Trafik sigortası kaynaklı araç değer kaybı tazminat davasında, Anayasa Mahkemesinin genel şartlar iptali sonrası gerçek zarar ilkesiyle değerlendirilmesi.
Özet: Bu hukuki evrak, bir trafik kazası sonucu davacının aracında meydana gelen değer kaybının davalı sigorta şirketinden tazmini talebine ilişkin davayı özetlemektedir; davacı, sigortalı araç tarafından kaza yapılması sonucu aracında oluşan değer kaybını talep ederken, davalı sigorta şirketi ise kısmi ödeme yapıldığını ve hesaplamanın genel şartlara göre yapılması gerektiğini ileri sürmüştür; mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ilgili kanundaki "genel şartlar" ibaresini iptal etmesi sebebiyle, değer kaybının Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası genel şartlarına göre değil, gerçek zarar ilkesi doğrultusunda, aracın kazadan önceki ve onarım sonrası piyasa değerleri arasındaki fark esas alınarak belirlenmesi gerektiğini vurgulayarak, sigorta şirketlerinin değer kaybı tazminatı hesaplamalarında eski genel şartların yasal dayanağının kalmadığını belirtmiştir.

T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2025/746 Esas - 2026/124
T.C....12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : 2025/746 EsasKARAR NO : 2026/124T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RDAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)DAVA TARİHİ : 11/09/2025KARAR TARİHİ : 17/02/2026KARAR YAZIM TARİHİ : 17/02/2026 Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 22.05.2025 tarihinde, davalı... .... .... A.Ş.ne trafik sigorta poliçesiyle sigortalı ... .... .... plakalı araç sürücüsünün kusurlu olarak davacıya ait...plakalı araca çarparak davacıya ait aracın değer kaybına uğramasına neden olduğu belirtilerek, davalı sigorta şirketinden şimdilik kaydıyla 100,00 TL değer kaybı tazminatı talebinde bulunulmuştur.CEVAP : Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu kazaya karışan ... plakalı Otomobilin davalı sigorta şirketine ZMS(Trafik) Sigorta Poliçesiyle sigortalı olduğu ve sorumluluklarının da sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında 300.000,00 TL poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, bu bağlamda kazanın meydana gelmesindeki kusur oranlarının da belirlenmesinin gerektiğini, taraflarına yapılan müracaat üzerine davacıya ait...plakalı Motosiklette oluşan değer kaybı için davacı tarafa 20.000,00 TL değer kaybı ödemesinin yapılmış olunduğunu, davacıya ait araç değer kaybının belirlenmesinde Tramer hasar kayıtlarının dikkate alınması gerektiği gibi değer kaybının genel şartlar hesaplama kriterlerine göre belirlenmesinin gerektiği belirtilmiş davanın reddini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafından karşılanmasını istemiştir. DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, hasar dosyası, poliçe, araçlara ait sahiplik belgesi, tramer kayıtları, bilirkişi raporu, dava dosyasında bulunan diğer deliller.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, trafik kazası nedeniyle davacının değer kaybının tazmini istemine ilişkindir.Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarih ve 2019/40 Esas, 2020/40 Karar sayılı kararı ile 2918 sayılı Kanunu'nun 90. maddesindeki “Genel Şartlar” ibarelerini iptal etmesi sonucu davacının zararının ve zararın kapsamının öncelikle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun hükümlerinin, bu kanunda düzenlenmeyen hususlarda ise Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiile ilişkin hükümlerinin usul ve esasları çerçevesinde belirlenmesi gerekir. Bu Kanun'larda açıkça düzenlenmiş hususlarda, Genel Şartlar ile Kanun'un kapsamını daraltan ya da genişleten hükümleri uygulanmayacaktır. Genel Şartların, TTK’nın 1425 ve Sigortacılık Kanunu 11 ve KTK’nın 95. maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak idarece çıkarılması nedeni ile, KTK ve TBK’nın haksız fiile ilişkin hükümlerinde genel olarak temel unsurları belirlenmiş hususlarda, bu temel unsurlara aykırı olmamak şartı ile Genel Şartlar'ın hükümleri uygulanacaktır.İşletenin sorumlu olduğu zararların belirlendiği 2918 sayılı KTK'nun 85. maddesinde "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." düzenlemesi, aynı Kanun'un 91/1. maddesinde ise "İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." hükmü yer almaktadır. 2918 sayılı KTK'nun "Zorunlu mali sorumluluk sigortası dışında kalan hususlar" başlıklı 92. maddesinde ZMMS kapsamı dışında kalan hususlar sayılmış olup, bu haller dışında sigortacı, sigortalı aracın sebep olduğu zararlardan sigorta sözleşmesi kapsamında, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve sigorta limiti ile sorumludur.Değer kaybı tazminatı istemi yönünden yapılan değerlendirmede;Meydana gelen kaza nedeni ile araçta değişen parçalar veya yapılan onarım nedeni ile meydana gelen değer kaybı gerçek zarar kalemleri arasında sayılır. Araçta meydana gelen değer kaybı gerçek zarar kalemleri arasında bulunmakta olup, trafik sigortacısı meydana gelen değer azalmasından sorumludur (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 01/04/2010 tarih ve 2009/9892 E, 2010/3124 K, 05/04/2010 tarih ve 2009/9892 E, 2010/3124 K sayılı kararları).Bu durumda, değer kaybının ZMMS Genel Şartlar'ına göre hesaplanmasının yasal dayanağı kalmamış olup, gerçek zarar ilkesi gereğince değer kaybının, Genel Şartlar yürürlüğe girmeden önceki Yargıtay uygulamaları dikkate alınarak kaza tarihindeki serbest piyasa koşullarına göre, aracın kazadan önceki değeri ile onarım sonrası değeri arasındaki farka göre belirlenmesi gerekir.Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin piyasa koşullarına göre tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmalıdır (Örn. Yargıtay 4. Hukuk dairesinin 25/03/2022 tarih ve 2021/21252 E, 2022/5913 K sayılı ilamı).Mahkememizce alınan 19/12/2025 tarihli bilirkişi raporunda; davalı sigorta şirketine sigortalı ... plakalı Otomobil sürücüsü ... 'ün meydana gelen kazanın oluşumunda 2918 sayılı KTK.nun 53/a-3-4-5. ve 84/f-g. maddeleri kural ihlallerini işlemiş olmakla 4100 oranında kusurlu olacağı, davacıya ait...plakalı Motosiklet sürücüsü...'in meydana gelen kazanın oluşumunda izafe edilecek herhangi bir kural ihlali olmamakla kusursuz olacağı, dDavacıya ait...plakalı Motosiklette meydana gelen değer kaybının reel piyasa koşullarına göre 30.000,00 TL olacağı, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından davacı vekili Av. ... .... .... .... .... ... ı üzerinden 22.05.2025 tarihinde 20.000,00 TL değer kaybı havalesinin yapıldığı anlaşılmakla, davacının davalı sigorta şirketinden bakiye değer kaybı talebinin (30.000,00 TL - 20.000,00 TL) 10.000,00 TL olacağı, davalı sigorta şirketinin de sigortalısı araç sürücüsünün %100 kusurundan dolayı davacıya ait Motosiklette meydana gelen bakiye 10.000,00 TL değer kaybından 2918 sayılı KTK. 91. maddesi gereği de sorumluluğunun olacağı belirtilmiştir. Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, meydan gelen kazada davacının kusuru bulunmadığı, dava dışı sigortalının %100 kusurundan dolayı 10.000,00 TL değer kaybı yönünden davalının sorumlu olacağı, davalı vekilince sunulan 13.01.2026 tarihli beyan dilekçesi ve ekindeki ödeme belgesi incelendiğinde, dava değeri artırım dilekçesine konu değer kaybı bedeli, yargılama gideri, vekalet ücreti ve faiz alacağının davacı vekiline ödendiği, bu nedenle davaya konu alacak yönünden davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla karar verilmesine yer olmadığı, vekalet ücreti ve yargılama giderinin de ödendiği gözetilerek yeniden hüküm altına alınmasına yer olmadığına, arabuluculuk ücretinin haklılık durumu gözetilerek davalı taraf üzerinde bırakılmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,2-Dava konusuz kalmakla, alınması gereken 732,00 TL maktu harcın, 615,40 TL peşin harç, 169,07 TL ıslah harcı toplamı olan 784,47 TL harçtan düşümü ile artan 52,47 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana geri verilmesine,3-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin davalı tarafından ödenmiş olması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına,4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,5- Davalı tarafından 10.000,00 TL vekalet ücretinin ödenmiş olması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına,6-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,Dair,taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/02/2026 ¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır"TASHİH ŞERHİ" 6100 sayılı HMK'nun 304 maddesine göre, ''Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir.'' Madde metni ve dosya kapsamı incelendiğinde; mahkememizce verilen 17/02/2026 tarih ve 2026/124 karar sayısı verilen kararında kanun yolu kısmında "Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. " olarak yazılan kanun yolunun "Dair taraf vekillerinin yüzlerine yüzüne karşı davalı tarafların yokluğunda dava değeri itibarı ile kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı." olarak HMK'nın 304. maddesi uyarınca TASHİHİNE, karar verildi.