Bursa Bölge Adliye Mahkemesinde satış sözleşmesinden kaynaklanan faturaya dayalı alacağın tahsili için açılan itirazın iptali davasında ticari ilişkinin varlığı ve haksız takip tazminatına dair istinaf kararı.
Özet: Davacı tarafından, sanayi tipi patlıcan satışı ve buna dair faturanın ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine davalının itirazı sonrası açılan itirazın iptali davasında, yerel mahkeme davacının davalı ile ticari ilişkisi ve mal teslimini ispatlayamadığı, davalı defterlerinde kayıt bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddedip davacıyı haksız takip tazminatına mahkum etmiştir; davacı, istinaf başvurusunda, fatura ve belgelerle ticari ilişkinin sabit olduğunu, mahkemenin eksik inceleme yaptığını ve tazminat kararının haksız olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep ederken, davalı ise uluslararası standartlara tabi defterlerinin geçerliliğini vurgulayarak yerel mahkeme kararının onanmasını istemektedir.

T.C. BURSA BAM ....... HUKUK DAİRESİ
T.C. BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A ..... HUKUK DAİRESİ K A R A R DOSYA NO : .../....KARAR NO : .../....BAŞKAN : ... ...ÜYE : ... ...ÜYE : ... ...KATİP : ... ...İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : BURSA ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : .../...KARAR NO : .../...KARAR TARİHİ : ....İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ : ......DAVACI : ... - -..., ... DAVALI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - ....DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali B.A.M. KARAR TARİHİ : ...KARAR YAZIM TARİHİ : .......Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın reddine dair verilen karara süresi içinde davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı dava dilekçesinde, davacının hizmet sözleşmesine göre davalıya sanayi tipi patlıcan gönderdiğini, 20/12/2013 tarihli 15.690,35.-TL’lik faturanın kesildiğini, malın davalıya sevk irsaliyesi ile teslim edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine .... İcra Dairesi’nin .../... esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalının takibe haksız ve dayanaksız itirazı üzerine duran takibin devamı için iş bu davanın açıldığını belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, %20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesinin talep ve dava etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde, davacı ile ticari ilişkisinin olmadığını, tanımadığını, uluslararası standartlara sahip denetim şirketlerinin kalite ve mali denetimine tabi şirketin mal alması durumunda inkar etmesinin mümkün olmadığını, sevki irsaliyesine göre malı alanın ...... olduğunu, bu kişinin Rahman Temiz Kamyon İşletmesinin ......... plakalı aracın şoförü olduğunu, davalının çalışanı veya yetkilisi olmadığını, malı bu kişinin teslim aldığını, davacıdan mal alınmadığını beyanla davanın reddine, takibin iptaline, en az %20 oranında kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davalı ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde davacı ile davalının ticari ilişkisinin bulunmadığı, davaya konu faturanın davalı defterlerinde kayıtlı bulunmadığı, davalı defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresi içerisinde yaptırıldığını ve davalı lehine delil teşkil edeceği, davacının yanın 29/09/2013 tarih ....... numaralı 15.690,35.-TL tutarlı muhtelif malları davalıya teslim ettiğini ispatlayamadığı, davacının davalıya yemin teklif edip etmeyeceği hatırlatılarak bu konuda beyanda bulunmak ve metni hazırlayıp sunmak üzere verilen sürede beyanda bulunulmadığı, davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle reddine, davacı tarafın icra takibinde haksız ve kötü niyetli göründüğü gerekçesiyle alacağın %20’si tutarında 3.138,07.-TL haksız takip tazminatının davacıdan davalıya verilmesine karar verilmiştir. Davacı asıl istinaf dilekçesinde, dosyaya sunulan bilgi-belge ve faturalar ile ticari ilişkinin sabit olduğunu, faturaya konu malların eksiksiz teslim edildiğini, bunun mahkemece dikkate alınmadığını, faturada davalı şirketin ismi ve kaşesi olduğunu, davalı teslim yapılanın çalışanı olmadığını ileri sürmüş ise de, önemli olanın malın davalıya gitmesi olduğunu, teslim alanın davalının çalışanı olmayıp nakliyeci olabileceğini, bu hususta delillerin toplanmadığını, bilirkişi incelemesinin usul ve yasaya uygun olmadığını, yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan rapor düzenlendiğini, kendisinin 2. derece tacir olup işletme defteri tuttuğunu, eksik inceleme ile faturanın dikkate alınmadığını, davalı şirketin defterinde kaydın olmadığının belirtildiğini, bunun olağan olduğunu, kimsenin kendi aleyhine kayıt tutmayacağını, davalının ticari defter kayıtlarına göre rapor ve hüküm düzenlenemeyeceğini, mahkemenin iddia ve delillerini değerlendirmeden karar verdiğini, mahkemenin haksız takip tazminatına hükmetmesinin da haksız olduğunu, alacağın likit olmadığını, kötü niyetli takip yapmadığını, kötüniyetin ispatlanmadığını, buna rağmen tazminata hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın ortadan kaldırılmasına, davanın kabulüne, itirazın kaldırılmasına, alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde, uluslararası kalite belgesi nedeniyle davalının ticari defterlerinin olağanüstü denetime tabi olduğunu, yeminli mali müşavir ve ulusal ölçekli marketlerin denetimi nedeniyle böyle bir malın girişinin yapılmamasının mümkün olmadığını, davalının milyonlarca dolarlık ihracat yaptığını, defterlerinin yasa ve kurallara uygun olduğunu beyanla kararın onanmasını talep etmiştir. Dava, satış sözleşmesinden kaynaklandığı ileri sürülen bedelin tahsili için yapılan icra takibine itirazın İİK’nın 67. maddesi uyarınca iptali istemidir. Taraflar arasındaki ihtilaf davacının davalıya sanayi tipi patlıcan satışı yapıp yapmadığı, yapılmış ise bedelinin ödenip ödenmediği hususundadır. Davacı, davalıya sanayi tipi patlıcan satışı yaptığı, satılan mal için 29/09/2013 tarihli, 15.690,35.-TL bedelli fatura, 29/09/2013 tarihli sevk ve taşıma irsaliyeleri düzenlendiğini, buna rağmen bedelin ödenmediğini ileri sürmüştür. Davalı ise aralarında ticari ilişki olmadığını, ürün satın almadıklarını belirtmektedir. Mahkemece, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Davalının defter kayıtlarında davacı ile ticari ilişki olduğuna ya da belirtilen fatura kaydına ilişkin kayıt olmadığı, davacının işletme defterlerinin incelenmesinde ise fatura kaydının olduğu, davalıya kamyon ile gönderilen ürünün teslimine ilişkin belge mevcut olmadığı anlaşılmıştır. Mahkemece, bilirkişi raporlarına itibar edilerek davacının davasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Somut olayda, dava değerine göre alacağın varlığı ancak HMK’nın 200. maddesindeki kesin deliller ile ispatlanabilecektir. Davacı, fatura fotokopileri ve sevk irsaliyelerine dayanmış ise de, yapılan bilirkişi incelemesinde davalının defter kayıtlarında fatura ya da ticari ilişkinin varlığına ilişkin kayda rastlanılmamıştır. Bununla birlikte sunulan sevk irsaliyelerinde de, davalıya teslimat yapıldığına ilişkin kayıt bulunmamaktadır. Dolayısıyla davacı, davalı ile aralarında ticari ilişki olduğunu ve satış nedeniyle alacaklı olduğunu ispat edemediğinden istinaf sebeplerine göre mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacının istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına ve istinaf konusu yapılan nedenlere ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan davacının istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Bursa .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ......tarih ve ..../.... - ..../.... sayılı kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından HMK 353/1-b-1 hükmü gereğince davacının istinaf kanun yolu başvurusunun ESASTAN REDDİNE,2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yatırılması gereken istinaf karar harcı peşin alınmış olduğundan bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına,3-Karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 362/1-a hükmü uyarınca kesin olmak üzere 21/01/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi....Başkan... ...Üye... ...Üye... ...Katip...