Kıyı kenar çizgisi içinde kalan taşınmazların 4721 sayılı Kanun 1007. maddesi uyarınca hazineden tazmini ve değerleme yöntemleri hakkında temyiz incelemesi.
Özet: Türk Medenî Kanununun 1007. maddesi uyarınca kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığı belirlenen taşınmazlar için Hazineden tazminat talep edilen bir davada, ilk derece mahkemesinin tazminata hükmetmesi ve tapu iptali kararı vermesi üzerine, bölge adliye mahkemesi bilirkişi raporuna dayalı tarımsal taşınmaz değerlemesini usulüne uygun ve isabetli bularak istinaf başvurularını esastan reddetmiştir; temyiz incelemesinde ise, davalı Hazinenin başvurusu, hükmedilen bedellerin büyük çoğunluğunun yasal temyiz kesinlik sınırının altında kalması nedeniyle reddedilmiş, sadece bu sınırı aşan tek bir davacı yönünden temyiz incelemesi kabul edilmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/15584 E.  ,  2026/5375 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/876 Esas, 2024/230 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gevaş Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/277 Esas, 2023/193 Karar
Taraflar arasındaki çekişmeli taşınmazların kıyı kenar tahdidi içinde kalması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince, miktar veya değeri her paydaş için 378.290,00 TL'yi geçmeyen davalara ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararlan kesin olup bu kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz.
... dışındaki davacılar yönünden hüküm altına alınan bedeller, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla, davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı ... yönünden davalı idare vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Van ili, ... ilçesi ... Mahallesi 1 01... ve 53... ada 3 ve 27 parsel sayılı taşınmazların kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığından taşınmazlar bedelinin davalı Hazineden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak taleple bağlı kalınarak hüküm kurulmuş ve taşınmazlardaki davacı paylarının tapusunun iptali ile kıyı kenar olarak terkinlerine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; düşük bedele hükmedildiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; bedelin yüksek olduğunu, zamanaşımı ve husumet itirazlarının dikkate alınmadığını, faize itiraz ettiklerini, davacının zararının bulunmadığını, idarenin kusurunun bulunmadığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazın bulunduğu yerde idarece oluşturulmuş kıyı kenar çizgisinin bulunup bulunmadığının Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'nden sorulduğu, idarece verilen cevabi yazısı ile dava konusu taşınmazı kapsayan önceden oluşturulmuş ve kıyı kenar çizgisine ait karar ve dayanağı olan belgeler ile kroki ve haritasının gönderildiği, mahallinde teknik bilirkişiler ile harita mühendisi aracılığıyla usulüne uygun keşfin icrası sonucu idarenin gönderdiği krokinin de araziye uygulanması sureti ile ayrıca zemindeki sazlık kısımlar, Van Gölü'nün maksimum su kotu gibi unsurları da dikkate alınarak gözlem çukurları açılmak ve haritada işaretlenmek suretiyle kıyı kenar çizgisinin belirlendiği, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda sulu tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmaza o yörede mutat olarak ekilen münavebe ürünleri buğday, şeker pancarı ve yonca verileri esas alınarak olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden bilimsel yolla değer biçilerek taşınmazın metrekare birim fiyatının 91,08 TL olarak hesaplanmasında, hesaplamaya esas alınan ürünler ile kapitalizasyon faiz oranının % 4 olarak alınmasında, taşınmazın bilirkişi raporunda belirlenen özelliği, dosya kapsamı ve Kadastro Genel Müdürlüğü Parsel Sorgulama Sisteminden edinilen bilgilere göre dava konusu taşınmazın özelliği ve durumu dikkate alındığında % 20 oranında objektif değer artışı uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediğinden istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacıların mirascı mı yoksa satın alma yoluyla mı taşınmazı edindiklerinin araştırılmadığı hususunu ilave etmek suretiyle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2.Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmazlara net geliri esas alınarak değer biçilmesinde ve taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A.Davalı Hazine Vekilinin ... Dışındaki Davacılara İlişkin Temyizi Yönünden;
Davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
B. Davalı Hazine Vekilinin Davacı ...’a İlişkin Temyizi Yönünden;
Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,31.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.