Cumhurbaşkanına hakaret suçunun unsurlarının, onur ve saygınlığı rencide edici nitelikte bulunmayan sözler nedeniyle oluşmadığından, beraat hükmünün Yargıtay tarafından düzeltilerek onanması.
Özet: Yargıtay, cumhurbaşkanına hakaret suçundan yargılanan sanık hakkında verilen beraat kararını temyiz incelemesinde ele alarak, katılan vekilinin itirazlarına rağmen sanığın eyleminin kişilerin onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle suçun unsurlarının oluşmadığını belirtmiş; bu çerçevede, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin şüpheden uzak delil yokluğuna dayalı beraat gerekçesini, fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması nedeniyle yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmaması şeklinde düzelterek, beraat hükmünün esastan onanmasına karar vermiştir.
4. Ceza Dairesi         2024/1927 E.  ,  2026/5503 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1225 E., 2023/900 K.
SUÇ : Cumhurbaşkanına hakaret
HÜKÜM : Esastan ret
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükmüne yönelik Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz istemi özetle; sanığın atılı suçu işlediğine, suçun unsurlarının oluştuğuna, usul ve yasaya aykırı hükmün bozulmasına ilişkindir.
III. GEREKÇE
İncelenen dava dosyası içeriğine, yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen deliller ile temyiz kapsamına göre, sanık hakkında beraat kararı verilmesinde isabetsizlik görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddine karar verilmiş, kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen,
Hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir. Sanığın, katılana yönelik sarf ettiği iddia edilen sözlerinin, katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle Cumhurbaşkanına hakaret suçunun unsurlarının oluşmaması karşısında, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi uyarınca beraatine karar verilmesi gerekirken, sanığın hakaret kastı ile hareket ettiğine yönelik her türlü şüpheden uzak somut delil bulunmadığı şeklinde yerinde görülmeyen gerekçeyle 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmesi, hususu dışında hukuka aykırılık görülmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303/1. maddesi gereği, karardan " sanığın müsnet suçu işlediğine ilişkin her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilmediği yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı anlaşılmakla sanığın CMK 223/2-e maddesi uyarınca BERAATİNE " ibaresi çıkarılıp yerine "yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması nedeniyle sanığın 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi uyarınca BERAATİNE" ibaresi yazılmak suretiyle Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Bakırköy 26. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,24.03.2026 tarihinde karar verildi.