Kastamonu Cidedeki parsellerin kök muristen intikali iddialı kadastro öncesi tapu iptali ve mirasçı adına tescil davasının istinaf sonrası Yargıtay tarafından onanması.
Özet: Kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasında, Kastamonuda bulunan belirli parsellerin muris babaannelerine ait olduğu iddiasıyla, kadastroda zilyetlik yoluyla adına tescil edilen ve sonrasında mirasçılarına intikal eden tapuların iptali ile miras payları oranında adlarına tescilini talep eden davacılar lehine verilen ilk derece mahkemesi kararının, istinaf ve temyiz incelemeleri sonucunda hukuka uygun bulunarak onanmasıyla, taşınmazların kök muristen intikal ettiği ve davacıların yasal miras paylarına sahip olduğu yönündeki hüküm kesinleşmiştir.
1. Hukuk Dairesi         2025/446 E.  ,  2026/1044 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1089 E., 2024/1694 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Cide Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/230 E., 2023/3 K.
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucu Kastamonu ili, Cide ilçesi, ... köyünde bulunan 1 32... , 1 35... , 1 96... ve 12 parsel sayılı taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile ... adına tespit edilmiş, askı ilan süresi içerisinde tespite karşı dava açılmaması nedeniyle tutanaklar 15.08.2008 tarihinde kesinleştirilerek tespit maliki adına tapuya tescil edilmiş, 09.09.2013 tarihinde intikal yolu ile el birliği ile mülkiyet hükümleri uyarınca ..., ... ve ... adlarına tescil edilmiştir.
Davacılar ... ve müşterekleri, dava konusu taşınmazların muris babaanneleri ...’a ait olduğu iddiası ile tapu kayıtlarının iptali ve miras paylarının adlarına tescili istemi ile dava açmış, yargılama sırasında davacılar vekili ıslah dilekçesi ile, dava konusu taşınmazların muris ...’nin babası ... ...’dan geldiğini, ...’nin taşınmazlarda miras payının bulunduğunu belirterek tapu iptali ile davacıların miras payları oranında davacılar adına tescili, 1 96... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki evin ... tarafından yaptırıldığının anlaşılması nedeni ile beyanlar hanesine muhdesat şerhi verilmesini istediklerini belirtmiştir.
Davalılar; aşamalarda, çekişmeli taşınmazların kök muris ...’den değil, dedeleri ... oğlu ...’ten intikal ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu taşınmazların kök muris ... ...’dan intikal ettiği ve davacıların yasal miras paylarının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile kök murisin mirasçılık belgesinde yazılı payları oranında davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline, bakiye payların davalılar üzerinde bırakılmasın karar verilmiş, kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 304,40 TL onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.