Sigorta şirketinin yangın hasarı kaynaklı rücu alacağının tahsili amacıyla elektrik dağıtım şirketine karşı açtığı icra takibine itirazın iptali davasında ilk derece kararının istinaf incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, bir sigorta şirketinin sigortalısının işyerinde çıkan yangın hasarı nedeniyle ödediği tazminatı, yangının elektrik dağıtım şirketinin ihmalinden kaynaklandığı iddiasıyla rücuen tahsil etmek üzere başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davasına ilişkin istinaf incelemesini sunmaktadır. İlk derece mahkemesi, yangının bina dış cephe kablolarındaki ark sonucu meydana geldiğini, davalı elektrik dağıtım şirketine ait bir kusur bulunmadığını ve iç tesisat sorumluluğunun tüketiciye ait olduğunu gerekçe göstererek davayı reddetmiş; sigorta şirketi ise istinaf dilekçesinde, kablo imalatı ve karmaşık yapısının davalıya ait olduğunu, yangın sonrası onarımları davalının yaptığını ve davalıya kusur yüklenmemesinin hukuki hata olduğunu ileri sürerek ilk derece kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2022/1123 Esas
KARAR NO:2026/762
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:18/10/2021
NUMARASI:2020/537 Esas, 2021/694 Karar
DAVANIN KONUSU:İTİRAZIN İPTALİ
KARAR TARİHİ:21/05/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı .... Şti.'nin işyerinin müvekkili nezdinde sigortalı olduğunu, işyerinin de bulunduğu 5 katlı binada yangın meydana geldiğini, olay sebebiyle müvekkilinin 07/06/2017 tarihinde 25.147,00 TL ödeme yaparak sigortalısının haklarına halef olduğunu, davalı şirketin bölgede elektrik akımını dengelemek ve güvenli elektrik arzı için gerekli tedbirleri almak zorunda olduğunu, davaya konu hasar davalının ihmalinden doğduğundan davalının zarardan sorumlu olduğunu, İstanbul 11. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu belirterek icra takibine karşı yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; EPDK Elektrik Dağıtımı ve Perakende Satışına İlişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliğinin konuyla ilgili 26/1 maddesi uyarınca müvekkili şirkete yasal 10 günlük sürede başvurulmadığını, aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca hasarın müvekkili şirketin dağıtım şebekesinin işletilmesinden kaynaklandığının ispatlanması gerektiğini, ancak hasarın müvekkili şirketin dağıtım şebekesinin işletilmesinden kaynaklanmadığını, aksi halde aynı koldan enerji alan başka binalarda da yangın ve hasar olması gerektiğini, müvekkilinin kayıtlarının incelenmesinde anılan adreste hasar tarihinde abonelerin cihaz hasarına neden olabilecek bir çalışma yapılmadığının da tespit edildiğini, icra takibi ve itirazın iptali davasının süresinde olmadığını, zamanaşımı nedeniyle de davanın reddi gerektiğini, sorumluluğun olay tarihinden önce yangına sebep olan kabloların bakım, onarım ve testlerini düzenli olarak yaptırmayan sigortalıya ait olduğunu, ayrıca hasarın, mülkiyeti ve sorumluluğu dava dışı sigortalıya ait tesisatta meydana geldiğini belirterek davanın reddine ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEME KARARI:İlk derece mahkemesince; 5 katlı iş merkezinin dış cephesinden geçen elektrik kablolarının bağlantı noktalarında meydana gelen ark sonucu oluşan şerarelerin kablo izolelerini tutuşturmasıyla yanma olayının başladığı, dosya münderecatından ve yerinde incelemede yapılan tespitlerden davalıya ait herhangi bir enerji kablosunun tespit edilemediği, bina/iş merkezinin ön ve yan cephelerinde tabela aydınlatmaları ve klimalara ait enerji kablolarının iş merkezindeki dükkânlara ait olduğu, davalıya ait elektrik panosunun iş merkezi yanında bulunan boş alanda tesis edildiği fakat yangının başlama noktası ile ilgisinin olmadığı, ilgili yönetmelikler kapsamında elektrik iç tesislerinde koruma sistemlerinin tesis edilerek işletme ve bakım sorumluluğunun tüketici tarafta olduğu gerekçelerine istinaden yangın olayı ile ilgili davalının kusurunun bulunmadığından davanın reddine ve koşulları oluşmadığından davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine dair karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; kablo ve hatların taşınması işini yani imalatı yapan, kabloların bu şekilde karmaşık bir vaziyette olmasına, birbirlerine değer vaziyette durmalarına sebebiyet verenin davalı olmasına rağmen hiçbir kusur yüklenmemesinin yasaya aykırı olduğunu, sonraki raporda da önceki rapordaki tespit ve hataların tekrar edildiğini, eksperin ve bilirkişilerin tespitine göre yangından sonra davalının, ana sistemi besleyen kabloları onardığını ve bundan sonra iş merkezine yeniden elektrik verilebildiğini, ayrıca ne eksper ne de itfaiye yangın raporunda iş merkezine ait kabloların yandığına dair hiçbir tespit olmadığını, bilirkişiler zaten yangının kaynağının ...'ın ana sistemi besleyen kabloları olduğunu söylemesine rağmen yangının hangi kablolardan çıktığının tespit edilemediğinin belirtilmesinin birbiriyle çelişen bir durum yarattığını, bütün imalat ve yangın sonrası onarımların davalı... tarafından yapıldığı bir durumda ...'a hiçbir sorumluluk yüklenmemesinin vahim bir hukuki hata olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde, istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Dava, sigorta poliçesi uyarınca ödenen hasar tazminatının hasar sorumlusu olduğu ileri sürülen davalıdan rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.Davacının, davalı hakkında İstanbul 11. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında 25.147,17 TL asıl alacak ve 6.871,90 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 32.019,07 TL'nin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, davalının takibe ve borca karşı itirazda bulunduğu, itirazın davacı alacaklıya tebliğine dair bir belgeye rastlanmadığından işbu itirazın iptali davasının yasal süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Davacı sigorta şirketi ile dava dışı sigortalı ... Şti. arasında 09/02/2017 başlangıç 09/02/2018 bitiş tarihli... Poliçesi akdedildiği, davacının 18/07/2017 tarihinde riziko adresinde yangın olayına bağlı meydana gelen zarar sebebiyle sigortalısına 27/09/2017 tarihinde 25.147,17 TL ödeme yaptığı, poliçede yangın teminatının bulunduğu ve ödenen bedelin rücuen tahsili amacıyla işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.İtfaiye tarafından düzenlenen 21/07/2017 tarihli raporda; 5 katlı iş merkezinin dış cephesinden geçen elektrik kablolarının bağlantı noktalarında meydana gelen ark sonucu oluşan şerarelerin kablo izolelerini tutuşturmasıyla yanma olayının başladığının kanaatine varıldığı bildirilmiştir.Eksper tarafından düzenlenen 15/09/2017 tarihli raporda; 18/07/2017 tarihinde binada bulunan tüm bölümlere (işyerlerine) enerji dağıtımı yapan ana sayaç panosunu besleyen tesisat kablolarında oluşan kısa devre sonucu alevli yangın çıktığı, yangının itfaiyenin müdahalesi ile kontrol alındığı ve kablo onarımlarının ... tarafından yapıldığı, elektrik kablolarının aidiyeti ile ilgili olarak site yönetiminde görevli teknik müdür ...'un "kısa devre oluşan ve yangına sebebiyet veren elektrik kablolarının binanın ana sayaç panosunu beslediği, zira hasar anında binada bulunan 16-17 işyerinin tamamında enerji kesintisi yaşandığı, hasar durumunun tüm binayı etkilediği" şeklinde beyanda bulunduğu, hasarın oluş şekli ve site yönetimi yetkililerinin beyanına istinaden yangına sebebiyet veren kabloların ...'a ait olduğu, yapılan hesaplamaya göre dekorasyon zararının 20.249,80 TL ve demirbaş zararının 1.300,00 TL olmak üzere toplam zararın 21.379,80 TL olduğu bildirilmiştir.Mahkemece uyuşmazlık ile ilgili bilirkişi raporu alınmıştır.Bilirkişi heyeti (elektrik mühendisi ile sigorta uzmanı) tarafından sunulan 15/04/2021 tarihli raporda; yangın raporu, ekspertiz raporu, davacı ve davalı beyanı, tanık ifadeleri ile dava dosyasında yer alan olay günü fotoğraflarının incelenmesi sonucu, yangın olayının davacının sigortalısına ait dükkan ön cephe kompozit giydirme alınlık kısmında gerçekleştiği, yangın olayına bu bölümde tesis edilmiş olan enerji kablolarının sebebiyet verdiğinin anlaşıldığı, yangın olayının gerçekleştiği mağazanın yola göre sağ tarafında yer alan camlı eklenti alanını içeren fotoğrafta istinat duvarı dibinde saha dağıtım panosunun mevcut olduğunun görüldüğü, her bir aboneye ait elektrik sayacının bu panoda yer aldığı ve yine her bir abonenin bağlantı hattının bu sayaç panolarından dağıtıldığı, sayaç panosundan yangın olayının gerçekleştiği işyerine kadar olan tesisin tüketicinin mülkiyeti ve sorumluluğunda olduğu (Elektrik Piyasası Bağlantı Ve Sistem Kullanım Yönetmeliği 15. Madde), sanayi siteleri ve iş merkezleri gibi yerlerde sayaç panolarını ortak alanlara taşıma, panoların ve dağıtım/bağlantı hatlarının tesisi işinin davalı şirket ve/veya alt yüklenicileri tarafından yapıldığı, sigortalının mülkiyet ve sorumluluğunda olan bağlantı hattı kablosu ile mülkiyet ve sorumluluğu davalı şirkete ait dağıtım hattı kablosunun aynı güzergâhta yer aldığı, yangın olayının gerçekleştiği noktada her iki tarafa ait kabloların da mevcut olduğu, yangına sebebiyet veren kablo/kabloların hangisi olduğunun dava dosyası ve ekleri üzerinden tespit edilemediği bildirilmiştir.Farklı bilirkişi heyeti tarafından sunulan 27/09/2021 tarihli raporda; dosya münderecatında yangın olayının meydana geldiği bina/iş merkezine ait elektrik tesisatlarının yıllık periyodik bakım yapıldığına ilişkin herhangi bir belge tespit edilemediği, gerek itfaiye yangın raporu gerekse 15.04.2021 tarihli bilirkişi raporunda yangına sebebiyet veren kablo/kabloların sorumluluğunun kime ait olduğunun tespitinin somut olarak yapılamadığı, yangın çıkan mahalde heyetlerince yapılan incelemelerde ...'a ait herhangi bir kabloya rastlanılmadığı, bina/iş merkezinin ön ve yan cephelerinde tabela aydınlatmaları ve klimalara ait enerji kablolarının tespit edildiği, tespit edilen kabloların iş merkezindeki dükkanlara ait olduğu, ...'a ait elektrik panosunun iş merkezi yanında bulunan boş alanda tesis edildiği fakat yangının başlama noktası ile ilgisinin olmadığının tespit edildiği, Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliğinin 15. maddesi uyarınca, dağıtım sistemine bağlı tüketiciler açısından, bağlantı noktasından kullanım yerine kadar olan tesis ve teçhizatın tüketicinin mülkiyetinde olduğu, buna göre elektrik iç tesislerinde koruma sistemlerinin tesis edilerek işletme ve bakım sorumluluğunun tüketici (abone) tarafta olduğu dikkate alındığında, davalı şirkete teknik anlamda kusur atfedilemeyeceği, yangın olayı sonra yapılan incelemeler neticesinde oluşan zararların ekspertiz raporunda tespit edildiği, zarar gören malzeme kalemlerinin ayrı ayrı açıklandığı, hasara uğrayan malzemelerin hasarın meydana geldiği zamanda piyasa şartlarında kadri maruf olduğu, hasar bedeli 21.379,80 TL olarak tespit edilmiş ise de, sigorta şirketi tarafından 25.147,17 TL ödendiği, aradaki 3.767,37 TL farkı gösterir bir belgenin olmadığı bildirilmiştir. Halefiyete dayalı olan rücu davasında, esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Her tazminat davasında olduğu gibi, sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer. Halefiyete dayalı sigorta rücu davasında sigortacı halefiyet hukuki ilişkisi sebebiyle ancak selefinin sahip olduğu haklara sahip olur. Sigortacı halefiyete dayanarak rücu davasını zarar sorumlusu aleyhine yönelttiğine göre, sigortalının zarar sorumlusuna karşı açacağı tazminat davasında sigortalı neyi ispat etmesi gerekiyorsa, sigortacıda bu davada onu ispat etmekle yükümlüdür.
"...Enerji nakil hattı sahibi bulunan davalı, tehlike arzeden bu yapı eserinin fena yapılmasından,bakım ve işletmenin eksiklerinden, BK.nun 58.maddesi uyarınca sorumludur. Bu sorumluluk hukuki niteliği itibariyle kusura dayanmayan (objektif) bir sorumluluktur..." (Yargıtay 4. HD'nin 2013/19147 Esas 2014/228 Karar sayılı ilamı)."...Tehlike esasına dayalı kusursuz sorumluluğun düzenlendiği Borçlar Yasası'nın 58. maddesi gereğince "…imal olunan herhangi bir şeyin maliki, o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazadaki kusurundan dolayı mesul olur." Belirtilen yasal düzenleme gereğince davalı kurum, zararlandırıcı sonucun doğmasına yol açan enerji hattının yapım ve bakım eksikliklerinden kaynaklanan zararlı sonuçlarından sorumludur. Sorumluluktan kurtulmanın, olumsuz koşulu ise; zarar ile yapım bozukluğu ve bakım eksikliği arasındaki nedensellik bağının kesilmiş olmasıdır..." (Yargıtay 3. HD'nin 2012/18838 Esas 2013/1876 Karar sayılı ilamı).Bahsi geçen Yargıtay ilamlarından da anlaşılacağı üzere davalının enerji nakil hattının yapım ve bakımındaki eksikliklerinden kaynaklanan sorumluluğu bir kusursuz sorumluluk hali olarak öngörülmüş olsa da meydana gelen olayda zarar, hukuka aykırılık ve uygun illiyet bağının bulunması gerekir.Uygun illiyet bağından anlaşılması gereken, zararın, enerji nakil hattının yapımındaki bozukluktan veya bakımındaki eksiklikten dolayı meydana gelmiş olmasıdır. İlliyet bağı ise, mücbir sebep, zarar görenin kendi kusuru veya üçüncü kişinin kusuru nedeniyle kesilebilir. Kusursuz sorumluluk esasının kabul edilmesi sebebiyle zarar gören, davalının kusurunu kanıtlamak zorunda değildir. Davalı ise, kusurun bulunmadığı savunmasının ötesinde uygun illiyet bağının kesildiğini kanıtlamalıdır.Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliğinin 15/1-b maddesine göre, dağıtım sistemine bağlı tüketiciler açısından, bağlantı noktasından kullanım yerine kadar olan tesis ve teçhizat tüketicinin mülkiyetindedir. Aynı yönetmeliğin 3/1-c maddesinde bağlantı noktasının, iletim tesislerinin ve dağıtım gerilim seviyesinden bağlı üretim ve tüketim tesislerine ait şalt sahalarının bittiği noktadan sonraki nihayet direğini ve alçak gerilim seviyesinden bağlı tüketicilerin yapı bina giriş noktasını ifade ettiği belirtilmiştir.Somut olayda, sigortalı işyerinin de bulunduğu binadaki işyerlerine enerji dağıtımı yapan ana sayaç panosunu besleyen tesisat kablolarında çıkan yangın sonucu dava konusu hasar meydana gelmiştir. Bu durumda bir üst paragrafta değinilen yönetmelik hükümleri gereği, bağlantı noktasından kullanım yerine kadar olan tesis ve teçhizat tüketicinin mülkiyetinde olduğundan sorumluluk dava dışı sigortalıya ait olup meydana gelen yangın olayında davalı elektrik dağıtım şirketinin sorumluluğunun bulunmadığı anlaşılmıştır.Öte yandan yangın olayının gerçekleştiği noktada hem sigortalı hem de davalı şirkete ait kabloların mevcut olduğuna yönelik tespit ilk defa 15/04/2021 tarihli bilirkişi raporunda yer almış olup olayın üzerinden yaklaşık 4 sene geçtikten sonra dosya üzerinden yapılan incelemeye dayalı bu tespite ve bu tespitin bir sonucu olarak ortaya konan yangına sebebiyet veren kablonun hangisi olduğunun tespit edilemediği görüşüne itibar edilemez. Bu nedenlerle mahkemece tesis edilen karar isabetli olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/537 Esas, 2021/694 Karar sayılı ve 18/10/2021 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,
2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davacı tarafından yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.21.05.2026