İnançlı işlem hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil talebinin, yazılı delil eksikliği sebebiyle reddedilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz incelemesi sonucu onanması.
Özet: Bir taşınmazın banka kredisi temini amacıyla inançlı olarak devredildiği iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescil veya bedel istemine ilişkin bu davada, mahkemeler, davacının inanç sözleşmesini davalının elinden sadır yazılı bir belgeyle ispatlayamadığı, sunulan teminat senedinin inançlı işlemi kanıtlamaya yeterli olmadığı ve kredinin davalı tarafından ödendiği gerekçeleriyle davanın reddine karar vermiş, Yargıtay da bu kararı hukuka uygun bularak onamıştır.
1. Hukuk Dairesi         2025/4388 E.  ,  2026/2770 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1278 E., 2025/1358 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ:... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/544 E., 2023/114 K.
Dava, inançlı işlem hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel istemine ilişkindir.
Davacı vekili; müvekkilinin 7 42... parsel sayılı taşınmazdaki 1 numaralı dairenin maliki iken davalılar... ve ...'nun banka kredisi kullanabilmeleri için inançlı temlik yaptığını, inançlı işlem belgesinin aslının... Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/4948 sayılı Soruşturma dosyasında mevcut teminat bonosu olduğunu, bononun arka tarafında devrin hangi amaçla yapıldığı ve kredi ödendiğinde mülkiyetin müvekkiline geri verileceğinin belirtildiğini, müvekkilinin, mesken olarak kullandığı taşınmazın... Valiliği İl İdare Kurulu Müdürlüğünün 09.07.2021 tarih ve 17 numaralı kararından, ayrıca... Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/4948 sayılı Soruşturma dosyasından inanç sözleşmesine konu taşınmazının davalı ...'a satıldığını öğrendiğini, davalılardan ...'ın vekili aracılığıyla yaptığı zilyetliğin korunmasına ilişkin başvurunun Kurul Kararı ile reddedildiğini, inanç sözleşmesine aykırı olarak davranan davalılarla devir alan üçüncü kişi davalı arasında danışıklı işlem olabileceğini ileri sürerek davaya konu taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini, bu istemin kabul edilmemesi halinde belirsiz alacak davası kapsamında şimdilik 80.000,00 TL bedelin kredinin ödenme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, 04.10.2022 tarihli duruşmada, bağımsız bölüm numarasının sehven 1 olarak belirtildiğini, bağımsız bölüm numarasının 2 olduğunu bildirerek dava dilekçesini düzeltmiştir.
Davalılar süresinde davaya cevap vermemiş; davalı ... vekili duruşmadaki beyanında, müvekkilinin iyiniyetli alıcı olduğunu bildirmiş, davanın reddini talep etmiş; davalı ... ve ... vekili davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı inanç sözleşmesine dayalı olarak tapu iptali ve tescil talebinde bulunmuş ise de inanç sözleşmesinin yazılı delil ile ispatlanması gerekmekte olup davacı tarafça inanç sözleşmesine ilişkin sunulmuş yazılı bir delilin bulunmadığı, davacı tarafından taraflar arasında bono bulunduğu ve davalının kredi çektiği öne sürülerek tanık dinlenmesi talep edilmiş ise de bono incelendiğinde dava konusu olaya ilişkin herhangi bir kayıt içermediği, davalı tarafından kullanılan kredinin ise davalı tarafından ödendiği, davacı ile herhangi bir bağlantısının bulunmadığı, bu nedenle yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilemeyecekleri anlaşıldığından tanık dinlenmesi yönündeki talebin reddine karar verilmiş, inanç sözleşmesinin yazılı delil ile ispatlanması gerekmekte olup davacının yazılı delil sunmaması nedeniyle davayı ispatlayamadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla
; çekişme konusu taşınmazın 08.09.2005 tarihinde davalılardan...a temlik edildiği, taşınmazın devri ile ilgili olarak davacı ve ... arasında düzenlenmiş anılan davalının elinden sadır bir belge ve delilin bulunmadığı, davalının temlikin yazılı delili olduğunu bildirdiği teminat senedinde davalı ...'ın keşideci olmadığı, imzasının bulunmadığı, dolayısıyla davacının dayandığı bu belgenin, davacıya taşınmazın aynının iadesinin mümkün olmaması durumuna hasren teminat olarak düzenlendiğinin kabul edilemeyeceği, davalı ...'ın temlikle birlikte konut kredisi kullandığı ve kredi taksitlerinin tamamının anılan davalı tarafından ödendiğinin de sabit olduğu, yazılı delil başlangıcı niteliğinde belge bulunmadığı gibi davacı açıkça yemin deliline de dayanmadığı, davacı tarafın davasının ispat edemediğinden davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Temyiz eden davacının adli yardım talebi aşamada kabul edilmiş olup harç yatırılmadığından, 3.033,70 TL temyiz başvuru harcı ile 732,00 TL onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.