Muvazaalı satış gösterilerek yapılan taşınmaz bağışından rücu ve tapu iptali tescili talepli davada, resmi şekil şartı eksikliği nedeniyle reddedilerek Yargıtayca onanan karar.
Özet: Davacı, ikinci eşine satış göstererek bağışladığı taşınmazın, eşinin kendisini terk etmesi ve boşanma hazırlığında olması nedeniyle bağıştan rücu koşullarının oluştuğunu, ayrıca taşınmazın sonradan üçüncü bir kişiye muvazaalı olarak devredildiğini ileri sürerek tapu iptali ve tescil talep etmiş; ancak mahkemeler, resmi şekilde yapılmış bir bağışın olmaması, davacının muvazaa iddiasını kanıtlayamaması, kendi muvazaasına dayanamayacağı ve son kayıt malikinin kötüniyetinin ispatlanamaması gerekçeleriyle davayı reddetmiş, istinaf ve temyiz incelemesi sonucunda da bu ret kararı onanmıştır.

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/53 E., 2025/826 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Çarşamba 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2023/254 E., 2024/340 K.Dava, bağıştan rücu iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.Davacı; davalı ...’ın ikinci eşi olduğunu, kendisinin ilk eşinden olma çocuklarının davalı ...'a memleketine dönmesi konusunda baskı yapması üzerine dava konusu 1 65... parsel sayılı taşınmazını davalı ...’a satış göstermek suretiyle devrettiğini, ancak gerçekte taşınmazı bedelsiz olarak davalıya bağışladığını, davalı ...’ın daha sonra taşınmazı diğer davalı ...’a muvazaalı olarak devrettiğini, satıştan sonra davalının kendisini terk ederek memleketine döndüğünü ve boşanma davası açma hazırlığında olduğunu, bağıştan rücu şartlarının oluştuğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiş, taşınmazın aşamada ...'a devredilmesi üzerine davacı HMK'nın 125. maddesi uyarınca yeni malike karşı iptal-tescil isteğini devam ettirmiştir. Davalı ...; iddiaların doğru olmadığını, dava konusu taşınmazı davalı ...’dan bedeli karşılığında satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.Dahili davalı ...; dava konusu taşınmazı bedelini ödeyerek davalı ...'dan satın aldığını, davacı ve diğer davalılarla akrabalık bağı bulunmadığını ve kendilerini tanımadığını, iyiniyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Diğer davalı ..., davaya cevap vermemiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın satış suretiyle davalı ...'a devredildiği, davacı taşınmazı bağışladığını ve bağıştan rücu koşullarının oluştuğunu ileri sürmüşse de resmi şekilde yapılan bir bağışın söz konusu olmadığı, dolayısıyla bağıştan rücu sebeplerinin eldeki davada irdelenemeyeceği, davacının muvazaa iddiasını da yazılı belge ile kanıtlayamadığı, ayrıca davacının kendi muvazaasına da dayanamayacağı, öte yandan son kayıt maliki dahili davalı ...'ın da taşınmazı ediniminde kötüniyetli olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin istinafı üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İlk Derece Mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:- K A R A R -Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 304,40 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.