Danıştay, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu geçici madde 67 uyarınca azami öğrenim süresi başlangıç tarihi hatalı hesaplanan öğrencinin ilişiği kesilme işleminin iptaline dair Bölge İdare Mahkemesi kararını onadı.
Özet: Bir tıp fakültesi öğrencisinin, azami öğrenim süresini doldurduğu gerekçesiyle üniversite tarafından ilişiğinin kesilmesi işlemi, 2547 sayılı Kanunun geçici 67. maddesindeki azami süre hesaplamasının yanlış yapıldığı; süresinin, ilgili kanun değişikliğinin yürürlüğe girdiği tarihten sonraki eğitim-öğretim dönemi başlangıcından hesaplanması gerekirken, önceki dönemden başlatılması nedeniyle henüz azami sürenin dolmadığı gerekçesiyle idare mahkemesince iptal edilmiş, bu iptal kararı istinaf ve temyiz başvuruları neticesinde de hukuka uygun bulunarak onanmıştır.
Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2024/4193 E.  ,  2025/5061 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/4193
Karar No : 2025/5061
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Üniversitesi
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi ... olan davacının azami öğrenim süresini doldurduğundan bahisle üniversite ile ilişiğinin kesilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının Tıp Fakültesine 15/09/2011 tarihinde kaydını yaptırdığı, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 44/c maddesine göre öğrenimini azami dokuz yıl içinde tamamlaması gerektiği, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'na 6569 sayılı Kanun'un 32. maddesiyle eklenen ve 26.11.2014 tarihinde yürürlüğe giren geçici 67. maddede ise, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte yükseköğretim kurumlarında kayıtlı olan öğrenciler bakımından azami sürelerin hesaplanmasında, daha önceki öğrenim sürelerinin dikkate alınamayacağının hüküm altına alındığı, bu durumda; davalı idarece davacının öğrenim gördüğü fakültenin ders verme sistemi (dönemlik/yıllık) göz önüne alınarak, azami öğrenim süresinin derslerin dönemlik verildiği fakültelerde takip eden dönem başından, yıllık verildiği fakültelerde ise bir sonraki öğrenim yılından başlatılması suretiyle hesaplanarak işlem tesis edilmesi gerekirken, kanuni düzenlemenin yürürlüğe girdiği eğitim öğretim dönemi başından hesaplama yapılmak suretiyle henüz azami dokuz yıllık süreyi tamamlamadığı açık olan davacının üniversiteden ilişiğinin kesilerek kaydının silinmesine yönelik dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, 2014-2015 eğitim öğretim yılından itibaren davacının azami süresinin hesaplandığı, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, temyiz isteminin kabulü gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu, Kanun'da belirtilen azami 9 yıllık süreyi henüz doldurmadığı belirtilerek, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 27/05/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.