Ticari nitelikteki açık satış noktası sözleşmesi ihlali sonucu katkı ödemesi iadesi talepli icra takibine vaki itirazın iptali ve tazminat davası.
Özet: Bu dava, davacı şirketin, davalı ile imzaladığı ticari hizmet sözleşmesi kapsamında davalıya ödediği katkı bedelinin, davalının taahhüt ettiği ürün satış ve bulunurluk hedeflerini ihlal etmesi nedeniyle iadesi için başlattığı icra takibine davalının yaptığı itirazın iptalini talep ettiği; davalının ise söz konusu ödemenin iade şartı bulunmayan bir işletme katkısı niteliğinde olduğunu, sözleşme şartlarının belirsizliğini ve davacının sözleşmeyi haksız feshettiğini ileri sürerek davanın reddini istediği bir uyuşmazlığa ilişkindir.

T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2025/374 Esas - 2026/200

T.C.
...
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/374 Esas
KARAR NO : 2026/200
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/04/2025
KARAR TARİHİ : 10/03/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 09/04/2026
Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirket ile davalı arasında 18/04/2018 tarihinde "Açık Satış Noktası Sözleşmesi" imzalandığını, sözleşme uyarınca davalının, müvekkil şirketin ürünlerinden 177.000 litre satmayı ve bu ürünlerin "etkin bulunurluğunu" sağlamayı taahhüt ettiğini, bu taahhüde karşılık müvekkili tarafından davalıya 940.318,40 TL tutarında katkı ödemesi yapıldığını, ancak davalının etkin bulunurluğu sağlayacak şekilde ürün alımı yapmayıp sadece sembolik düzeyde alımlar yaparak sözleşmeyi ihlal ettiğini, bu durum üzerine sözleşmenin... .... ... ... .... ... ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile haklı nedenle feshedilerek katkı ödemesinin iadesinin talep edildiğini, ödeme yapılmaması üzerine ... 2. Genel İcra Dairesi'nin 2024/86433 Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının herhangi bir neden ileri sürmeksizin borca ve ferilerine haksız olarak itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, davalının itirazının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, davalının haksız itirazının iptaline, takibin devamına ve asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, taraflar arasındaki sözleşmenin belirli bir sona erme tarihi içermeyip 177.000 litre ürün satış şartına bağlanmasının borcu belirsiz kıldığını, davacı Efes Pazarlama ve Dağıtım Tic. A.Ş. tarafından 01/04/2018 tarihinde yapılan ödemenin iade şartı bulunmayan bir işletme katkısı, yani hibe niteliğinde olduğunu, müvekkili Otello Turizm Restoran Araç Kiralama Eğlence Mekanı ve Otel İşletmeciliği Ticaret Ltd. Şti.'nin Mart 2025 tarihine kadar ürün alımına devam etmesiyle ticari ilişkinin fiilen sürdüğünü, bu nedenle davacının sözleşmeyi tek taraflı sonlandırma girişiminin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, taraflar arasındaki yoğun cari hesap hareketleri ve mahsuplaşmalar nedeniyle iddia edilen tutarın net bir alacak bakiyesi oluşturmadığını, 25/09/2024 tarihli ihtarnameye süresinde cevap verilerek iddiaların haksızlığının bildirildiğini ve davanın kötü niyetli açıldığını belirterek, öncelikle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, davacının icra inkar tazminatı talebinin de reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı,18/04/2018 tarihli Açık Satış Noktası Sözleşmesi ve ekleri, Beyoğlu 48. Noterliği'nin 25/09/2024 tarih ve 249103 yevmiye numaralı ihtarnamesi, ... 2. Genel İcra Dairesi'nin 2024/86433 Esas sayılı takip dosyası, tarafların ticari defter ve kayıtları, davacı tarafından sunulan satış dökümü ve ödeme belgeleri, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, taraflar arasındaki açık satış noktası sözleşmesinin davalı tarafından ihlal edildiği iddiasıyla, sözleşme uyarınca yapılan katkı ödemesinin iadesi amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir.
İİK'nun ilamsız icra takibinin düzenlendiği 62/1. maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1. maddesinde "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz müddetinde değilse alacaklının talebi üzerine icra memuru takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder. Borçlu, borcun yalnız bir kısmına itirazda bulunmuşsa takibe, kabul ettiği miktar için devam olunur." 67. maddesinde "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemeleri yer almaktadır.
İcra dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklının 940.318,04 TL asıl alacağın tahsili amacı ile ... 2. Genel İcra Dairesi'nin 2024/86433 Esas sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine ilamsız icra takibine başladığı, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlu vekilinin yasal süresi içerisinde icra dairesine başvurarak borcun tamamına, faize ve ferilerine itiraz ettiği, itiraz üzerine icra takibinin durduğu, davacı alacaklının İİK'nun 67/1. maddesinde gösterilen bir senelik süre içerisinde davalı borçlunun itirazının iptali için bu davayı açtığı görülmektedir.
Taraflar arasında 18/04/2018 tarihli "Açık Satış Noktası Sözleşmesi" imzalandığı, sözleşme uyarınca davacı tarafından davalıya 940.318,40 TL katkı ödemesi yapıldığı, davacı vekilinin, davalının sözleşmede taahhüt ettiği "etkin bulunurluk" yükümlülüğünü yerine getirmeyerek sadece sembolik düzeyde ürün alımı yaptığını, bu nedenle sözleşmeyi haklı olarak feshettiklerini ve katkı bedelinin iadesi gerektiğini ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkâr tazminatı talep ettiği, davalının ise bilirkişi raporuna itirazlarından anlaşıldığı kadarıyla, yapılan ödemenin hibe niteliğinde olduğunu, "etkin bulunurluk" şartını ihlal etmediğini ve davacının feshinin haksız olduğunu savunarak davanın reddini istediği görülmüştür.
İİK'nun ilamsız icra takibinin düzenlendiği 62/1. maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1. maddesinde "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur." 67. maddesinde "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemeleri yer almaktadır.
TTK'nun 21/2. maddesi "Bir faturayı alan kimse aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde münderecatı hakkında bir itirazda bulunmamışsa münderecatını kabul etmiş sayılır" şeklinde düzenlenmiştir. Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği üzere, tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdi ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Faturayı alan kişi 8 gün içinde faturaya itiraz etmezse, faturanın dayandığı temel borç ilişkisinin bulunmadığının faturayı alan kişi tarafından ispat edilmesi gerekir.
30/10/2025 tarihli bilirkişi raporunda ; dava dosyasına sunulan deliller kapsamında, dava dışı Merpaş Pazarlama firmasının 2019 ila 2024 yıllarına ait ticari elektronik defterlerinin yasal süresi içinde usulüne uygun olarak tasdik ettirildiği, ancak davalı Otello Turizm firmasının 07/05/2025 tarihli ara karar ile verilen süreye rağmen ticari defterlerini dosyaya sunmaması nedeniyle kendi defterleri üzerinde inceleme yapılamadığı, ... 2. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/86433 Esas sayılı dosyasında 26/11/2024 tarihi itibarıyla 940.318,40 TL katkı payı bedeli ve ferileri olmak üzere toplam 2.081.517,60 TL tutarında takip başlatıldığı, dava dışı Merpaş Pazarlama'nın defterlerinde, davalı tarafından düzenlenen toplam 940.318,40 TL tutarındaki katkı payı faturaları ile bu bedellere karşılık yapılan ödemelerin kayıtlı olduğunun tespit edildiği, davalıya 01/04/2019 ile 30/04/2025 tarihleri arasında 359 adet satış faturası düzenlenmiş olmakla birlikte, fatura içeriklerinden ürün alım miktarının tespitinin uzmanlık gerektirdiği, davacının ise davalının itiraz etmediği ekstre ile alım miktarını 49.806,20 litre olarak bildirdiği, yapılan keşifte davalının ürünleri yalnızca konaklama kısmında sattığı, sözleşmede yer alan teşhir, menüde yer verme ve etkin bulunurluğu sağlama gibi taahhütlerini de ihlal ettiği, sözleşmesel taahhütlerin ihlalinin davacıya fesih hakkı ile ödenen katkı payının iadesini talep etme hakkı vereceği, bu kapsamda takip tarihi olan 26/11/2024 itibarıyla 940.318,40 TL asıl alacak ve işlemiş faizleriyle birlikte toplam 2.035.875,20 TL talep edilebileceğini belirterek, kanaate varıldığı belirtilmiştir
30/01/2026 tarihli alınan ek bilirkişi heyet raporunda; Dava dışı Merpaş Pazarlama ile davalı şirketin 2019-2024 yılları arasındaki ticari defterlerinin yasal sürelere uygun olarak tasdik edildiğini, ... 2. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/86433 Esas sayılı dosyasında takip tarihinin 26/11/2024 ve toplam takip tutarının 2.081.517,60 TL olduğunu, davalı tarafından dava dışı Merpaş Pazarlama firmasına düzenlenen 14/05/2019 tarihli 566.400,00 TL ve 16/12/2019 tarihli 373.918,40 TL tutarındaki faturalar ile bunlara karşılık gelen toplam 940.318,40 TL'lik ödemelerin her iki firmanın da ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğunu, dava dışı Merpaş Pazarlama tarafından davacı Efes Pazarlama firmasına düzenlenen toplam 940.318,40 TL tutarındaki faturaların da kayıtlarda yer aldığını, davalı Otello Turizm firmasına 01/04/2019 - 30/04/2025 tarihleri arasında 359 adet satış faturası düzenlendiğini ancak bu faturalardan ürün alım miktarının tespitinin uzmanlık gerektirmesi sebebiyle mümkün olmadığını, dosyadaki ekstreye göre 49.806,20 litre alım yapıldığının bildirildiğini ve davalının bu hususa bir itirazının bulunmadığını, davalının itirazlarının kök rapordaki kanaati değiştirmediğini belirterek, belirtilmiştir.
Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, 18/04/2018 tarihli Açık Satış Noktası Sözleşmesi, ... .... ... ... ... ... ... Esas sayılı takip dosyası, tarafların ticari defter ve kayıtları, davacı tarafından sunulan satış dökümü, mahkememizce dosyaya uygun ve gerekçeli görülerek hükme esas alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre;
Taraflar arasında imzalanan sözleşme ile davalının, davacıya ait ürünleri satmayı ve etkin bulunurluğunu sağlamayı taahhüt ettiği, bu taahhüt karşılığında davacıdan 940.318,40 TL tutarında bir katkı ödemesi aldığı, sözleşmenin 20. maddesinde, davalının "işletmesindeki ürünlerin bulunurluğunun etkin ve süreklilik arz edecek şekilde yapılmaması" halinde, aldığı katkı payını ticari avans faizi ile birlikte iade edeceğinin açıkça kararlaştırıldığı, davacı tarafından sunulan satış dökümlerinden davalının ürün alımlarının, özellikle işletmenin niteliği ve aldığı katkı payının miktarı göz önüne alındığında, sembolik düzeyde kaldığı ve sözleşmede kararlaştırılan "etkin bulunurluk" ve "süreklilik" şartlarını sağlamaktan uzak olduğu, bu durumun sözleşmenin esaslı bir unsurunun ihlali niteliğinde olduğu, davalının, yapılan ödemenin hibe niteliğinde olduğu savunmasının, sözleşmenin iade şartlarını düzenleyen 20. maddesi karşısında yerinde olmadığı, zira ödemenin açıkça davalının edimlerini yerine getirmesi şartına bağlı olduğu, bu nedenle davacının sözleşmeyi feshinin haklı olduğu, feshin haklı olması sebebiyle davacının sözleşmenin 20. maddesi uyarınca ödediği katkı bedelini faiziyle birlikte talep etme hakkının doğduğu ancak faiz alacağı kaleminde bilirkişi raporunda yapılan hesaplama uyarınca davacının fazla talepte bulunduğu gözetilerek davanın kısmen kabulü gerektiği, alacağın likit ve belirli olduğu, davalının borçlu olmadığını ispatlayamadığı gibi itirazında kısmen haksız olduğu anlaşıldığından, davacının icra inkâr tazminatı talebinin de koşullarının oluştuğu anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile,
-... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın 940.318,04 TL asıl alacak, 2.068,10 TL ihtarname masrafı ve 1.093.488,07 TL işlemiş faiz alacağı yönünden İPTALİNE, fazlaya ilişkin istemin reddine,
-Kabul edilen asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 188.063,61 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Kabul edilen toplam 1.093.488,07 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 74.696,17 TL karar ve ilam harcından 25.089,53 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 49.606,64 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 25.089,53 TL peşin harç, 87,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 25.792,43 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının karşıladığı 425,00 TL tebligat gideri, 24.000,00 TL bilirkişi ücreti, 4.361,50 TL keşif harcı, 2.115,00 TL diğer giderler olmak üzere toplam 30.901,50 TL yargılama giderinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 16.233,55 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan 14.667,95 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 2.183,47 TL'sinin davacıdan, 2.416,53 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 1.093.488,07 TL üzerinden takdir edilen 170.023,21 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 988.029,53 TL üzerinden takdir edilen 154.204,43 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/03/2026
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır