Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin, genetik analiz hizmet sözleşmesinden kaynaklanan ödenmeyen fatura bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali davasına dair gerekçeli kararı.
Özet: Hizmet sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında, davacı şirket, genetik analiz hizmetleri karşılığında davalıdan tahsil edemediği 108.289,20 TL alacağı için başlattığı icra takibine yapılan itirazın kaldırılmasını talep etmiş, davalı ise hizmetleri almadığını ve faturaların onaysız düzenlendiğini savunmuştur; yapılan yargılamada, davacının usulüne uygun tuttuğu ticari defterleri ve sunduğu belgeler ışığında bilirkişi raporu, davacının 111.583,66 TL (asıl alacak ve faiz) alacaklı olduğunu tespit etmiş olup, mahkeme delilleri değerlendirerek hüküm kuracaktır.

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/818 EsasKARAR NO : 2026/446DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 04/03/2025KARAR TARİHİ : 20/04/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : 30/04/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı taraf arasında, muhtelif tarihlerde taraflarca imza edilmiş 07.07.2023 tarihli Genetik Analiz Hizmeti Sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşme uyarınca müvekkil tarafından davalıya Analiz Hizmet Sözleşmesi gereği, ..... geno tiplemesi testi, ..... yazılım platformu, kurye ile örnek toplama hizmetlerinin verildiğini, bu hizmetler sebebiyle düzenlenecek faturaların öncelikle davalı şirket yetkilisinden onayı alındığını, bu onay doğrultusunda 31.08.2023 tarihli ...... nolu 65.252,40 TL bedelli fatura (Ek 3) ve 29.09.2023 tarihli ...... nolu 43.036,80 TL bedelli fatura düzenlenerek davalı tarafa iletildiğini, karşı tarafla yapılan tüm iletişime rağmen fatura bedellerinin ödenmediğini, anılan borcun ödenmemesi sebebiyle davalı aleyhine İstanbul Anadolu İcra ..... Dairesi ..... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça takibe itiraz edilmesi sebebiyle takip durduğunu, yapılan arabaluculuk görüşmelerinden de bir sonuç alınamadığını beyanla; davanın kabulü ile itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine %20.den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili davalı şirketin adresinin "..... Mahallesi ..... Sokak ..... Apartmanı No: 19 İç kapı No: 27 Bakırköy / İSTANBUL" olduğunu, yetkili adliyenin Bakırköy Adliyesi olduğunu, bu sebeple yetki itirazlarının bulunduğunu, Faiz oranı ve işlemiş faize açıkça itiraz ettiklerini, müvekkili şirketin davacı/alacaklı görünen tarafça faturalara konu edilmiş olan ürünleri teslim almadığını, davacı tarafın müvekkil davalı şirketin bilgisi ve onayı olmadan fatura düzenlediğini beyanla; İstanbul Anadolu ...... İcra Müdürlüğü'nün ..... E. E. sayılı dosyasının iptaline, davacı taraf aleyhine yüzde 40'dan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, Yetki itirazının kabulüne, Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. İstanbul Anadolu ...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... esas - ..... karar sayılı ilamıyla yetkisizlik kararı verilerek dosya mahkememize gönderilmiştir.DELİLLER VE GEREKÇE;Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.İstanbul Anadolu ...... İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 108.289,20-TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle;"Davacı tarafa ait 2023 Yılı ticari defterlerinin tasdik işlemleri yasal süreleri içerisinde yapıldığı, Davalı tarafın mahkeme salonunda yapılan incelemeye katılmadığı ve yerinde inceleme talebinin olmadığı için 19.01.2026 tarihli duruşma tutanağının G.D.2.d. maddesi gereği davalı taraf ticari defterlerinin incelenmediği, Davacı taraf kayıtları ve sunduğu belgeler veri kabul edilerek yapılan inceleme ve hesaplamalar sonucunda; Davacının davalıdan 108.289,20 TL asıl alacak , 3.294,46 TL hesaplanan faiz olmak üzere toplam 111.583,66 TL alacaklı olacağı, İcra-inkar tazminatı ve kötü niyet tazminatı konularının Sayın Mahkeme’nin takdirinde olacağı, " denilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Mevcut olayda davacı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmakla davacı tarafın ticari defterleri hükme esas alınmıştır.HMK'nın MADDE 222. maddesinde;"(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.(2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.(3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.(4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.(5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir. Davalı şirketin BA formalarında da faturaların kaydedildiği, buna göre içeriği kabul edildiği gibi resmi kuruma bildirilen beyannamenin delil niteliğini de haiz olduğu sabittir. BA/BS formları resmi makama bildirilen belge olup delil niteliğini haizdir. Kaldı ki davacı ticari defter ve belgeleriyle de alacak ispatlanmıştır. Takibe veya davaya konu faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olması halinde veya davalının bağlı olduğu Vergi Dairesi BA formları ile bildirilmiş olması halinde fatura içeriği malların davalıya teslim edildiğinin kabulü gerekir. (Y.19. HD. 2015/12329 Esas-2016/6138 Karar ve 2014/11846 Esas ve 15110 Karar sayılı ilamları da bu yöndedir.)Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalı taraf inceleme gününde ticari defter ve belgelerini sunmamıştır. Dosya kapsamında her iki tarafın BA-BS beyannamelerinin birbiriyle uyumlu olduğu anlaşılmıştır. Davalı firmanın ilgili faturalara 6102 sayılı TTK’nun 21/2 maddesi hükmüne göre 8 gün içinde itiraz etmediği görülmüş olup “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren (8) sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır” hükmü bulunmaktadır. Davalı TTK’.nun m.21/2 hükmüne göre süresinde itiraz etmemiştir. Bu nedenle faturanın içeriğini kabul etmiş sayılmaktadır. Davacı tarafından davadan önce ihtarname gönderilmediği, bu sebeple temerrüt oluşmadığı, taraflar arasındaki sözleşmeye göre kesin vadeden de söz edilemeyeceği, usulüne uygun tutulan davacı tarafın ticari defterlerine göre davacının talep edebileceği toplam alacağın 108.289,20 TL asıl alacak olduğu, davacının da dava açarken harçlandırdığı bedelin asıl alacak üzerinden olduğu anlaşılmıştır. Gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davanın KABULÜ ile; İstanbul Anadolu ...... İcra Dairesi'nin ...... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın İPTALİ ile takibin 108.289,20 TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki diğer koşullar ile devamına,2- 108.289,20 TL'nin %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 7.397,23 TL ilam harcından peşin alınan 1.268,37TL harcın mahsubu ile bakiye 6.128,86TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.600,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,5-Davacı tarafından sarf edilen 8.000,00 TL bilirkişi ücreti, 105,00 TL posta masrafı, 615,40 TL başvuru harcı, 1.268,37 TL peşin harç ücreti olmak üzere toplam 9.988,77TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,Dair,davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı 20/04/2026Katip ..... ✍e-imzalıdır Hakim ......✍e-imzalıdır