketine başvurulduğunu ancak davalı tarafça herhangi bir ödeme yapılmadığından .... İcra Müdürlüğü 2025/... E. Sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, başlatılan icra takibine davalı tarafından itiraz edilerek takibin durduğunu, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini, haksız itirazın iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; HMK madde 119 gereğince işbu davanın dava dilekçesinde bulunması gereken hususlar bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, talep miktarını belirleyebilecek olan davacının, belirsiz alacak davası ve/veya kısmi dava açmakta hukuki yararı bulunmadığından dolayı davanın, “hmk 114/1-h maddesi hükmü gereğince dava şartı yokluğundan” usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini gerektiğini. tazminat bedelinin, zorunlu mali mesuliyet teminat limitinin üstünde kalması ile başladığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, değer kaybına yönelik taleplerin müvekkil şirketten haksız kazanç sağlamaya yönelik olmadığını, alanında uzman bilirkişi marifeti ile hesaplanması gerektiğini, kabul anlamına gelmediğini, ve savunmalarının baki kalmak kaydı ile tazminat ödenmesi gerektiğine kanaat getirilmesi halinde poliçedeki kloz ve muafiyetlerin uygulanmasını , haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takibin konusu alacağın %20 sinden az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, trafik kazasından kaynaklı bakiye değer kaybı bedelinin davalı sigorta şirketinin kasko poliçesinden karşılanması istemiyle davalı aleyhine başaltılmış olan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Somut olayda; Davacıya ait ait ... plakalı araç ile dava dışı ...'a ait, davalı şirket nezdinde Kasko Poliçesi kapsamında sigortalanmış olan ... plakalı araç arasında 25/11/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı olarak davacının aracında meydana gelen değer kaybının bakiye bedelinin tahsili amacıyla davalı aleyhine başlatılmış olan .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı icra takip dosyasına davalının yapmış olduğu itirazın iptali ile %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemiyle işbu davanın açılmış olduğu görülmüştür. İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. İşbu dava dosyasının temelini teşkil eden icra dosyasında yapılan kontrolde borçluların süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Bu nedenle davacının açmış olduğu davasının süresinde olduğu kabul edilmekle yargılama yapılmıştır.Haksız Fiillerden doğan borç ilişkileri Türk Borçlar Kanununun 49. Ve devamı hükümlerinde düzenlenmiş olup 49. Maddenin "(1)Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.(2)Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklindeki düzenlemesi ve aynı kanunun Zararın ve kusurun ispatı başlıklı 50. Maddesinin "(1) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.(2)Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." şeklindeki düzenlemesi uyarınca bir haksız fiil sonucunda zarar görenin tazminat isteminde bulunabilmesi için ortada haksız fiilin bulunması, failin kusur olması, talepte bulunan şahısta zararın meydana gelmiş olması ve zarar ile fiil arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.Bir zarar sigortası türü olan zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı işletenin sorumluluğunu yine ancak sorumlu olduğu çerçevede karşılamakla yükümlüdür. Bu bakımdan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir. Motorlu Kara Taşıt Araçları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre ise, sigortacı, zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçe limitinin dışında (üstünde) kalan miktardan başlayıp, ihtiyari mali sorumluluk sigortası teminat limitine kadar sorumludur. Bahse konu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, yasa koyucu trafik sigortacısı ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk öngörmemiş, sıralı bir sorumluluk düzenlemiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş., kazaya neden olan aracın ihtiyari mali mesuliyet (İMSS) sigortacısı olup, olay tarihi itibariyle dava dışı sigortalının, ZMSS limitini aşan kısımdan (ve temin ettiği İMSS poliçe limiti dahilinde sınırlı olarak) sorumlu olacağı açık olup bu kapsamda celp edilen belgeler kapsamında dava dışı ... sigorta şirketinin ZMMS kapsamında poliçe limitini hasar bedeli tazminatı ve değer kaybı ödemesi (7.728,00 TL) ile birlikte tüketmiş olduğu, davalıya başvurulabilme koşullarının oluşmuş olduğu kanaatine varılmıştır.Yargılama esnasında dosyaya celp edilen sigorta tahkim komisyonu dosyası, tarafların ibraz etmiş olduğu deliller, hasar dosyaları bir bütün olarak incelenerek tanzim edilen bilirkişi raporunda özetle; OLAY: 25.11.2024 tarihinde saat 16:35 sıralarında, ... bulvarında seyir halinde olan davacı sürücü ... yönetimindeki ... plakalı araç, önündeki kasis nedeniyle yavaşladığında, arkasından gelmekte olan ü ... yönetimindeki ... plakalı araç duramayarak arkadan çarpmış, kaza maddi hasarla sonuçlanmıştır. Davacı, aracına çarpmış olan ... plakalı aracın kasko sigortasını düzenleyen davalı şirketten dava konusu kazada aracının uğramış olduğu bakiye değer kaybı bedelinin tahsili için başlattığı icra takibi davalının itirazı üzerine durdurulmuş olup, itirazın iptalini talep etmektedir.Dava konusu kazanın meydana gelmesi ile ilgili dava dosyasında mevcut hususlar yukarıda özetlenmiş olup, ... plakalı aracın sürücüsü ...'in kaza mahallinde tedbirsiz ve dikkatsiz seyri ile önündeki araçla arasında emniyetli izleme mesafesi bırakmamış olması ve önündeki araca arkadan çarpmış olması nedenleriyle 2918 sayılı KTK 'nın şerit izleme, gelen trafikle karşılaşma, araçlar arasındaki mesafe, yavaş sürme ve geçiş kolaylığı sağlama konusundaki madde 56 ile tanımlı “Sürücüler aşağıdaki kurallara ve yasaklara uymak zorundadırlar. .. c) Araçlar arasındaki mesafe: Sürücüler önlerinde giden araçları yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli bir mesafeden izlemek zorundadırlar. ..” kuralını ihlali ile aynı kanunun trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan halleri kapsayan Madde 84'de tanımlı “Araç sürücüleri trafik kazalarında; .. d) Arkadan çarpma, .. Hallerinde asli kusurlu sayılırlar.” gereği %100 asli kusurlu olduğu, davacı sürücü ...'ye atfedilecek bir kusur bulunmadığı kanaatine varılmıştır.DEĞER KAYBI ZARARI: Dava konusu ... plakalı araç ... marka, ... tipinde ve 2010 model olup şasi numarası ..., kilometresi 465.824 km şeklindedir.Dava konusu aracın dava dosyasında bulunan 11.02.2025 tarihli satış sözleşmesine göre davacı tarafından 250.000 TL bedelle satışının yapılmış olduğu anlaşılmaktadır.Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinin dava dosyasına sunmuş olduğu 15.12.2025 tarihli tablolarda dava konusu aracın dava konusu kaza öncesi herhangi bir hasar kaydı olmadığı,Dava konusu aracın dava konusu kazada arka iki çamurluk, bagaj kapağı ve arka taban sacı ve arka tamponunun hasar görerek onarılmış olduğu anlaşılmaktadır.Dava dosyasında bulunan 24.06.2025 tarihli değer kaybı hesabında aracın uğramış olduğu hasar incelenmiş ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 04.12.2021 hesaplama formülü ile aracın uğradığı değer kaybı 80.000 TL olarak hesaplanmıştır.Dava dosyasında bulunan 31.07.2025 tarihli Uyuşmazlık Başvurusu Bilirkişi Raporunda kaza özetlenmiş ve dava konusu aracın özellikleri ve almış olduğu hasar incelenerek değer kaybı değerlendirmesi yapılmış ve bu değerlendirme sonucunda dava konusu aracın ikinci el piyasasında hasarsız rayicinin 280.000 TL, hasarı onarılmış rayicinin ise 255.000 TL olduğunun dört ayrı servisten alınan fiyatların ortalaması alınarak belirlenmiş olduğu belirtilerek aracın uğramış olduğu değer kaybının 25.000 TL olduğu ifade edilmiştir.Dolayısıyla kaza tarihi itibarıyla aracın onarım sonrası uğramış olduğu değer kaybı tutarı: 280.000 - 255.472 = 24.528 TL olarak hesaplanmıştır.Kanaatine varıldığı mahkememize bildirilmiştir.Alınan işbu rapora karşı her ne kadar davacı vekili tarafından itiraz edilmiş ve çelişki olarak 24.06.2025 tarihli ekspertiz raporuna dayanılmış ise de söz konusu rapor Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 04.12.2021 hesaplama formülü ile hesaplanmış olup yerleşik içtihatlar ve Anayasa Mahkemesinin iptal kararı uyarınca değer kaybının aracın hasarlı ve hasarsız olan halinin karşılaştırılması sureti ile markası, yaşı, cinsi vs özellikleri de göz önünde bulundurularak hesaplanacak olan 2. El piyasa rayiç değeri karşılaştırılmak sureti ile hesaplanması gerekmekte olup bu kapsamda mahkememiz dosyasından alınan rapor ve sigorta tahkim komisyonu nezdinde alınan raporların hüküm kurmaya ve denetime elverişi olduğu görülmekle rapora karşı yapılan itirazların reddine karar vermek gerekmiş olup dosyaya sunulan tüm deliller incelendiğinde kaza öncesinde davacıya ait aracın piyasa rayicinin 280.000,00 TL olduğu, kazan kısa bir süre sonra davacının aracını 250.000,00 TL'ye satmış olması sebebiyle gerçek zararının 280.000,00 - 250.000,00 = 30.000,00 TL olduğu görülmekle bu bedel hükme esas alınmış, dava dışı ... Sigorta şirketi tarafından ZMMS kapsamında davacıya 7.728,00 TL değer kaybı ödemesinin yapılmış olması sebebiyle davacının davalıdan talep edebileceği bakiye değer kaybı miktarının 30.000,00 - 7.728,00 = 22.272,00 TL olduğu kabul edilmiştir.Trafik kazasına dayalı alacak, trafik kazasının meydana gelmiş olduğu tarih itibariyle muaccel olur. Ancak trafik kazasında düzenlediği poliçe nedeniyle sorumluluğu olan sigorta açısından sorumluluk haksız fiil sorumluluğu olmadığından, poliçeye dayalı alacak yönünden sigortaya başvuru tarihinden itibaren 8 işgünü geçtikten sonra alacak muaccel hale gelecek, başvuru yapılmaması ya da başvuru yapılmasına rağmen birtakım belgelerin sigortaya temin edilerek verilmemiş olması sonucunda dava açılması halinde ise sigorta açısından dava tarihi itibariyle alacak muaccel hale gelecek ve faiz bu muaccel tarihinden itibaren işlemeye başlayacaktır.Somut olay bakımından yapılan kontrolde; davacı tarafından davalıya 26/06/2025 tarihinde başvuru yapılmış olduğu, 8 iş günü sonrasının 08/07/2025 tarihine tekabül ettiği, bu kapsamda davalının 09/07/2025 tarihi itibari ile temerrüde düşmüş olduğu anlaşılmakla 09/07/2025 tarihi ile takip tarihi olan 21/07/2025 tarihi arasında geçen 12 gün için asıl alacak tutarı olan 22.272,00 TL'ye yasal faiz işletildiğinde takip öncesi talep edilebilecek faizin 175,74 TL olduğu, bu hali ile davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın 22.447,74 TL üzerinden iptaline karar vermek gerekmiştir. Davacının dava dilekçesi ile borçlunun %20'den aşağıda olmamak üzere inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesi yönündeki talebi değerlendirildiğinde İİK m. 67 hükmü uyarınca davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksızlığına karar verilmiş olması ve alacağının likit olması gerekmekte, kural olarak davalı borçlunun kötü niyetli olması şartı aranmamaktadır. Somut olayda davacı tarafın, haksız fiilden kaynaklı tazminat talep ettiği görülmekle tarafların kusurunun olup olmadığı ve zararın miktarının belirlenmesi, yargılama kapsamında bilirkişi incelemesiyle mümkün olduğundan, talep edilen tazminat miktarının likit (muayyen, belirli) olmadığı ve icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceği anlaşılmakla davacının icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.Davalının kötüniyet tazminatı talebinin değerlendirilmesinde ise ; İİK m. 67/2 hükmü uyarınca kötüniyet tazminatı, itirazın iptali davası reddedilince alacaklının takibinde haksız ve kötüniyetli görülmesi durumunda borçlunun istemi üzerine alacaklı aleyhine hükmedilen tazminattır. Kötüniyeti ispat yükü borçludadır, zira TMK m.2 hükmü uyarınca iyiniyetin varlığı asıldır. Yapılan kontrolde davalı aleyhine başlatılan takipte davacının reddedilen istemi bakımından davalı tarafından davacının kötüniyetli olduğu ispatlanamamış olması nedeni ile davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile; davalının .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin; 22.272,00 TL asıl alacak ve takip öncesi işlemiş 175,74 TL faiz olmak üzere toplam 22.447,74 TL üzerinden kaldığı yerden devamına, -Asıl alacak tutarına takip tarihinden tahsil tarihine kadar yasal faiz işletilmesine, -Davacının fazlaya dair isteminin reddine,2-Davacının davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebinin reddine,3-Davalının davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi talebinin reddine,4-Alınması gerekli olan 1.533,41-TL karar ilam harcından dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 1.007,16-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 526,25-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından sarf edilen 1.007,16-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri: 806,9-TL (başvurma, vekalet harcı) davetiye, posta gideri: 375,40-TL, bilirkişi ücret olarak alınan 7.000,00-TL olmak üzere toplam: 8.182,30-TL yargılama giderinin %27 kabul-red oranı üzerinden hesaplanan 2.209,22-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanının davacı üzerinde bırakılmasına,7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 22.447,74-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden AAÜT m.13/3 hükmü uyarınca hesap ve takdir olunan 22.447,74-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,9-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 4.600,00-TL'nin %27 kabul - red oranı üzerinden hesaplanan 1.242,00-TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, kalan 3.358,00-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,10-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/06/2026Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır * İş bu karar 5070 Sayılı Kanun hükümlerine göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.