Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, bayilik sözleşmesinden kaynaklanan eksik mal teslimatı ve ödeme anlaşmazlığına ilişkin icra takibine itirazın iptali davası kararı.
Özet: Bu itirazın iptali davasında, davacı şirket, davalı ile imzaladığı bayilik sözleşmesi kapsamında 150.000 TL ödeme yapmasına rağmen eksik mal teslim edildiğini ve 87.231,20 TL alacağının tahsili için başlattığı icra takibine yapılan itirazın kaldırılmasını talep etmektedir. Davalı şirket ise, davacının sözleşmedeki satış kotasını dolduramadığı için faturalandırılan örnek kitapların bedelinden dolayı davacının alacağı olmadığını, kalan bakiyenin ise sözleşme gereği iade edilemeyeceğini ve borcun muaccel olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

T.C. ...12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2025/482 Esas - 2026/252

T.C.
ANKARA
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/482 Esas
KARAR NO : 2026/252
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/06/2025
KARAR TARİHİ : 25/03/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 27/03/2026
Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 07/03/2024 tarihinde Bayilik Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme uyarınca müvekkilinin davalıya 150.000,00 TL'lik ödemeyi 31/10/2024 ve 31/12/2024 vadeli iki adet 75.000,00 TL'lik çek ve 06/09/2024 tarihli 3.994,75 TL'lik doğrudan ödeme ile gerçekleştirdiğini, davalının ise bu ödeme karşılığında teslim etmesi gereken kitapları tam olarak teslim etmediğini, yalnızca 11/03/2024, 06/05/2024 ve 21/06/2024 tarihlerinde kısmi teslimatlar yaptığını, bakiye alacağın ödenmesi için davalıya gönderilen ... .... ... ... .... ... ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibine davalının haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ve takibi durdurduğunu belirterek, davalının icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına ve İİK'nın 67. maddesi uyarınca %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, taraflar arasındaki 07/03/2024 tarihli Bayilik Sözleşmesi'nin 9. maddesi uyarınca davacının 150.000,00 TL'lik mal alım kotasını doldurma zorunluluğu olduğunu, kotanın aşılması halinde "örnek kitapların" hediye edileceği, aşılamaması durumunda ise faturalandırılacağının kararlaştırıldığını, davacının iddia ettiği 3.994,75 TL'lik nakit ödemenin olmadığını, bu tutarın mal iadesi olduğunu, davacının 66.763,55 TL değerinde mal satın aldığını ve bu malların eksiksiz teslim edildiğini, davacının alımları kota tutarının altında kaldığından, sezon başında faturalandırılmadan gönderilen 49.417,38 TL değerindeki örnek kitapların sözleşme gereği 14/03/2025 tarihinde faturalandırıldığını, davacının 150.000,00 TL'lik ödemesinden bu mal bedelleri düşüldüğünde geriye 33.819,07 TL'lik bir fark kaldığını, davacının bu fark için mal talebinde bulunmayıp sadece bedel iadesi istediğini, ancak sözleşme gereği kota doldurma zorunluluğu nedeniyle bedel iadesinin mümkün olmadığını, iade mümkün olsa dahi sözleşmenin 8. maddesi uyarınca iade oranının sezon alımlarının %10'unu geçemeyeceğini ve borcun henüz muaccel olmadığını savunarak, davanın reddi ile davacı aleyhine %10'dan az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, 07/03/2024 tarihli Bayilik Sözleşmesi, ...3. Genel İcra Dairesi'nin 2025/6595 Esas sayılı takip dosyası, tarafların ticari defter ve belgeleri, Ba-Bs formları, 02/02/2026 tarihli bilirkişi kurulu raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, bayilik sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasında 07/03/2024 tarihli bayilik sözleşmesi imzalandığı, davacı vekilinin müvekkilinin sözleşme gereği 150.000,00 TL ödeme yapmasına rağmen davalının eksik mal teslim ettiğini, bakiye 87.231,20 TL alacağın tahsili için başlattığı icra takibine haksız itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali istemi ile bu davayı açtığı, davalı vekilinin ise davacının sözleşmede kararlaştırılan 150.000,00 TL'lik satış kotasını doldurmadığı için bedelsiz verilmesi gereken örnek kitapların bedelinin faturalandırıldığını, bu nedenle davacının alacağı olmadığını savunarak davanın reddini talep ettiği görülmüştür.
İİK'nın ilamsız icra takibinin düzenlendiği 62/1. maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1. maddesinde "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz müddetinde değilse alacaklının talebi üzerine icra memuru takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder. Borçlu, borcun yalnız bir kısmına itirazda bulunmuşsa takibe, kabul ettiği miktar için devam olunur." 67. maddesinde "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemeleri yer almaktadır.
İcra dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklının 87.231,20 TL asıl alacağın tahsili amacı ile ...3. Genel İcra Dairesi'nin 2025/6595 esas sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine ilamsız icra takibine başladığı, örnek 7 ödeme emrinin borçluya 07/02/2025 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin İİK'nın 62/1. maddesinde düzenlenen yedi günlük süresi içerisinde 07/02/2025 tarihinde icra dairesine başvurarak, borcun tamamına, asıl alacağa, faize, faiz oranına, takibin tüm fer'ilerine ve icra dairesinin yetkisine itiraz ettiği, İİK'nın 66/1. maddesi gereğince itiraz üzerine icra takibinin durduğu, davacı alacaklının İİK'nın 67/1. maddesinde gösterilen bir senelik süre içerisinde 03/06/2025 tarihinde davalı borçlunun itirazının iptali için bu davayı açtığı görülmektedir.
İcra dairesinin yetkisine itirazın incelenmesinde, İİK'nun 50/1. maddesinin atfı nedeni ile uygulanması gereken HMK'nun 19/2. maddesinin ikinci cümlesinde "Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz." düzenlemesi yer almaktadır. Borçlu icra dairesinin yetkisine itiraz etmekle beraber, yetkili icra dairesini bildirmediğinden yetki itirazı yerinde görülmemiştir.
SMMM bilirkişi Arzu Şeftalici ve Ticaret Mevzuatından Kaynaklı Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı bilirkişi ... .... .... tarafından düzenlenen 02/02/2026 tarihli bilirkişi kurulu raporunda, tarafların usulüne uygun tutulmuş ve lehlerine delil niteliği taşıyan ticari defter ve belgeleri ile Ba-Bs formlarının incelendiği, davacı defter kayıtlarına göre davacının davalıdan takip tarihi itibarıyla 87.231,20 TL alacaklı olduğunun, davalı defter kayıtlarına göre ise davalının davacıya aynı tarih itibarıyla 87.231,20 TL borçlu olduğunun tespit edildiği, her iki tarafın kayıtlarının birbiriyle ve vergi dairesi kayıtlarıyla uyumlu olduğu, taraflar arasındaki 07/03/2024 tarihli sözleşme incelendiğinde, davacının sözleşmenin 9. maddesi gereğince yüklenmiş olduğu 150.000,00 TL'lik satış ciro taahhüdünü, sözleşmenin imzalandığı tarihte davalıya çekleri teslim ederek yerine getirdiği, davalının bu bedele karşılık gelen malların tamamını teslim etmediği anlaşıldığından davacının kota altında kaldığının söylenemeyeceği, bu nedenle davalının örnek kitapları faturalandırma ve bedel iadesi yapmama savunmalarının yerinde olmadığı, davacının talebinin mal iadesi değil, bedeli ödenmiş ancak teslim edilmemiş malların bedelinin iadesi olduğu, bu nedenlerle takip tarihi olan 04/02/2025 itibarıyla davacının davalıdan 87.231,20 TL alacaklı olduğu ve takibin bu tutar üzerinden devam edebileceği, talep halinde icra inkâr tazminatının 17.446,24 TL olarak hesaplandığı bildirilmiştir.
Davacı vekili 02/02/2026 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinde, raporun kendi iddialarını doğruladığını, her iki tarafın ticari defter ve resmi vergi kayıtlarına göre davalının müvekkiline 87.231,20 TL borçlu olduğunun sabit olduğunu, davalının parasını almasına rağmen malları teslim etmediğinin ispatlandığını belirterek rapor doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili 02/02/2026 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde, bilirkişinin konuyu anlamadığını, davacının çekleri vermiş olmasının kotanın dolduğu anlamına gelmediğini, davacının mal siparişi vererek kotayı doldurmadığını, bu nedenle sözleşme gereği örnek kitapların faturalandırılmasının ve bakiye bedelin iade edilmemesinin hukuka uygun olduğunu, bilirkişi raporunun bu temel noktayı gözden kaçırdığını, raporun kabul edilemez olduğunu ve dosyanın yeni bir bilirkişi kuruluna gönderilmesi gerektiğini beyan ederek itiraz etmiştir.
Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, taraflar arasında akdedilen 07/03/2024 tarihli Bayilik Sözleşmesi, ...3. Genel İcra Dairesi'nin 2025/6595 Esas sayılı takip dosyası, tarafların usulüne uygun tutulmuş ticari defter ve belgeleri, Ba-Bs formları, mahkememizce dosyaya uygun ve gerekçeli görülerek hükme esas alınan 02/02/2026 tarihli bilirkişi kurulu raporu ve tüm dosya kapsamına göre;
Taraflar arasında 07/03/2024 tarihli bayilik sözleşmesi imzalandığı ve davacının sözleşme uyarınca 150.000,00 TL tutarındaki edimini sözleşme başında çekleri teslim etmek suretiyle ifa ettiği, davalının ise bu bedele karşılık gelen malların tamamını davacıya teslim etmediği, her iki tarafın da kanuna uygun olarak tuttukları ve lehlerine delil teşkil eden ticari defterlerinde, takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan 87.231,20 TL alacaklı, davalının ise davacıya aynı miktarda borçlu olarak kayıtlı olduğu, bu durumun tarafların vergi dairesine sundukları Ba-Bs formları ile de uyumlu olduğu, davalı tarafın, davacının 150.000,00 TL'lik mal alım kotasını doldurmadığı, bu nedenle örnek kitapların bedelinin fatura edildiği ve bakiye bedelin iade edilmeyeceği yönündeki savunmasının, davacının sözleşmesel yükümlülüğünü en başta yerine getirdiği anlaşıldığından yerinde görülmediği, bu suretle davacının alacağının sabit ve likit olduğu, davalının bu alacağın varlığını ve miktarını bilebilecek durumda olmasına rağmen icra takibine itirazının haksız olduğu anlaşıldığından, davanın kabulü ile itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulü ile, davalı borçlunun ...3. Genel İcra Müdürlüğünün 2025/6595 esas sayılı icra takibine yaptığı 07/02/2025 tarihli İTİRAZININ İPTALİ ile takibin 87.231,20 TL asıl alacak yönünden DEVAMINA, takipten sonra asıl alacağa 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesinde belirtilen şekilde değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına,
2-İİK'nun 67/2. maddesi uyarınca davalı borçlunun itirazının haksız olduğu anlaşıldığından, alacağın borçlu tarafından bilinebilir ve hesaplanabilir olduğu da gözetilerek iki tarafın durumuna ve davanın tahammülüne göre, itirazının iptaline karar verilen takibe konu asıl alacak miktarı olan 87.231,20 TL üzerinden %20 oranında hesaplanan 17.446,24 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Kabul edilen 87.231,20 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 5.958,76 TL karar ve ilam harcından 1.053,55 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 4.905,21 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 1.053,55 TL peşin harç, 87,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.756,45 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacının karşıladığı 700,00 TL yazışma gideri, 10.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.700,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 87.231,20 TL üzerinden takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine ya da bulunmadığı takdirde Asliye Hukuk Mahkemesine dilekçe verilmesi sureti ile ...Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/03/2026
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır